YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Ayıcık Ernest ile Farecik Célestine’in Romanı

Ayıcık Ernest ile Farecik Célestine’in Romanı

Yazar:

Kategori: Doğan Kardeş, Resimli Öykü

Yaş:

Çeviren:

ISBN: 978-975-08-2997-0

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 06.2014

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 19.60 TL   Etiket Fiyatı : 28.00 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Orijinal Adı : Le Roman d’Ernest et Célestine
Sayfa Sayısı : 204
Boyut : 13.5 x 18 cm
Tekrar Baskı : 2. Baskı / 07.2019

Ayıyla fare arkadaş ha? Hayatta olmaz! Rezalete bak!
Kesinlikle yasak!
“Anlaşıldı mı Célestine?”
“Ernest, anlaşıldı mı?”
Oysa kimse Ernest ile Célestine’in dünyanın en iyi iki arkadaşı olmalarını engelleyemeyecekti. Hem de hiç kimse, anladınız mı?
Ernest ile Célestine’in romanı Daniel Pennac’ın anlattığı, önyargılar aşılarak kurulmuş bir dostluğun hikâyesidir.

CÉLESTINE: Merhaba. Adım Célestine. Fındık faresiyim. Hani derler ya, “minik fare” diye, işte onlardan. Herkesin her zaman “minik fare” dediğini fark etmiş miydiniz? Korkmadıkları zamanlar tabii. Korkunca “FARE! FARE!” diye parmaklarıyla gösterip avaz avaz bağırırlar. Banyolarında ayı görmüş gibi bağırırlar. Sonra ellerinde süpürgeyle peşinden koşarlar. Daha cesurca olanlar demek istedim… Diğerleri “FARE! FARE!” diye bağırmaya devam ederek sandalyenin tepesine zıplarlar.
Ama korkmadıkları zaman, seni görmeden senden söz ederken hep “minik fare” derler. Özellikle de masal anlatırken: “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir minik farecik varmış…” Çok aptalcadır çünkü fareler de herkes gibidir; büyükleri de vardır, orta boyda olanları ve küçükleri de. Fare dediğin önce bebektir, büyür, sonunda da bütün dişleri dökülmüş, her yanı romatizmalı çok yaşlı bir fare olabilir. Sonuçta ben, Célestine, sıradan bir fareyim.
ERNEST: Merhaba. Benim adım Ernest. Ayıyım. Hani derler ya, “koca ayı” diye, işte onlardan. Herkesin her zaman “koca ayı” dediğini fark etmiş miydiniz? Korkmadıkları zamanlar tabii. Korkunca, mesela sana ormanda rastlarlarsa, “AYI! AYI!” diye parmaklarıyla gösterip bağırırlar. Sanırsın mutfaklarında fare sürüsü görmüşler. Sonra da koşarak kaçarlar. Bunlar, kötü niyetli olanlar değil… Onlar, tüfeklerini sana doğrultup ateş eder. Bildiğiniz tüfekle! Ama seni görmeden senden söz ederken hep “koca ayı” derler. Özellikle de masal anlatırken: “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde kocaman bir ayı varmış…” Çok aptalcadır çünkü ayılar da herkes gibidir; büyükleri de vardır, orta boyda olanları da, küçükleri de. Ben ne çok iriyim ne de ufak tefek. Yani, aslında kış sonunda (hiçbir şey yemeyince) iğne ipliğe dönerim, yaz sonunda da (çok yiyince) fazla iri olurum. Ha, bu arada oyuncak ayı da değilim, pelüşten yapılmadım. Sonuçta ben, Ernest, sıradan bir ayıyım.
YAZAR: Merhaba. Ben yazarım. Hikâyeyi anlatan kişi. Size Ernest ile Célestine’in hikâyesini anlatacağım. Ernest ile Célestine çok iyi arkadaştırlar ama neredeyse hiçbir konuda hemfikir değildirler. Hikâyeyi onlar anlatsa hiçbir şey anlaşılmaz. Görmek ister misiniz? Şu soruyu sormak yeterli: Ernest, Célestine, siz nasıl tanışmıştınız?



Benzer Kitaplar