İstanbul’u Bul Bana
Yazar: Hulki Aktunç
ISBN: 978-975-08-5963-2
Tekrar Baskı: 2. Baskı / 03.2026
YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2004
Hazırlayan: Bengü Vahapoğlu
YKY İnternet Satış Fiyatı
Siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.
| Sayfa Sayısı | : 112 |
| Boyut | : 13.5 x 21 cm |
| Tekrar Baskı | : 2. Baskı / 03.2026 |
“İstanbul’u Bul Bana” Hulki Aktunç’un “Kostantıniyye Haberleri” (1989-1993) gazetesine yazdığı denemelerden oluşuyor. Gazetenin ilk sayısından itibaren “İstanbul’u Bul Bana” başlığı altında yazan Aktunç, İstanbul’un argosunu, sokaklarını, ayazmalarını, delilerini konu etti, hayatında iz bırakmış İstanbulluların portrelerini çıkardı.
Kitabı hazırlayarak hem İstanbul kaynakçasına hem de Hulki Aktunç külliyatına bir yenisini ekleyen Bengü Vahapoğlu, “Aktunç’un ayrıntılara karşı özenli, bilge, eleştirel ama aynı zamanda sevecen bakışı okurun İstanbul’a dair yeni bir perspektif geliştirmesine yardımcı olacaktır” diyor.
Kent sözcüğünü sever misiniz? Sevmezseniz, şehir kelimesini mi seversiniz? Bir yerde mi okudum, yoksa ben mi yazdımdı, anımsayamıyorum… Şehir bana İstanbul’u anlatır, kent ise Ankara’yı. Nedenini tartışıyorum kendi kendime. Örneğin, Taşkent şehir midir? Hollywood’un arabesk takıldığı sıralar çekilmiş bazı filmlerde görülen, tebeşirden yapılmış, Arap kubbeli, hurma ağaçlı, sözde masal yerleşmeleri kenttir bal gibi; onlara “ş” ve “h”nin hakkını vererek şehir demek kolay değil. Şehir, tarihtir; kent ise yeni bir türeyişi simgeler. Şehir, hikâyedir; kent, öyküdür. Ve evet, çünkü şehir kelimedir, kent sözcüktür.




















