YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Nihat Erim / Günlükler 1925 – 1979

Nihat Erim / Günlükler 1925 – 1979

Yazar:

Kategori: Tarih

ISBN: 978-975-08-0947-5

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2005

Hazırlayan:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 36.11 TL   Etiket Fiyatı : 55.56 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 1213
Boyut : 16.5 x 24 cm

12 Mart’in Basbakani’ndan siyasi tarihimize isik tutacak 47 defter… Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapildigi 12 Mart döneminin basbakani olarak bilinen Nihat Erim’in “henüz erken” diyerek yayimlanmasina izin vermedigi günlükleri, ölümünden 25 yil sonra YKY’de… Bu kitap, Erim’in 1925 ile 1979 arasinda günü gününe tutmus oldugu defterlerinin tümü, (42’si küçük boy cep ajandasi, 5’i büyük boy olmak üzere toplam 47 defter) degistirilmeden, sadece kisisel ayrintilar çikartilarak yayima hazirlandi. Bu 47 defter, Türk siyasi hayatinin pek çok dönemine isik tutacak nitelikte.

11 temmuz 1947
Inönü “Birbirimizi mi aldatacagiz efendim? Baski yapilmistir. Valiler Halk Partisi için çalismistir ve bizden takdir ve tesvik görmüstür. Vaziyeti oldugu gibi görmek lazimdir. Bundan sonra yaptirmayacagim. Bir taraftan böyle beyanname nesret, öte taraftan bildigini oku. Ben buna meydan vermeyecegim” dedi. Tekrar Istanbul kismi milletvekili seçimlerine temas etti. “Beni aldattilar. Basbakan, genel sekreteri gönderdim. Seçimin dürüst yapilmasi için siki talimat verdim. Böyle oldugu halde sandiklara pusula tiktilar. Söyleyin bana ben parti sefi miyim yoksa birtakim külhanbeylerinin maskarasi miyim? Bütün dünyaya beni rezil ettiler. Bundan sonra yaptirtmayacagim” dedi.
12 Mart 1972
Cumhurbaskani’na dün gittim. Idamlar konusunu açtim. Dün gece Meclis’i dinlemis. “Bu is yanlis oldu. Millet Meclisi baskani isi aceleye getirdi. Bana emrivaki yapti. Önce Meclis’in 1 Mart’ta tatile gidecegi kararlasmisti. Sonra ‘15 Mart’a kadar çalisilsin, vergi kanunlari çiksin’ dedi. Laf arasi da ‘Bu arada yetistirirsek idamlari da çikaririz’ dedi. Halbuki ben bütün idam istekli davalarin sonu alinsin, kaç idamin Yargitay’da kesinlesecegi belli olsun, Parlamento ondan sonra tastik isini ele alsin istiyordum. 30 kisi için kesinlesirse, hepsi asilamaz. Memleketi mezbahaya mi çevirecegiz? Simdi bu üç asilirsa, belki arkadan gelecek daha agir suçlulara acima duyacak. Halk bu kadar çok idamdan acima duyar. Yani daha hafif suçlusu gidecek, daha agiri bagislanacak. Bu olmamali. Simdi bu isi Senato’da yavaslatalim. Talat Aydemir, Meclis’te 1964’te gelmis. Geciktirilsin, bütün idamli davalar bitsin” dedim.
14 Mart 1971
12 Mart, saat 17’de hükümet çekilmis. Istifa tezkeresinde Demirel “hukuk devleti ve anayasa ile bagdasmayan bu tutum karsisinda çekildigini” söylüyor. Dün de C. Senatosu’nda Tekin Ariburun, komutanlarin ültimatomuna karsi Senato’yu savundu. Bugün AP parlamento gruplari toplaniyor. Bir pasif direnme ve ilerisi için hazirlik seziliyor AP’lilerin tutumunda.
CHP’ye gelince... Inönü, istifa üzerine “demokratik usül yürüyor” demis. Hangi demokrasi? Hangi anayasa? Ültimatom veriyor kumandanlar... Hükümet çekiliyor. Dogrusu Demirel’in istifasinda yazdigidir. Inönü 12 Mart gecesi bir yeni demeçle ilkini tashih etmeye çalisti. “Benim söyledigim bir temennidir” dedi.
Dün gece Sadi Koças telefon etti ve bana eve geldi. Askerler arasinda iki egilim oldugunu; gençlerin dogrudan dogruya yönetime el koymak istedigini, parlamento ile is görülemeyecegini, ültimatomdaki 2. maddenin lüzumsuz oldugunu, 1. madde ile çelisme oldugunu söylüyorlarmis. Parlamentodan yalniz Mucip Atakli, Amiral Sezai Orkunt ve Sadi Koças’i listelerine aliyorlarmis. Parlamento disindan ise birçok solcu, mesela Dogan Avcioglu, Fakir Baykurt gibi isimler varmis. Koças, böyle bir heyete girmeyecegini söylemis. Arica beni bas yapmalarinin dis politika için elzem oldugunu anlatmis. Gene Koças’in kumandanlardan Tagmaç’in çok yakini oldugunu söyledigi bir tümgeneral ise, Koças’a demis ki: “Genç subaylar sizi bas yapmayi düsünüyorlar.” Koças buna sasmis, kabul etmeyecegini, o listedeki insanlarla birlikte çalisamayacagini söylemis. Koças’in bana anlattigina göre parlamentoya dayanan bir hükümet kurulmasini ve basina da beni geçirmelerini telkin etmis. Tagmaç’a ve Sunay’a haber göndermis bu yolda.
Bunlari anlatti ve “Simdi saat 22’de Inönü’ye gidecegim, onunla nasil konusayim? Tabii sizden ve hatta kendimden bahsetmeyecegim” dedi.
Ben niçin Inönü’den mülakat istedigini sordum. “Haber vermek için. Genç subaylarin ne istedigini bilsin” dedi. Ben de, “Inönü’nün ne düsündügünü, ne vaziyet alacagini ögrenmeye çalis” dedim.
Memleket çok karisik bir döneme girdi. Ordunun alti ile üstü karsi karsiya gelebilir. Halk orduya karsi gelebilir. Sagduyusu kuvvetli ve zeki bir lider lazim. Inönü bu isi en az zararla düzeltebilir. Ama ona firsat verecekler mi?



Benzer Kitaplar