YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Nâzım Hikmet’ten “İstanbul’da 1 Mayıs” ve bilinmeyen başka şiirler

Nâzım Hikmet’ten “İstanbul’da 1 Mayıs” ve bilinmeyen başka şiirler

ISSN: 977-1300-0586-210

Sayı : 210 Dönem : Temmuz - Ağustos 2020

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 13.00 TL   Etiket Fiyatı : 20.00 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

HakkındaİçindekilerAbonelik

Nâzım Hikmet’ten yeni bulunan şiirleri “kitap-lık”ta

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 210. sayı dosya konusu Nâzım Hikmet’in bilinmeyen şiirleri. “İstanbul’da 1 Mayıs”, “Beyanname”, “Gecenin Penceresinde”, “İtiraf” ve “Hayatımız Yirmi İki Kelimede” adlı beş şiir ilk kez yayımlanıyor. Bu yıl ortaya çıkan şiirlerin kaynağını anlatan sunuş yazısında Nâzım Hikmet şiirlerinin yeni bir editörlükle yayına hazırlandığı da duyuruldu.

“kitap-lık” dergisinin yeni sayısında Bernard Alluin’in Veba (Camus) romanı üstüne yazısı, Engin Soysal’ın J.M.G. Le Clezio tutkusunu anlattığı yazısı ve Abdullah Uçman’ın Ahmet Midhat Efendi yazısıyla Hasan Bülent Kahraman’ın ressam Komet’le yaptığı söyleşi dikkat çekiyor. Gülten Akın, Necati Mert, Âlim Kahraman, Eray Karınca, B. Nihan Eren, Emin Gürdamur, Gökhan Yılmaz, Ferdi Çetin, Semrin Şahin öyküleri; Gültekin Emre, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Yücel Kayıran, Komet, Emel Kaya, Murat Çelik şiirleri; Adil İzci, İsmet Tokgöz, Ahmet Sait Akçay, Mehmet İşten, Canan Yıldırım, Yusuf Çağlar yazıları ve çevirmenler Ebru Erbaş ve Emine Ayhan’la yapılmış söyleşiler “kitap-lık” dergisinin 210. sayısında.

“kitap-lık” 27 yıldır iyi edebiyatın adresi.

Abone olmak için idealdergi@idealkultur.com adresine mail atabilir ya da 05559811838 - 02125288541 numaralı telefonları arayabilirsiniz.
EDİTÖRDEN

Yazınımızda güncel bir sorunu araştırmak ya da bir konuyu gündeme taşımak amacıyla anket düzenleme Cumhuriyet’ten sonra başlar. Gazete sütunlarına hareket getiren, okuryazar merakını kaşıyan, polemik yaratan anketlerdir çoğu.

1950’lerden sonra yazın dergilerinde, özellikle politik bir oluşum ya da yazınsal bir çizgi çevresinde çıkan dergilerde soruşturma adıyla, sıklıkla da bir düşünceyi yıpratmak, bir yargıyı yıkmak için görüş toplanır. Bazen de bir yönelime, uç vermiş bir yargıya, güncel bir düşünceye can suyu verme, dikkat çekme güdüsü öne çıkar. Burada da yine anket sorularıyla katılımcıların amaca uygunluğu gözetilir.

Oysa anket bir araştırma yöntemidir. Yanlılığı yansızlığı, doğruluğu yanlışlığı tartışmalıdır. Bir olguyu ortaya çıkarmak, ortak bir yargıyı göstermek, yeni belirmiş bir düşüncenin geçerliliğini sınamak için uygulanır. Yazınsal eleştiriyi çok sesli bir yaklaşıma kavuşturmak, çeşitlendirmek, güçlendirmek olmalıdır amaç. Yoksa katılımcıların sayısıyla, benzer seslerle hiçbir düşünce varlık kazanamaz. Soruşturmalar bir dönemin anlayışını, yaklaşımını, düşünüşünü gösterdiği kadar katılanların kişiliğini de yansıtır. Uyumlu-uyumsuz, yumuşak-katı, ciddi-alaycı, yapıcı-yıkıcı, barışçı-kavgacı, olumlu-olumsuz karakter yapıları bir ankette dile gelir.

