| | | | | Yaşamın Eşiğinde Tek Başına Bir Adam Bige Akın
Modernist romanlarda özne anlatı içinde sabit bir varlık göstermez, aksine dilin ve bakışın içinde sürekli değişen kırılgan bir yapıdadır. Isherwood’un “Tek Başına Bir Adam” romanı, bu kırılganlığı bir günün içine sığdırarak hem öznenin bakışların ardına saklanmış halini hem de o saklandığı yerde, yitip giden geçmişin ardından hayata tutunma çabasını konu alıyor. Roman, ABD’de yaşayan orta yaşlı bir edebiyat profesörü George’un, sabah saatlerinden geceye uzanan bir gününü, sade yaşamından bir kesiti anlatır. Bu zaman dilimi dışarıdan bakıldığında her ne kadar sıradan bir gün gibi görünse de, anlatı ilerledikçe George’un bakışlardan uzakta tuttuğu, gerçek benliğiyle karşılaşırız. Topluma karışmayı bir oyun sergilemek olarak gören George, saat geceye yaklaştıkça geçmişle, hatıralarla ve kendi iç dünyasıyla baş başa kalır. |
| | | | | | Kitaptan Alıntı “Biliyor musun Kenny, öyle konular vardır ki yaşamda sana soruluncaya kadar kendin bile bunları bildiğini bilmezsin.” Sayfa 55 |
| | | | | | Nehir Kıyısında Bir BuluşmaGenç bir İngiliz olan Oliver, uzun süren bir sessizliğin ardından ağabeyi Patrick’e bir mektup yazar ve son yıllarda hayatını kökünden değiştirecek bir deneyim yaşadığını, Hinduizm’le ilgilendiğini ve bunun sonucunda son yeminlerini edip keşiş olmak üzere Kalküta’daki bir manastıra geldiğini anlatır. Oliver’ın yadsımanın eşiğinde olduğu dünyevi hayata sonuna kadar gömülmüş başarılı bir yayıncı olan evli ve çocuklu Patrick bu haber üzerine Hindistan’a gitmeye karar verir; görünürdeki amacı kardeşini keşiş olmadan önce son bir kez görmek, asıl niyetiyse Oliver’ı kararından vazgeçirmektir. İki kardeşin birlikte geçireceği günler ikisinde de büyük çalkantılar yaratmaya gebedir. |
| |  Christopher IsherwoodChristopher Isherwood 26 Ağustos 1904 Cheshire’da (İngiltere) doğdu. On yaşında babasını kaybetti. Küçük yaştan itibaren yazma denemeleri yapmaya başladı. 1929-1933 yıllarını, genç yaşta keşfettiği eşcinselliğini daha özgürce yaşayabilmek için o dönem eşcinsel altkültürüyle ünlü Berlin’de geçirdi. Bu yıllarda yaşadıklarını “Hoşça Kal Berlin” ve “Mr. Norris Aktarma Yapıyor” adlı eserlerinde romanlaştırdı. 1938’de W. H. Auden’la Çin’e seyahat etti. Daha sonra kısa sürelerle Hollanda, Danimarka, İspanya ve Portekiz’de bulunan Isherwood, 1939’da, hayatının sonuna dek yaşayacağı ABD’ye yerleşti. Burada Hollywood için dönem dönem senaryo yazarlığı yaptı, Hinduizm’le yakından ilgilendi ve bazı önemli Hindu metinlerinin İngilizceye çevrilmesi üzerinde çalıştı. 1986’da California’da öldü.Isherwood’un en ünlü romanlarından “Hoşça Kal Berlin”, “I am a Camera” adıyla 1951’de tiyatroya, 1955’te sinemaya uyarlandı. Oyundan uyarlanan 1966 tarihli Broadway müzikali “Cabaret” büyük bir başarı sağladı, 1972’de aynı isimli bir sinema uyarlaması çekildi. Yazarın bir diğer ünlü romanı “Tek Başına Bir Adam” ise 2009’da sinemaya uyarlandı. Isherwood’un romanları, hayat hikâyesiyle ayrılmaz bir bütün oluşturur. Romanlarının hemen hepsi yazarla aynı adı taşıyan ya da onunla birçok yönden benzerlikler taşıyan bir anlatıcı aracılığıyla aktarılır. Kısa sahnelerden oluşan, hızlı tempolu, olayların kenarında duran bir “göz”ün bakışının egemen olduğu sinematografik üslubu, Isherwood’un romancılığının en önemli teknik özelliğidir. |
| | | |  Mr. Norris Aktarma Yapıyor Christopher Isherwood Çeviren: Betül Kadıoğlu Modern Klasikler, 184 s. |  Abide Christopher Isherwood Çeviren: Seda Çıngay Mellor Modern Klasikler, 200 s. |
|  Gelip Geçerken Christopher Isherwood Çeviren: Yeşim Seber Modern Klasikler, 332 s. |  Hoşça Kal Berlin Christopher Isherwood Çeviren: Zehra Gençosman Modern Klasikler, 200 s. |
| | | | | |  | Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın TBMM Başkanı Kâzım (Özalp) Paşa tarafından açılışı, 8 Ağustos 1928 Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu |
| | Taksim Cumhuriyet Anıtı"Yüzyılın İzleri" sergisinde gösterilen bu fotoğraf, Türkiye basın fotoğrafçılığının öncü isimlerinden Selahattin Giz tarafından Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın açılışında çekilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nı ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu simgeleyen anıt 8 Ağustos 1928’de büyük bir törenle açılır. İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya yaptırılan anıt, Hadi (Bara) Bey ve Sabiha (Bengütaş) Hanım’ın yardımlarıyla tamamlanır. Anıtın bir yüzünde Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarıyla Kurtuluş Savaşı; diğer yüzünde sivil kıyafetleriyle modern, laik Cumhuriyet temsil edilir. Kaide ve çevre düzeni ise mimar Giulio Mongeri'ye aittir. |
| | | | | |
|