YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Türk İstiklâl Harbi (Garp Cephesi)

Türk İstiklâl Harbi (Garp Cephesi)

ISBN: 978-975-08-1206-4

Tekrar Baskı: 2. Baskı / 10.2023

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2007

Hazırlayan:

400.00 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.

YKY İnternet Satış Fiyatı
150.00 TL    Etiket Fiyatı : 200.00 TL
-+

Siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı: 288
Boyut: 16.5 x 24 cm
Tekrar Baskı: 2. Baskı / 10.2023

1925’te eski harflerle basılan ve Kurtuluş Savaşı’nı askeri bakımdan inceleyen ilk çalışma olan kurmay subay Cevdet Kerim İncedayı’nın Türk İstiklâl Harbi (Garp Cephesi) adlı kitabı, yeni harflerle ilk kez YKY’de… Diline dokunulmadan Muhammet Safi tarafından yayına hazırlanan ve esas olarak Garp Cephesi’ni anlatan belge niteliğindeki kitapta, 31 harita bulunuyor. Bu haritalar titizlikle yeni harflere çevrilmiş, eski harflerinin yanına çevirileri de konularak kitabın belgesel niteliği zenginleştirilmiş. Savaşın hemen sonrasında, anılar henüz tazeyken, Kurtuluş Savaşı’nı gün gün anlatan Türk İstiklâl Harbi, araştırmacılar için vazgeçilmez bir kaynak…

Türk İstiklâl Harbi (Garp Cephesi) harita ve krokilerine erişmek için buraya tıklayın.

“Hayatımı yokladığım zaman birini diğerine üstün tutamayacağım hadiseler az değildir. Ama hiç zihin yormadan ve emek sarf etmeden en müstesnası ve azametlisi şudur: Atatürk, Türk milletinin kurtuluşunun ancak büyük bir askeri zaferle mümkün olduğunu, uzun ve mücadele dolu tecrübelerden sonra kani olmuş bulunuyordu. İstiklal mücadelesi yılları çok uzadıkça esasen milletimizin şeref ve kahramanlık kaynaklarına dayanarak giriştiği savaşlarda zaman yıpratabilirdi. Bir an geldi ki bütün milli kudretleri yığıp bu zaferi istihsal elzem oldu. İşte bu takat 25 Ağustos akşamı Afyon hattında son haddine vardırılmış ve 26 Ağustos sabahı milletimizin talihi denecek ve mukadderatı tayin edilecekti. O zaman Başkomutanlık karargâhında harekat dairesinde Garp cephesi işleri ile meşgul bir kurmay subaydım. Başkomutan karargâhı 25-26 Ağustos gecesini Kocatepe’den uzanan dereler içinde geçirdi. Gün doğmadan çadırlardan ayrıldık. Önde Atatürk, her adımda dikleşen bir tepeye doğru (savaşı idare yeri olan Kocatepe) ince bir patikadan ve her atın başı önündeki atın kuyruğunu sırırcasına sıklaşmış bir kafile halinde ilerliyorduk. Biraz sonra istiklal mücadelesi gibi yeryüzünün müstesna eseri olan o hadiseyi yaratabilen Türk milletinin son takati bütün bir düşmanlığın karşısında harekete geçecekti. Bunda zafer ve bugünkü mesut istikbal göründüğü kadar büyük bir felaket tevehhüm edilebiliyordu. Hiç kimse bir diğeri ile konuşmuyordu. Ama imanlar kuvvetli... Doğacak sabahın hayırlı bir sabah olacağına iman tamdı. İşte ateş başlayıncaya kadar geçen bu 1-2 saatlik yolculukta yaşadığım heyecana ölünceye kadar hiç bir heyecan ulaşamıyacak sanırım. O bahtiyar kafilede bulunanların hangisine sorarsanız hepsi aynı şeyi söyler.”



Benzer Kitaplar


Yazarın Diğer Kitapları