Yeni bir Ataç kitabını yayına hazırlarken düşündüm bunları. Mehmet Can Doğan’ın hazırladığı yakında YKY’den çıkacak “Keziban’a Mektuplar” içindeki bir yazıda Ataç, Comte de Buffon’un bir cümlesiyle sözü ankete getiriyor: “Buffon, üslup insanın ta kendidir, demiş. Bu söze inanmayanlar bir şairin, bir âlimin, yazılarında kendilerini hissettirenlerden başka fikirler besleyebileceğini zannediyorlar. Ve işte bunlar içindir ki anket açıyorlar. Meselâ Yahya Kemal veya Ahmet Hâşim’in Edebiyat-ı Cedide hakkında düşündükleri, halk edebiyatına taraftar olup olmadıkları, şimdiye kadar yazdıklarından anlaşılmaz mıydı ki gidip kendilerinden sordular?”

Ataç’ı okudukça derim ki, Ataç bugünün dünyasında yaşayıp sosyal medya hesapları kullansaydı belki de hiç kitabı olmazdı. Günlük düşünüşlerini, duyuşlarını, eleştirilerini, tepkilerini oralarda ileri sürerdi. Etkilendiğimiz Türkçesini yaratacak sebebi, zamanı, isteği kalmazdı.

NÂZIM HİKMET’TEN BİLİNMEYEN ŞİİRLER
BANU İŞLET - “Bir Mayıs’ta İstanbul Bizim Olmuş Gibidir”

ŞİİR
NÂZIM HİKMET
GÜLTEKİN EMRE
MEHMET MÜMTAZ TUZCU
YÜCEL KAYIRAN
KOMET
EMEL KAYA
MURAT ÇELİK

ÖYKÜ
NECATİ MERT - Şehrimiz Eşrafından
ÂLİM KAHRAMAN - Elma Ağacı
ERAY KARINCA - Duvardaki Abdülhamit
B. NİHAN EREN - Kaplumbağa Terbiyesi
EMİN GÜRDAMUR - Ölümcül Dalgınlıklar
GÖKHAN YILMAZ - Bir Buçuk Dayı Hikâyesi
FERDİ ÇETİN - nurettin bey’in ölümü
SEMRİN ŞAHİN - İkona
EROL GÖKŞEN - Gülten Akın’ın “Çift Atlı Araba”sı
GÜLTEN AKIN - Çift Atlı Araba

SÖYLEŞİ
KOMET - “Ben ne resimde ne şiirde tasarlarım” Söyleşi: Hasan Bülent Kahraman

BİYOGRAFİ
ABDULLAH UÇMAN - Ahmet Midhat Efendi yahut “Bir Fakir Delikanlının Hikâyesi”

MEKTUP
ADİL İZCİ - İvi Stangali’ye Mektup

DENEME
ENGİN SOYSAL - J.M.G. Le Clezio ile Birlikte “Yeryüzündeki Tanınmayan İnsan” Olabilmek
İSMET TOKGÖZ - Salgın Günleri

İNCELEME
BERNARD ALLUIN - Albert Camus’nün Veba’sı
AHMET SAİT AKÇAY
Yüzyıl Sonra “Harlem Rönesansı”
MEHMET İŞTEN - Onat Kutlar’ın “Çevirmen” Adlı Denemesi Ekseninde Zulmün Karşısında Sessiz Kalmak

BABİL KULESİ - MERT TANAYDIN - Ebru Erbaş’la Orient Üzerine Bir Söyleşi
CANAN YILDIRIM - Otomatik Bir Kodun Dışına Çıkmayı Öğütleyen Bir Egzersiz
CANSU CANSEVEN - Emine Ayhan’la Shakespeare çevirisi çevresinde
YUSUF ÇAĞLAR - Şükûfe Nihal’den Mektup Var

BULMACA
ERSİN TEZCAN