YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Mesafenin Politikası

Mesafenin Politikası

ISSN: 977-1300-2740-185

Sayı : 185 Dönem : Kasım - Aralık 2021

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 22.40 TL   Etiket Fiyatı : 32.00 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

HakkındaİçindekilerAbonelik

Sanat Dünyamız dergisinin 185. sayısı yayımlandı. Dergi, bu sayısında “Mesafenin Politikası” adlı dosyada mesafe sözcüğünün farklı anlamlarına bakan yazıları ve söyleşileri bir araya getiriyor.

Bu kapsamda dergide Sezen Ünlüönen izleyici ve sanatçı arasındaki mesafeyi ele aldığı yazısıyla yer alıyor. Begüm Özden Fırat, Berfin Atlı, Çisel Karacebe ve Suzi Asa’nın dosyada yer verilen makalesi, 2020’nin Mayıs ve Haziran aylarında yapılan saha araştırmasından yola çıkarak, sessel deneyimlerin fiziksel mesafeleri aşan niteliklerini inceliyor. İlker Hepkaner’in dosyadaki yazısı, şarkı sözlerindeki mesafelere göçün müzik üzerindeki etkisi üstünden bakıyor. Nesli Gül Durukan ise sanatçı Belit Sağ’ın göçmen kadınların pandemi deneyimlerine eğildiği eserine odaklanıyor. Hisler / Karşılaşmalar / Kesişmeler söyleşi serisinin beşincisinde sanatçılar Hale Tenger ve Gülşah Mursaloğlu ‘mesafe’ kavramının işlerine etkisini anlatıyor. Sanatçı Dilek Winchester son çalışmaları ekseninde mesafe kavramı etrafında Naz Kocadere’nin gerçekleştirdiği bir söyleşisiyle dergide yer buluyor. Elif Kamışlı “Güneye Yürüyüş” başlıklı denemesinde mesafe kavramının farklı anlamları etrafında geziniyor. Şükran Çakmak ise yazısında sahne sanatlarının mesafelerin etkisiyle değişen pratiklerine dair örnekler veriyor.

Dergide ayrıca Adorno’nun “Valéry, Proust, Müze” başlıklı makalesi dosyaya eşlik ederken, Süreyyya Evren Sarmal Senaryolar serisinin üçüncü yazısında bilinen ve bilinmeyen arasındaki açıklığa dair sorular soruyor. Derginin Ajanda bölümünde ise sanatçı Canan ajandasındaki sergi, müzik, kitap ve filmleri paylaşıyor.

Derginin geçmiş sergilerin değerlendirmelerine yer verdiği +İz bölümünde Fatih Özgüven Galeri Nev Ankara’da gerçekleşen Selim Cebeci’nin “Mogambo” sergisini değerlendiriyor. Gürçim Yılmaz ise Protocinema’nın “Bir Zamanlar Kavranamayan” sergisi üzerine Barad’ın ilişkisel ontolojisi üzerinden bir okuma yapıyor.

Sanat Dünyamız’a buradan abone olabilirsiniz.

Editörden - Fisun Yalçınkaya

MESAFENİN POLİTKASI
MESAFE KAVRAMININ KELİME DAĞARCIĞIMIZDA FARKLI ANLAMLARIYLA YER BULDUĞU BİR YILI DAHA SONLANDIRIYORUZ. BİTTİĞİ YERDEN YENİDEN AÇILAN BU KAVRAMI KENDİ İÇİNDE FARKLILAŞAN ÇAĞRIŞIMLARIYLA “MESAFENİN POLİTİKASI” DOSYASINDA ELE ALDIK. SANATÇILARIN PRATİĞİNDEKİ MESAFE ETKİLERİNDEN ‘SES’İN YARATTIĞI MİMARİ-MEKÂNSAL MESAFEYE, GÖÇ ÜZERİNDEN MÜZİKTE YANKI BULAN MESAFELERDEN İZLEYİCİYLE GÜNCEL SANATIN ARASINDAKİ MESAFEYE UZANAN GENİŞ BİR PERSPEKTİFTEN BU KAVRAMI İNCELEDİK.

YAYIN DANIŞMANLARIMIZDAN HERA BÜYÜKTAŞÇIYAN, “MESAFE, OLUŞTURDUĞU FİZİKSEL SINIRLARDAN, YARATTIĞI İMKÂNLARA, BİRÇOK FARKLI ÇEHRESİYLE KOLEKTİF OLARAK TECRÜBE ETTİĞİMİZ SON İKİ YILLIK KAPANMA SÜRECİNDE BAKIŞ AÇIMIZI ŞEKİLLENDİRDİ, MUĞLAK VEYA TANIMLANAMAZ OLANIN GÖRÜNÜR HALE GELMESİNE VESİLE OLDU. ANLAMLANDIRMANIN TEMELİ OLAN ‘GÖRME EMEĞİ’NİN GEREKLİLİĞİNİ HATIRLATTI. BU SÜRECİN BİR ANLAMDA GERÇEKLEŞEMEYEN KARŞILAŞMALARIN, TANIMLANAMAYAN ALANLARIN, KURULAMAYAN BAĞLARIN İNŞASINA ARACILIK ETTİĞİNİ DİĞER YANDAN DA İNŞA EDİLMİŞ OLANI SARSINTIYA UĞRATACAK BİR ETKİ YARATTIĞINI SÖYLEYEBİLİRİZ. İŞTE BU GÖRME EMEĞİNİ SARF ETMEK, MESAFENİN KENDİ İÇİNDE SAHİP OLDUĞU OLASILIKLARI DA GÖRÜNÜR KILDI” DİYEREK ÖZETLİYOR BU KAVRAMA İLGİMİZİ.

