| | | | | Kardeşlikten çekilemeyenler için tarihsiz mektuplar C. Hakkı Zariç
Kardeşler kardeşlikten çekilmeyi istiyor; ağabeylerse kendilerini baba sandıkları için büyüklenmekten çekilemiyor. Christopher Isherwood’un "Nehir Kıyısında Bir Buluşma" romanı 1967’de yayımlanmış ama günümüzde de çağdaş bir Habil ile Kabil kıssası olarak okunabiliyor. Roman kişileri Patrick ile Oliver kardeşler arasındaki gerilimi sadece fikir ayrılığı olarak yorumlamak doğru olmaz. İki kardeş birbirinin hayatı, seçimleri, varoluş biçimiyle hesaplaşıyor. Habil ile Kabil’de olduğu gibi biri seçilmiş kardeşi temsil ederken, diğeri dışarıda bırakılmış olmanın davasını güdüyor. Oliver her şeyi geride bırakıp, manastır yaşamında kendinden vazgeçerek varolmayı tercih eder. Patrick ise bu tercihi kendine yapılmış bir haksızlık, öteleme, dışarıda bırakılmışlık duygusuyla karşılar, çünkü Oliver’ın tercihi abisi için kardeşini kaybetmekten daha fazlasıdır. Christopher Isherwood’un sessizliği kardeşlik bağı üzerine söz almaya çalışırken sahiplenmenin yanı sıra bastırılmış rekabetle de kendini var eder. Ama yazar kişi yazdıklarıyla bir fark yaratır: Romanda kimse her yönüyle suçlu ya da masum değildir. Gerçek her iki kardeşi de yaralar ve ezer. Kardeşlik bağıyla birbirini kucaklayan Patrick ile Oliver birbirinden kaçmak üzere mırıldanır içten içe. |
| | | | | | Kitaptan Alıntı “Ayrıca bu her şeye ayak uydurma çağında, yapmak zorunda olduğu şeyi değil de her zaman ne istiyorsa onu yapan birini tanımak insanı canlandıran bir şey değil mi? Bunu çok ilham verici buluyorum. Gerçi hepimiz Oliver’ın izinden gitseydik dünyaya neler olurdu kim bilir, düşündükçe titriyorum! Hemen hemen hepimiz yükümlülüklerimizin kölesiyiz, bu ödevleri istekle yerine getirmemiz bir fark yaratmıyor.” Sayfa 30 |
| | Kitaba Övgü İyi kardeşle kötü kardeş arasındaki klasik zıtlık ikna edici ve inandırıcı. Edmund Wilson |
| | Christopher Isherwood Kitaplığı |
| |  Abide Christopher Isherwood Çeviren: Seda Çıngay Mellor Modern Klasikler, 200 s. |  Tek Başına Bir Adam Christopher Isherwood Çeviren: Fatih Özgüven Modern Klasikler, 128 s. |
|  Hoşça Kal Berlin Christopher Isherwood Çeviren: Zehra Gençosman Modern Klasikler, 200 s. |  Gelip Geçerken Christopher Isherwood Çeviren: Yeşim Seber Modern Klasikler, 332 s. |
| |  Christopher Isherwood Cheshire’da (İngiltere) doğdu. On yaşında babasını kaybetti. Küçük yaştan itibaren yazma denemeleri yapmaya başladı. 1929-1933 yıllarını, genç yaşta keşfettiği eşcinselliğini daha özgürce yaşayabilmek için o dönem eşcinsel altkültürüyle ünlü Berlin’de geçirdi. Bu yıllarda yaşadıklarını “Hoşça Kal Berlin” ve “Mr. Norris Aktarma Yapıyor” adlı eserlerinde romanlaştırdı. 