YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Ne Zaman Gitti Tren

Ne Zaman Gitti Tren

ISBN: 978-975-08-6316-5

Tekrar Baskı: 3. Baskı / 05.2024

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2007

400.00 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.

YKY İnternet Satış Fiyatı
243.75 TL    Etiket Fiyatı : 325.00 TL
-+

Siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Orijinal Adı: Tell Me How Long the Train's Been Gone
Sayfa Sayısı: 368
Boyut: 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı: 3. Baskı / 05.2024

Leo Proudhammer, beyaz Amerika’da siyah, biseksüel ve sanatçı olmanın zorluklarıyla mücadele ederek kendi kimliğini kazanmaya çalışan hassas bir adamdır. Yanlış zamanda yanlış yerde yaşamanın zorluğuna, başkalarına olanaksız görünen umutları –tiyatro oyuncusu olmak– da eklenince hayatının niçin bir mücadele yumağı haline geldiğini anlamak fazla zor değildir. Leo’nun ününün zirvesindeyken geçirdiği kalp krizi, Baldwin’in romanının çıkış noktasıdır; Leo’nun aşklarının, oyunculuk kariyerinin, Harlem’de geçen çocukluğunun hikâyesi, Amerika’da siyah bir sanatçı olmanın bütün çelişki ve zorluklarını gözler önüne serer.

James Baldwin, anlatıcısının samimi ve tutkulu sesiyle biçimlendirdiği “Ne Zaman Gitti Tren”de katmanlı kimlikleri ve hayata topyekûn direnişi odağına alıyor.

 

Baldwin gerçek anlamda vazgeçilmez birkaç Amerikalı yazardan biridir.

Saturday Review

Ağabeyim Caleb benden alınıp hapse gönderildiğinde, Doğu Harlem’deki dairemizin yangın merdiveninden, uzaklarda, çok uzaklardaki bir tepenin üzerindeki eski ve büyük bir binanın duvarlarını izlemiştim. Duvarlarında yeşil asmalar dolaşan, güneş ışığı pencerelerinde yanıp sönen işaretler gibi parlayan binayı seyretmiş, bir çocuğun çaresiz ve yaralı dikkatiyle, ağabeyimin oradan çıkmasını beklemiştim. O binaya nasıl gideceğimi bilmiyordum. Gidebilseydim o duvarların gölgesinde uyurdum ama hiç kimseye gece nöbetlerimi veya ağabeyimin o binaya hapsedildiğini bildiğimi anlatmadım. Binayı yıllarca seyrettim. Bazen, güneş ışığı pencerelere yansıdığında, ağabeyimin bana işaret verdiğini düşünür ve el sallardım. O daireden taşındığımızda, bağırdım, ağladım çünkü artık ağabeyimin beni bulamayacağından emindim. Ama ne yazık ki zaten o binada değildi; binanın Şehir Üniversitesi olduğu ortaya çıktı; ağabeyim, Deep South’da bir hapishane çiftliğinde, tarlalarda çalışıyordu.



Benzer Kitaplar