DOSYAYA THEODOR W. ADORNO’NUN VALÉRY VE PROUST’UN ÇATIŞTIĞI NOKTALARDAN MÜZELERİ TARTIŞTIĞI “VALÉRY, PROUST, MÜZE” MAKALESİ DE EŞLİK EDİYOR. YANI SIRA SARMAL SENARYOLAR SERİSİNİN YENİ YAZISI, SELİM CEBECİ’NİN “MOGAMBO” SERGİSİ VE PROTOCINEMA’NIN “BİR ZAMANLAR KAVRANAMAYAN” SERGİSİ ÜZERİNE YAZILAR DERGİDE
YER BULUYOR.

Ajandada Ne Var?
Toz Duman, Buhar Ardında Sanatçı ve İzleyici Arasında - Sezen Ünlüönen

Mesafelerin Ötesinde: Akuzmatik Mekânlardan Sızan Sesler - Begüm Özden Firat, Berfin Atli, Çisel Karacebe, Suzi Asa

KURTULUŞ SEMTİNİN PANGALTI VE SON DURAK MAHALLELERİ’NDE, 2020’NİN MAYIS VE HAZİRAN AYLARINDA YAPILAN SAHA ARAŞTIRMASINDAN YOLA ÇIKARAK, SESSEL DENEYİMLERİN FİZİKSEL MESAFELERİ AŞAN NİTELİKLERİNİ MERCEK ALTINA ALDIK.

Covid-19 pandemisinin mottosu ilan edilen #evdekal ve #hayate-vesığar ifadeleri, evde kalabilenleri güvenli olduğu iddia edilen özel alan içine kapanmaya zorluyor ve kamusal hayatı insan sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle damgalıyordu. Bu anlamda ev, toplumsal üretimin – evden çalışma, bakım işi ve uzaktan eğitim gibi– merkezi haline gelirken, mahalle de evi sarıp sarmalayan bir güvenlik çemberi gibi görülmeye başlandı. Böylesi bir mekânsal daralma, insan bedenini ancak göz ve görme duyusuyla sınırladığımızda “sosyal mesafelenme” olarak adlandırılabilir. Nitekim bu yazı karantina ve sokağa çıkma yasakları gibi mekânsal kısıtlamalar altında sosyal ve kültürel hayatın görme ve görülme odaklı biçiminden ses ve duymanın, yani kulağın öne çıktığı, seslerin evin “dışarısını” bilme ve anlama açısından önem kazandığı bir döneme geçildiğini iddia ediyor. Yüz yüze karşılaşmalardan ziyade sese dayalı işitsel tanışıklıkları düşünmeye ve mesafenin seslerle beraber değişen anlamına kulak vermeye bir davet niteliği taşıyor. İstanbul’un Şişli ilçesine bağlı Kurtuluş semtinin Pangaltı ve Son Durak olarak adlandırılan iki mahallesinde, pandeminin ilk dalgasında sokağa çıkma yasaklarının geniş ölçekli olarak uygulandığı 2020’nin Mayıs ve Haziran aylarında yapılan saha araştırmasından yola çıkarak, sessel deneyimlerin fiziksel mesafeleri aşan niteliklerini merceğine alıyor.

Devamı bu sayıda

Şimdi Uzaklardasın - Türkiye’deki Müziğin Mesafeyle İmtihanı Üzerine Bir Deneme - İlker Hepkaner
Liminal Alanda Hafıza Ne Hisseder, Beden Ne Hatırlar? - Nesli Gül Durukan
Belki Mesafeler Düşündüğümüzden Daha Kısa - Naz Kocadere, Dilek Winchester
Güneye Yürüyüş - Elif Kamışlı

Mesafe Üzerine - Huo Rf, Hale Tenger, Gülşah Mursaloğlu

SANATÇI HUO RF HİSLER, KARŞILAŞMALAR, KESİŞMELER’DE HER SAYIDA İKİ SANATÇIYI DAVET EDEREK FARKLI KAVRAMLARI VE KELİMELERİ, SANATÇILARIN PRATİKLERİ VE KİŞİSEL DENEYİMLERİ ÜZERİNDEN KONUŞMAYA DEVAM EDİYOR. SERİNİN BU BEŞİNCİ BULUŞMASINDA HALE TENGER VE GÜLŞAH MURSALOĞLU İLE DOSYA KONUMUZDAN YOLA ÇIKARAK ‘MESAFE’ KELİMESİNE BAKIYORUZ. SANATÇILAR, MESAFEYE DAİR ALGILARI, TECRÜBELERİ VE ÖĞRENDİKLERİ EKSENİNDE KAVRAMIN İŞLERİYLE KESİŞTİĞİ NOKTALARI AKTARDILAR.

