YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Hafız’ın Yolculuğu

Hafız’ın Yolculuğu

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Öykü

Çeviren:

ISBN: 978-975-08-0077-X

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2000

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 7.00 TL   Etiket Fiyatı : 10.00 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Orijinal Adı : Le Voyage de Hafez
Sayfa Sayısı : 60
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 7. Baskı / 03.2020

Hafız’ın Yolculuğu: Gizemli, çekici, düşsel, şiirsel, çarpıcı ve renkli bir Doğu öyküsü!

Jan Potocki’nin koluna girip Hafız’ın yolculuğuna çıktığınızda bu öykünün içinde size de yer olduğunu göreceksiniz. Çok çok uzun yıllar öncesinde geçen, zekice kurgulanmış bu küçücük kitabın cüssesine bakıp aldanmamak gerek!

Beni-Hedar Kabilesi

Hafız yanına, topraklarından geçeceği kabilelerden birer rehber alarak Bektaş'la birlikte yola koyuldu. Akşama doğru, uzakta çadırlar gördüler ve bu çadırların, İbrahim ve oğlu İsmail'den başka peygamber tanımayan, bu yüzden de tüm öteki kabileler tarafından lanetlenmiş Beni-Hedarların kabilesi olduğunu anladılar. Hafız'ın yanında bu kabileden rehber yoktu. Bu yüzden de adamlarına durmalarını buyurdu ve tek başına ilk çadırlara kadar ilerledikten sonra, atından inerek yüksek sesle "Fiaruk" dedi, ki bu sözcük, "Sizin korumanız altına giriyorum" anlamına geliyordu."Asıl biz sizden bizi korumanız altına almanızı istemek durumundayız" diye cevap verdi Beni-Hedarların şeyhi; "çünkü burada gördüğünüz insanlar, vaktiyle kalabalık olan bir topluluktan geriye kalanlar. Yine de kalın, sizi elimizden geldiğince iyi ağırlamaya çalışırız." Yolculara sunulmak üzere genç bir deve kesilirken, Hafız, şeyhe kabilenin uğradığı yıkımların nedenini sordu."Genç yabancı" diye cevapladı yaşlı adam; "geçen yıl kuraklığın tüm ülkeyi kasıp kavurduğunu biliyorsunuz, ama kuraklığın boyutları bizim buralarda, babalarımızın babalarından duyduğu ölçüleri de aştı. Develerimizin kanını içiyorduk, komşu kabileler de bize hiç yardım eli uzatmıyordu. Bu arada, Hatem Tâî bize içi su dolu bin tulum yolladı; o olmasaydı, şimdi şu çadırların altında tek bir canlıya rastlayamazdınız. Ne var ki, bu iyilik yüzünden Hatem komşu kabilelerde çok düşman kazandı, hatta, aralarında her zaman savaş halinde olan bu kabileler, bize kötülük yapmak söz konusu olduğunda hemen birleşirler."Hafız'ın yanına yaklaşan Bektaş şunları söyledi : "Efendim, kendi kulağınızla duydunuz işte. Hatem'in yaptığı iyiliklerin ona çok düşman kazandırdığını biz zaten biliyorduk.""Doğru" dedi Hafız; "buna karşılık, onun buyruğunda olmaktan mutlu olan kabilesinin ve kendi ailesinin sevgisiyle ödüllendirilmiş olmalı. "Görelim bakalım" dedi Bektaş.



Benzer Kitaplar