YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.

Bülten Arşivi



YKKSY YKKSY
YKKSY

Islık Çalabilmenin Kuvveti
Can Memiş

Yapı Kredi Kültür Sanat, “Islık Çalan Hafıza” sergisiyle Akram Zaatari, Hilal Can ve Michael Rakowitz’i ortak bir kavramsal zeminde bir araya getiriyor. Burcu Çimen’in küratörlüğünde gerçekleşen sergiye eşlik eden aynı adlı yayın ise başlıkta işaret edilen ‘ıslığın’ işlevine dair çeşitli sorulara ve olası yanıtlara odaklanıyor. Tülay Güngen’in sunuşuyla açılan kitap, Burcu Çimen, Edhem Eldem, Seçil Epik ve Vid Simoniti’nin yazıları ile Osman Hamdi Bey’in Sayda kazı raporu aracılığıyla, sergideki eserlerin bugüne çağırdığı geçmişler arasında çeşitli bağlantılara sahip.

Serginin, modern müzelerde geçmişin katı ve yerleşik anlatılarla işlenmesine yönelik güçlü itirazları aşikâr. Geçmişin fragmanlı, dönüşüme ve sürekli yeniden yorumlanmaya açık niteliğini kabul etmek, Çimen’in de ifade ettiği üzere onunla eleştirel bir ilişki kurmanın imkânını da beraberinde getiriyor. Ancak sergi, müzenin modernist iddiasını, yine bir müzenin içinde konumlanarak yerinden ediyor. Çimen’in şu sözleri, serginin odağını anlamaya yardımcı olabilir:

“Hafıza, tıpkı bir ıslık gibi, bedenden çıkıp mekânda yankılanıyor ve değişerek dönüyor. Bu bağlamda koleksiyon tamamlanmış ve kapalı bir bütün olarak değil, her seferinde yeniden okunmaya açık bir alan olarak ele alınıyor.”

Yazının devamı için tıklayın
YKKSY

Mitini Kendi Yazanlar: Hilal-i Can ve Yaşuk Göz
Seçil Epik

Her sanatçının üretimi kişisel hayatından izler taşır. Bazı sanatçılar içinse üretmek, aynı zamanda kendine ait bir hayatı yaratma cesaretini göstermek anlamına gelir. Hilal Can’ın resimde yoğunlaşan fakat resmin kurduğu zeminden seramik, illüstrasyon, enstalasyon, analog fotoğraf ve kolaj gibi tekniklere sıçrayan, sonra sadece görsel sanatlarla kalmayan sahneye, müziğe de taşan bir sanatsal üretimi var. Bu üretim, tekniğindeki çeşitliliğin içinde gelenekten ve verili anlatılardan kaçan, fakat onları yeniden başka bir biçimde sunan, en çok da kendinin kaydını tutan mitlerde belirginleşen, özgünleşen bir yapıya sahip. Hilal Can, Burcu Çimen’in küratörlüğünde Yapı Kredi Müzesi Nümismatik ve Gölge Oyunu Tiyatrosu koleksiyonlarından yola çıkılarak hazırlanan “Islık Çalan Hafıza” sergisi için Karagöz ve Hacivat’ın gölgeyle kurulan dünyasını yorumladığı 12 yeni karakter üreterek koleksiyona güncel bir yorum getirdi. Ragıp Tuğtekin’in Karagöz ve Hacivat tasvirlerinden referansla üretilen 12 karakter, sanatçının son on yılda ürettiği figürlerin bilinçli biçimde mitolojik bir yapı haline gelmiş versiyonları olarak okunabilir. Ben de Hilal Can’ın yoğun, katmanlı ve açılan, genişleyen sanat pratiğinin son üç yılını deneyimledim ve bu genişlemeye tanık olma şansını buldum. Bu yazıda, sanatçının 2016’dan bugüne ürettiği resimler üzerinden, sergide yer alan 12 karakterin nasıl doğduğuna bakacağım. Nasıl ki Karagöz ve Hacivat’ın hikâyesi içinde bulundukları toplumsal kodları içinde barındırır, Hilal Can’ın resimleri ve söz konusu 12 karakter de sanatçının içinde yaşadığı patriyarkal ve heteroseksist dünyayı ifşa etmektedir. Hilal Can’ın pratiğini yalnızca kuir ve feminist teoriler üzerinden okumak, yüzeysel kalma riskini taşır.

Yazının devamı için tıklayın Sergi sayfasını ziyaret edin
YKKSY
GÖZ AT
YKKSY
YKKSY
YKKSY YKKSY
Yapı Kredi Kültür Sanat, İstiklal Caddesi No: 161
34433, Beyoğlu / İstanbul
Tel: (0212) 252 47 00 (pbx)

Online Alışveriş: www.yapikrediyayinlari.com.tr
https://sanat.ykykultur.com.tr
https://kitap.ykykultur.com.tr