YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Hayatım – Kâzım Karabekir

Hayatım – Kâzım Karabekir

Yazar:

Kategori: Tarih

ISBN: 978-975-08-1528-7

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 12.2008

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 19.50 TL   Etiket Fiyatı : 30.00 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 300
Boyut : 16.5 x 24 cm
Tekrar Baskı : 7. Baskı / 03.2020

Herkesin hayatı, mükemmel bir tarih parçasıdır. Hele çocukların ibret alacağı güzel bir kitaptır. Şahsının ehemmiyetine göre böyle bir kitap bütün vatan evlatlarının da istifade edebileceği hakiki bir rehber olabilir. Ne idik, ne olduk? Mutlak bilinmelidir.

Bu dünyada herkesin hayatı, kendi hatırasında bir resimli kitaptır. Eğer bunu yazmazsa, kendisiyle beraber silinip gidecektir. Kalacak üç-beş mühim hatıra da, yakınları tarafından mahiyeti değiştirilmiş, birer masal olacak, kimseye faydası değil, belki de zararı olacaktır.
Herkes kendi kitabını yazmalı, okunması herkes için faydalı görülenler ise mutlaka tab ve neşr olunmalıdır.

Medeni âlemde bu yapılıyor. Bu âleme girdiğini iddia edenler de bunu yapmalıdırlar.

İstanbul’a Bir Bakış

Artık İstanbul’dan uzun zaman için ayrılacağımdan her tarafını ibretle geziyor, tetkik ediyorum. En fenama giden şey şimendifer memurları. Hepsi Türk ün gayri... Rumeli tarafı da böyle. Anadolu yakası da. 8 Kanunusani’de Haydarpaşa’dan trenle Feneryolu’na, oradan da Fenerbahçe’ye bir arkadaşımla gitmiştim. Moda’daki Frère’ler Mektebi talebesi de burada oynuyorlar. Birkaçı ağaç diplerinde münferit ayakta bekliyor. Oyuna iştirak etmiyorlar. Cezalı imişler. Yüzlerce şapkalı talebe arasında iki fesli Türk çocuğu var. Diğerleri Rum, Ermeni, Yahudi mahlut... Çocuklarla konuştum. Şimendifer memurlarının çoğu buradan mezun imiş. Mükemmel Fransızca öğreniyorlar. Terbiye-i bedeniyeleri de kendilerine ciddi bir tavır ve hareket veriyor.

Şimendifer memurlarının ciddi ve muntazam hallerine gıpta ederken bizim vapur memurlarının laubali vaziyetleri insanı çok müteessir ediyor. Kadıköy’e giderken mevki memuru sarhoştu. Arkadaşım Kadri Bey’e denk gelmiş, “Bey, bana bir konyak ısmarla” demiş. Kadri Bey tanımadığı bu sarhoşa bir tokat vur­muş. Ben aşağıda kamarada idim. Gürültüyü işittim, çıktım. Hadiseye muttali oldum. Acıdım... Bu hale pek acıdım. Adamcağıza nasihat ettim. Hem kendine hem vazifeye acı arkadaş. Tokat ağır bir şeydir. Fakat senin yaptığın ve şu halin yalnız senin için değil hepimiz için bir yaradır. Eğer sarhoşluğu terk edersen bu tokada ebedi hürmet edersin, dedim. Sarhoşluk... Hem de vazifede sarhoşluk. Ya­rabbi, Türk e bu pis ahlakı neden mukadder kılıyorsun... Bizi de ikinci bir Endülüs yapmak için mi? Böyle ise; isyankârlardan biri de ben olurum.



Benzer Kitaplar