HUO RF: Mesafe iki noktanın birbirlerinden ne kadar ayrı olduklarının sayısal ifadesi olarak tanımlanıyor. Mesafenin sendeki karşılığını sormak istiyorum.
Hale Tenger: Mesafe kavramıyla ilişkimiz neredeyse iki yıldır sürmekte olan pandeminin etkisiyle köklü bir değişime uğradı. Pandemi deneyimi küresel ölçekte ve kapitalist yaşam sistemi dahilinde yakınlık ve uzaklık bağlamına dair tüm düşüncelerimizi, algılarımızı dama taşları gibi yerinden oynattı, belki de artık bir daha hiç yerleşmemek üzere... Mesafenin hem ölçülebileni hem de tamamen soyut ve göreceli olanıyla her zaman iç içe bir yaşam sürüyorduk zaten. Bu anlamda katettiğimiz fiziki yol da mesafeye dair, doğum ile ölüm arası da, bir başkasıyla kurduğumuz ilişki de, her biri mesafe kavramını ve deneyimini içermekte. Aynı mesafeyi –sayısal olarak ölçülebilir olanından bahsediyorum– bazen çok uzun, bitmek bilmez gibi algılamamız ile bazen de bir çırpıda katettiğimize dair oluşan algı arasındaki farkın ortaya çıkardığı görecelilik durumu, benzer bir şekilde soyut mesafeye dair algılarımızda da kendini gösterir. Farklı zamanlarda “diğeri” ile kurduğumuz ilişki –yani aynı kişi veya varlık ile– bazen yakınlık, bazen ise uzaklık hissi barındırabilir. Pandemi hem mesafe kavramını hem de her şeyin birbirine bağlantılılığı anlamında “mesafesizlik” olgusunu yeniden düşünmemiz için bir zemin yarattı.

Devamı bu sayıda…

Sahnenin Kaybıyla Yaratılan Olanaklar - Şükran Çakmak
Valéry, Proust, Müze - Theodor W. Adorno
Kurcalama Senaryoları - Süreyyya Evren
Büyük Şehirlere Giriş - Fatih Özgüven

Failliğimiz Nasıl ve Nerede Dolanacak? - Gürçim Yilmaz

BAĞIMSIZ VE GÖÇEBE BİR SANAT GİRİŞİMİ OLAN PROTOCINEMA, KURULUŞUNUN 10. YILDÖNÜMÜNDE BEYKOZ KUNDURA’DA AÇTIĞI SERGİYLE İZLEYİCİLERİ DÜNYANIN KAVRANABİLİRLİĞİNİN FARKLI İMKÂNLARI VE İMKÂNSIZLIKLARI ÜZERİNE DÜŞÜNMEYE DAVET ETTİ. 5 EYLÜL - 10 EKİM 2021 ARASINDA İZLENEN “BİR ZAMANLAR KAVRANAMAYAN” SERGİSİ ÜZERİNE BARAD’IN İLİŞKİSEL ONTOLOJİSİ ÜZERİNDEN BİR OKUMA...

Protocinema, New York ve İstanbul merkezli, farklı ülkelerde bugüne dek pek çok sergi, kamusal program ve mentorluk programına ev sahipliği yapmış bağımsız ve göçebe bir sanat oluşumu.

Mari Spirito tarafından kuruluşunun 10. yıl dönümü vesilesiyle hazırlanan sergiyle, Protocinema kendini değerlendirmenin ben-merkezci olmayan, sıradışı bir yolunu izleyerek ‘zaman’ın ve ‘yer’in kavranabilirliğine dair sorular soruyor.

“Bir Zamanlar Kavranamayan”, dokuz farklı sanatçının işlerini bir araya getirerek hiyerarşilerin, insan-merkezciliğin ve hatta kronolojinin şiddetinin nerelerden kırılabileceği konusunda zihinsel, estetik alıştırmalar ve öneriler sunmayı amaçlıyor. Sergiyi, tam da bu noktada yeni ufuklar açan ‘yeni materyalizm’, özel olarak da Karen Barad’ın ilişkisel ontolojisi dahilinde okumaya çalışacağım. Barad’ın deyimiyle “hümanizmanın merkezkaçından” kurtulmanın zor olduğu bir zihinsel alışkanlığı, nesneyle öznenin ‘intra-action’ (iç-etkileşim) halinde varlığa geldiği bir zihinsel akışkanlığa doğru evirmek için bize bir imkân yaratıyor bu sergi.

Devamı bu sayıda…