1938’de W. H. Auden’la Çin’e seyahat etti. Daha sonra kısa sürelerle Hollanda, Danimarka, İspanya ve Portekiz’de bulunan Isherwood, 1939’da, hayatının sonuna dek yaşayacağı ABD’ye yerleşti. Burada Hollywood için dönem dönem senaryo yazarlığı yaptı, Hinduizm’le yakından ilgilendi ve bazı önemli Hindu metinlerinin İngilizceye çevrilmesi üzerinde çalıştı.1986’da California’da öldü. Isherwood’un en ünlü romanlarından “Hoşça Kal Berlin”, "I am a Camera" adıyla 1951’de tiyatroya, 1955’te sinemaya uyarlandı. Oyundan uyarlanan 1966 tarihli Broadway müzikali Cabaret büyük bir başarı sağladı, 1972’de aynı isimli bir sinema uyarlaması çekildi. Yazarın bir diğer ünlü romanı “Tek Başına Bir Adam” ise 2009’da sinemaya uyarlandı. Isherwood’un romanları, hayat hikâyesiyle ayrılmaz bir bütün oluşturur. Romanlarının hemen hepsi yazarla aynı adı taşıyan ya da onunla birçok yönden benzerlikler taşıyan bir anlatıcı aracılığıyla aktarılır. Kısa sahnelerden oluşan, hızlı tempolu, olayların kenarında duran bir “göz”ün bakışının egemen olduğu sinematografik üslubu, Isherwood’un romancılığının en önemli teknik özelliğidir. |
| | | | | | Zenofobinin icadı, dünü ve bugünü Ali Bulunmaz Yabancı korkusunun ya da yabancı düşmanlığının, yani zenofobinin temelinde özcülük; “ben” ve “o”, “biz” ve “onlar” ayrımı bulunurken, bu durum bir noktadan sonra ayrımcılığa ve ırkçılığa dönüşüyor. Bir eşitlik ve insan hakları sorunu olan zenofobi, Bruno Latour’un ifadesiyle “dünyasallıktan uzaklaşmayı” beraberinde getiriyor. “Kurulu düzeni tehdit ettiği” düşünülen yabancının “istikrarı, huzuru ve barışı bozacağı” dillendirilebiliyor kolayca. Hâliyle “evin sahibi” de eylemlerini buna göre belirliyor, korkuları ve siyaseti ona göre yönlendiriyor. Yeri geldiğinde “herkesin herkese karşı savaşını” başlatabiliyor. Bunun zirve noktası ise (sabık Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın yaptığı gibi) yabancıları “terörist” ilan etmek. Zenofobi, olumsuz anlamda bir sınır çizme, bir tür dışlama, dışarıda bırakma, değersizleştirme ve düşmanlaştırma eylemi. Frantz Fanon, şiddete evrilen yabancı korkusunu ve yabancılaştırmayı toplumsal ilişkilerin yarattığını söylüyor, altında ise bir “arınma ve temizlenme” arzusunun yattığını savunuyordu. Achille Mbembe de söz konusu meseleyi “ârî demokrasi” diye nitelemişti. Zamanımızın yabancı düşmanlığını ve korkusunu anlayıp anlatmaya uğraşan pisikyatr ve tarihçi George Makari, "Korkuya ve Yabancılara Dair"de bahsi geçen arka plandan hareketle sosyolojiyi, felsefeyi, edebiyatı ve iktisadı da işin içine katarak zenofobinin gelişimini incelerken, yakın geçmiş ile şimdi arasında bağlantılar kuruyor. |
| | | | | | Kitaba Övgü George Makari zamanımızın en çirkin sorunlarından birini incelikle ve tutkulu bir inançla yapısökümüne uğratıyor… Derinlere işleyen bir içgörüyle, tutarlı bir demokrasiye ve insan esenliğine yönelik en vahşi tehditlerden biri olan o büyük zayıflığın tarihini aktarıyor. "Korkuya ve Yabancılara Dair" hem serinkanlı bir kayıt hem de ahlaki dürüstlüğün cesur bir örneği. Andrew Solomon |
| | George Makari Yazar, psikiyatr ve tarihçi. DeWitt Wallace Psikiyatri Tarihi Enstitüsü’nün müdürü, Cornell Üniversitesi Weill Tıp Fakültesi’nde psikiyatri profesörü ve Rockefeller Üniversitesi ile Columbia Üniversitesi Psikanaliz Merkezi’nde misafir profesördür. “Revolution in Mind: The Creation of Psychoanalysis” (2008) ve “Soul Machine: The Invention of the Modern Mind” (2015) adlı eserleri büyük beğeni toplamıştır. New York’ta yaşamaktadır. |
| | | | | |
|