YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Karanlıkta Fısıldaşanlar / Stalin Rusya’sında Özel Yaşam

Karanlıkta Fısıldaşanlar / Stalin Rusya’sında Özel Yaşam

Yazar:

Kategori: Tarih

ISBN: 978-975-08-1902-5

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2011

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 37.59 TL   Etiket Fiyatı : 53.70 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 744
Boyut : 16.5 x 24 cm

Rusya’nın her tarafından Stalin teröründen sağ kurtulanların gizli çekmecelerde ve döşek altlarında sakladığı mektuplara, günlüklere, fotoğraflara, kişisel belgelere ve sözlü tanıklıklara dayanılarak kaleme alınan Karanlıkta Fısıldaşanlar birçok Sovyet ailesinin gizli geçmişini açığa çıkarırken, Stalin’in zorba yönetimi altında yaşayan sıradan insanların iç dünyasına daha önce yapılmadığı ölçüde ışık tutuyor. Stalin terörünün kişisel ve ailevi yaşam üzerindeki etkisini derinlemesine inceleyen bir ilk kitap.
Karanlıkta Fısıldaşanlar, her sayfada varlığının hissedilmesine karşın, Stalin’le ya da rejimin siyasetiyle ilgili değildir; Stalinizmin bütün değerleri ve ilişkileri etkileyecek biçimde insanların zihinlerine ve duygularına girişiyle ilgilidir. Elinizdeki kitap terörün kökleri muammasını çözmeye ya da Gulag’ın yükselişini ve çöküşünü ortaya koymaya çalışmıyor; ama polis devletinin Sovyet toplumunda nasıl kök salabildiğini ve milyonlarca sıradan insanı nasıl suskun seyirciler ve işbirlikçiler olarak terör sistemi içine katabildiğini açıklamaya girişiyor. Stalinist sistemin gerçek gücü ve kalıcı mirası ne devlet yapıları ne de lider kültüydü; Rus tarihçi Mihail Gefter’in ifadesiyle, ‘hepimizin içine giren Stalinizm’di.”

Antonina Golovina annesi ve daha küçük iki erkek kardeşiyle birlikte Sibirya’nın ücra Altay bölgesine sürgün edildiğinde sekiz yaşındaydı. Kuzey Rusya’daki köylerinin kolektifleştirilmesi sırasında babası bir “kulak”, yani “zengin” köylü olduğu gerekçesiyle tutuklanıp bir çalışma kampında üç yıl cezaya çarptırılmış ve ailenin el konulan mülkü, tarım aletleri ve hayvanları kolektif çiftliğe verilmişti. Antonina’nın annesine uzun yolculuk için birkaç elbiseyi denkleştirmek üzere sadece bir saatlik süre tanındı. Ardından Golovin’lerin kuşaklar boyunca yaşamış olduğu ev yıkıldı ve ailenin geri kalan üyeleri dağıtıldı: Antonina’nın büyük erkek kardeşleri ve kız kardeşi, nine ve dedesi, amcaları, halaları ve kuzenleri tutuklanmamak için dört bir yana kaçtı. Ama bunların büyük bölümü polisçe yakalanıp Sibirya’ya sürüldü ya da Gulag çalışma kamplarına gönderildi ve birçoğu bir daha hiç görülmedi.
Antonina bir “özel yerleşme”de, nehir kıyısında bin kadar “kulak”ın aileleriyle birlikte barındığı beş ahşap barakalı bir kerestecilik kampında üç yıl geçirdi. Daha ilk kışta barakalardan ikisinin yoğun kar yüzünden yıkılması üzerine, sürgünlerden bazıları donmuş toprakta kazılan çukurlarda yaşamak zorunda kaldı. Yerleşmeye giden yolun karla kapanması nedeniyle gıda ulaştırılamadığı için, insanlar beraberlerinde getirdikleri erzakla hayatta kalmaya çalıştılar. Birçoğu açlık, soğuk ve tifüs yüzünden öldü; gömülemedikleri için yığınlar halinde donmaya bırakılan cesetler ilkbaharda nehre atıldı.
Antonina ve ailesi sürgünden Aralık 1934’te döndü ve babanın da katılımıyla, eski “kulak”lar ve aileleriyle dolu bir kasaba olan Pestovo’da tek odalı bir eve yerleşti. Ama küçük kızın geçirdiği travma bilincinde derin bir iz bıraktı; en derin yara ise “kulak” kökeninin getirdiği damgaydı. Sosyal sınıfın her şey olduğu bir toplumda, Antonina taşıdığı “sınıf düşmanı” yaftasıyla daha yüksek okullardan ve birçok iş alanından dışlandı; Stalin döneminde ülkeyi saran terör dalgalarında baskıya ve tutuklanmaya her zaman açık oldu. Kapıldığı sosyal düşüklük duygusu onda “kulak olmaktan dolayı rejim bize her türlü şeyi yapabilirdi, hiçbir hakkımız yoktu, suskunluk içinde acı çekmeye mecburduk” diye ifade ettiği “bir tür korku” yarattı. Okulda zorbalık eden çocuklar karşısında kendisini savunamayacak kadar ürkekleşti. Bir keresinde onu ceza olarak ayrı yere oturtan öğretmenlerinden biri, bütün sınıf önünde “cins”ini “halk düşmanları, rezil kulaklar” diye nitelendirerek, “Sürülmeyi kesinlikle hak ediyorsunuz, umarım hepiniz orada yok olursunuz!” azarını çekti. Haksızlığa uğramanın getirdiği derin öfkeyle, Antonina’nın içinden bağırarak protestoda bulunma isteği geçti. Ama daha derin bir korku onu susturdu.



Benzer Kitaplar