| | | | | James Baldwin’in Karşılaşmaları Ali Bulunmaz
James Baldwin, dünyada silinmez izler bırakmış bir yazar ve aktivist. ABD’nin kültürel, kurumsal ve toplumsal eleştirisine imza attığı metinlerinde, ülkede beyaz ABD’liliğin kolaylığını ve geri kalan her şeyin zorluğunu anlatmıştı. Bir eşcinsel ve siyah olarak yabancılaştırıldığı ve terk etmek durumunda kaldığı ülkesini kıyasıya eleştirirken, tattığı yersiz-yurtsuzluğu, gerek romanlarında gerek denemelerinde ortaya koymuştu. 1940’larda ve 1950’lerde anti-komünist yönetimlerin hışmına uğrayan ABD’de ısrarla hümanizmi savunan; siyahlardan, eşcinsellerden ve komünist avına çıkanların hedefe koyduğu herkesten yana zar atan Baldwin, Harlem’den Avrupa’ya uzanan yaşamını “dürüst bir insan ve iyi bir yazar olmaya” adamıştı. Ahlak kumkumalığına soyunup bunun politik ticaretine girişenlerin, ayrımcılıkla beslenenlerin ve ırkçılıkla nam salanların peşini bir an olsun bırakmamıştı. “Amerikan Rüyası”nın, beyaz ve şovenist ABD’liler için biçilmiş kaftan, geri kalanlar için ise bir kâbus olduğunu söylemişti. Bu anlamda, döneminin popülizm ve faşizm meraklılarını eleştirileri, zamanımızdaki benzer örnekleri kavramamızda bize ışık tutan Baldwin, değersizleştirmeye ve pervasızlığa karşı çıkmıştı. “Bundan Sonrası Ateş”te, yirminci yüzyılın ilk yarısında ABD’de kurulmuş düzeni (ya da tezgâhı) özetlemişti: “Siyahların özgürlüğünü elinden alan ve bu hırsızlığın keyfini süren beyazların üzerinde durduğu hiçbir ahlaki temel yoktu. Hâkimler, jüriler, çifteler, yasa, tek kelimeyle güç onların elindeydi. Ama bu, saygı duyulacak değil korkulacak, ne pahasına olursa olsun uzağında durulacak, suçla yüklü bir güçtü.” |
| | | | | | Kitaptan Alıntı “İnsanın kendi kendine sorduğu sorular en nihayetinde dünyayı aydınlatmaya başlar ve başkalarının deneyimlerini anlamanın anahtarı haline gelir. İnsan ancak kendisinde yüzleşebildiği şeylerle başkalarında yüzleşebilir. Bilgeliğimizin ve merhametimizin ölçüsü bu karşılaşmaya bağlıdır. Bu enerji, yıkılmış uygarlıkların enkazında bulunabilecek tek şey ve bizim uygarlığımızın tek umududur.” Sayfa 12 |
| | Kitaba Övgü Bu ülkenin en iyi deneme yazarı. Baldwin’in gücü, üstünde iyi düşünülmüş, iğneleyici alaycılığında ve Amerikalıların kendilerini ülkelerinden korumalarını sağlayan kalınlaşmış deriyi kat kat soymaktaki ısrarında yatmıştır her zaman. The New York Times Book Review
Çok az yazar kelimeleri böylesine tutkuyla kullanmıştır. The Guardian |
| | | |  Sokağın Dili Olsa James Baldwin Çeviren: Seçkin Selvi Modern Klasikler, 168 s. |  Bu Sabah, Bu Akşam, Çok Erken James Baldwin Çeviren: İlknur Özdemir Modern Klasikler, 200 s. |
|  Ne Zaman Gitti Tren James Baldwin Çeviren: Dilek Cenkçiler Modern Klasikler, 368 s. |  Bundan Sonrası Ateş James Baldwin Çeviren: Kıvanç Güney Modern Klasikler, 79 s. |
| |  | “İnsan ya pastasına sahiptir ama onu yiyemez ya da pastayı yer ama onun sahibi değildir.” |
| | Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından James Baldwin, roman ve öykülerinin yanı sıra, tek bir türün kalıplarına sığmayan, bir anlamda kendi türünü icat eden düzyazı kitapları kaleme aldı. Sinema üzerine alışılmadık bir kitap olan “Şeytanı Gördüm” de bunlardan biri. Baldwin ele aldığı filmler kadar, bu filmleri ilk kez izlediği zamanı ve ortamı, filmlerin üretildikleri siyasal ve toplumsal koşulları da irdeliyor, sinemaya gitmenin hangi arzu ve yasaklarla yan yana düştüğünü keşfediyor. Film eleştirisiyle “sinema anıları”nı birleştiren, Amerika’daki ırk sorununa sinemanın aynasından bakan, Baldwin’in kendi kısa sürmüş Hollywood macerasıyla ve hayatının başka dönemlerinden anekdotlarla zenginleşen özel bir kitap “Şeytanı Gördüm”. |
| | | |  James Baldwin Baldwin cinsellik ve kimlik sorunu gibi konuları işleyen romanları ve insan haklarını savunan ve ırkçılığa karşı yazılarıyla tanınır. 1924’te Harlem’de (New York, ABD) doğdu. Liseden mezun olduktan sonra ufak işlerde çalışırken bir taraftan da yazmaya başladı. İlk romanı “Git Onu Dağda Anlat” 1953’te çıktı. Baldwin, Harlem’de genç bir vaiz olarak yaşadıklarını yansıtan bu kitapla hemen elde ettiği başarıyı, eşcinsel aşkı ele aldığı romanı “Giovanni’nin Odası” ile pekiştirdi.İstanbul’da yazdığı “Bir Başka Ülke” adlı romanı edebi bir patlama olarak nitelendirildi. Oyun ve çocuk kitapları da yazan Baldwin, Rosenwald, Guggenheim, “Partisan Review” ve Ford Vakfı gibi birçok edebiyat ödülü kazandı. 1970’te, John Herbert’in “Fortune and Men’s Eyes” oyununu “Düşenin Dostu” adıyla Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahneledi. James Baldwin 1987’de Fransa’da mide kanserinden öldü. |
| | | | | | | |
|