YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Osmanlı Tarihinden Portreler – Seçme Makaleler 1

Osmanlı Tarihinden Portreler – Seçme Makaleler 1

ISBN: 978-975-08-1861-5

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 10.2010

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 28.89 TL   Etiket Fiyatı : 44.44 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 616
Boyut : 16.5 x 24 cm
Tekrar Baskı : 2. Baskı / 02.2017

Cumhuriyet dönemi tarihçiliğimizin öncü adlarından İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın makalelerinden bir demet. Osmanlı tarihinden on altı portre. Sanat, siyaset, bilim, kültür dünyasından seçme kişiler, kimi bir macera romanı kahramanı niteliğinde, kimi yükselme hırsıyla dolu, kimi ağırbaşlı kişilikler…

Sözgelimi “Kadı Abdurrahman Paşa”da bir taşra yöneticisinin inanılmaz serüvenini; “Hakkı Mehmed Paşa”da bir eyalet valisinin İstanbul’daki siyasi oyunlara kurban edilişini; “Halil Hamid Paşa”da bir sadrazamın olağandışı yükselişini ve düşüşünü; “Kethüdazade”de ayrıksı bir aydının düşünce dünyasını; “Mahmud Celaleddin Paşa”, “Kâmil Paşa” ve “Said Paşa”da II. Abdülhamid döneminin önde gelen üç siyasi kişiliğinin karakter yapılarını tanımak mümkün.

Hepsi de yorulmak bilmez bir araştırmacının kaleminden ustaca dile getirilmiş.

ÇANDARLI KARA HALİL HAYREDDİN PAŞA

Çandarlı ailesinin menşei olarak tarihlerimizde, vesikalar ve kitabelerde nisbet edatıyla “Cenderî”, “Çenderî”, “Candarlu” veya “Çandarlı” ve “Çandarlu” veya “Çandarlı” imlâlarıyla yazılmaktadır. Bu muhtelif imlâ şekli sonradan Çandarlı olarak kabul edilmiştir. Fakat bunun doğrusunun Cenderî olduğu Kara Halil Hayreddin Paşa’nın 780 H./1378 M. tarihli İznik’deki Yeşil Cami ve 787 H./1385 M. tarihli Serez’deki Eski Cami kitabeleriyle Ahmedî’nin "İskendernâme"nin sonuna koyduğu Osmanlı tarihi kısmındaki bir beyitten anlaşılmaktadır. Bu kayıdlara göre Halil Hayreddin’in mensub olduğu mahallin veya köyün adı Cender’dir.

Şu halde Cender köyü nerededir? Çandarlı ailesi arasındaki ananeye göre Cender köyü Eskişehir’de, Seyidgazi ve Sivrihisar taraflarındadır. Müstakimzâde "Mecelletü’n-nisâb"da Cenderî maddesinde Kara Halil’in Karaman beldelerinden Sivrihisar kazası köylerinden Cender köyünden olduğunu beyan etmektedir. Kara Halil Efendi’nin, Nallıhan kazasına bağlı Sivrihisar’ın veya Ankara kazalarından Nallıhan’ın Cendere köylerinden biri olduğu anlaşılıyor; fakat şimdi Sivrihisar kazasında Cender veya Cendere adlı bir köy bulunmuyor; ihtimal ki Nallıhan bir zaman Sivrihisar’ın köylerinden olduğundan sonradan Nallıhan’ın kaza olmasıyla Cendere köyü buraya bağlanmış olacaktır. Eski tahrir defterlerinde Sivrihisar kazasında Çandar isimli bir köy vardır. Bununla beraber zamanla birçok köy adının değişmiş olması veya köyün tamamıyla kalkması sebebiyle Cender köyünün de isminin değişmiş bulunması yahut da tamamen kalkmış olması ihtimal dahilindedir.

Tarihlerce kabul edilen şekliyle Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa’nın babasının adının Ali olduğu gerek İznik’te yaptırmış olduğu Yeşil Cami ve gerek Serez’de inşa ettirdiği Eski Cami kitabelerinde görülmektedir.

Tahsili:

Halil Hayreddin Paşa kadılıktan vezirliğe kadar olan müddet esnasında Kara Halil olarak ve vezirlikten îtibaren de Hayreddin isimleriyle zikredilmiştir. Kara Halil’in Bilecik ve İznik kadılıklarına kadar olan ahvali hakkındaki malûmat hem yok denecek kadar az ve hem de karışıktır. Yalnız bu zatın Osmanlı beyliğinin kuruluşunda mühim rolleri olan Ahi teşkilâtına mensub olduğu ve Osman Gazi’nin kayınpederi olan Ahi reisi Şeyh Edebalı’nin akrabasından bulunduğu bütün tarihî kayıtlarla malûmdur.
?
"Şakayik" tercümesinde Kara Halil’in, Kara Hoca diye marûf olan Alâüddin (Alâüddin Esved) talebelerinden olduğu beyan edilmektedir.  Muhammed bin Hacı Halil Konevî’nin Farsça tarihinde ise Kara Halil’in Kadirî tarikatı ulularından ve ulemalarından Mudurnulu Şeyh Fahrüddin’in müridi olduğu beyan olunmaktadır. Bunun rivayetine göre Orhan Gazi Şeyh Fahrüddin’in ziyaretine gitmiş ve şeyhin kendisine vezir olmasını istemiş, Şeyh Fahrüddin vezirliği kabul etmeyerek müritlerinden Halil Hayreddin’i tavsiye etmiş ve bu suretle Hayreddin vezir olmuş.



Benzer Kitaplar