|
|
|
|
|
İşgalcilerin ve sesi kesilenlerin hikâyesi: “Kayboluş Kitabı”Filistinli genç Alâ, “Büyük Felaket”i yaşamış olsa da direncini kaybetmemiş sevgili anneannesinin ardından yas tutmaktadır. Kapı komşusu İsrailli Ariel ise, İsrail hükümetinin baskıcı ve militarist politikalarına eleştiriyle yaklaşsa da halen Siyonist ideallere bağlılık duyan bir gazetecidir. Bu iki arkadaş arasındaki denge akıl almaz bir olayla yerle bir olur: Beklenmedik bir anda Filistin halkı sırra kadem basmış, böylece İsrail tarafının en büyük hayali gerçekleşmiştir. Yakın arkadaşını kaybetmesine rağmen ele geçen fırsatları görmezden gelemeyen Ariel, bir yandan sokağın ve politikacıların nabzını tutarak ipuçları ararken, bir yandan da Alâ’nın ele geçirdiği günlüğünün sayfalarında gezinerek koca bir toplumun uğradığı derin haksızlık ve acılarla yüz yüze gelir. İbtisam Azem bu dokunaklı romanında Filistin halkının yaşadığı büyük felaketin anısını ve yerlerinden edilenlerin derin kaybını iç dünyalardaki yansımalarıyla anlatıyor. İşgalcilerin ve mağdurların bakış açılarını ustaca birbirine dokuyan “Kayboluş Kitabı” yayımlandığında büyük yankı uyandırarak başta Uluslararası Booker olmak üzere birçok ödüle aday gösterildi. |
|
|
Kitaba Övgü Bu son derece sürükleyici romanında Azem, İsrail’in Filistin’i işgali felaketi konusunda bize bir çözüm sunmuyor. Ancak zarif üslubu, ışıldayan işçiliğiyle insani bir hayal gücüne dayalı büyük eylemlerin gerektiğini anlatıyor ve bu güçlü kitapla nereye, nasıl ilerleyeceğimiz konusunda kılavuzumuz oluyor. Richard Ford İbtisam Azem, ustalıkla ve çok yönlü bilgisiyle kaleme aldığı bu gözü pek, yaratıcı ve ürkütücü romanda hem işgalcinin paranoyasını hem de hikâyelerini anlatmak uğruna hayatta kalanların yalnızlığını zekice aktarıyor. Filistin konusunda duyduğumuz ıstırabı doğrudan dile getiren bu eser şüphesiz bir başyapıt. Leila Aboulela |
|
|
|
|
İbtisam Azem İbtisam Azem New York’ta yaşayan Filistinli bir romancı, öykü yazarı ve gazetecidir. Annesi, anneanne ile dedesinin 1948 Nekbe’sinde Yafa’dan sürülüp yerleştirildiği yakınlardaki Taybeh adlı köyde doğup büyüdü. Bir süre Kudüs’te yaşadıktan sonra Almanya’ya, ardından da ABD’ye göç etti. |
|
| | | Koleksiyonu Hafızayla Hizalamak Eda YiğitYapı Kredi Müzesi’nde Burcu Çimen küratörlüğünde düzenlenen “Islık Çalan Hafıza” sergisi, müzenin Nümismatik ve Gölge Oyunu Tiyatrosu koleksiyonlarıyla bağ kurarak, tiyatro tarihinden Osmanlı dönemi arkeolojik kazılarına uzanan geniş bir yelpazede izleyiciyle buluştu. Sergi Osmanlı’dan bugüne, Mezopotamya’dan Anadolu’ya; arkeoloji, mitoloji, etnografi gibi alanlarla temas kuran; arşivleme ve koleksiyon oluşturma bilincine dair sorular sorduran kapsamlı bir bağlam sunuyor. Sergide yer alan hikâyelerin, kavramsal tartışmalara eşlik eden müşterek parçalarını keşfetmenin yanında tarihsel deneyimin özgünlüğü içindeki saklı seslere sahip öznelerle de karşılaşıyoruz. Akram Zaatari, Osman Hamdi Bey’in günümüz Lübnan topraklarında yürüttüğü Sayda arkeolojik kazısını fotoğraflar ve anlatılar eşliğinde ele alıyor. Hilal Can, Karagöz ve Hacivat’ın ışık ve gölgeyle kurulan anlatı dilini mitolojiler ve bedenin politik konumu üzerinden yorumluyor. Michael Rakowitz ise Irak Savaşı’yla ortaya çıkan yıkımın yol açtığı, Mezopotamya’daki kültürel mirasın yok oluşunun etkilerini görünür kılıyor. Geçmişin şekillendirilebilir canlı bir anlatı alanı olarak kurgulandığı çerçevede, hafızanın bedenle, nefesle ve sesle ilişkisi vurgulanıyor. |
| | | | | | | | Yapı Kredi Müzesi’nin zengin nümismatik ve etnografik koleksiyonlarını güncel sanatla buluşturan “Islık Çalan Hafıza” sergisi, aynı adlı bir yayınla okurla buluşuyor. Kitapta, koleksiyonları inceleyerek eserlerini sergiye dahil eden sanatçılar Akram Zaatari, Hilal Can ve Michael Rakowitz’in pratiklerine kapsamlı bir bakış sunuluyor. Buluntu obje, hafıza ve hafızanın görünürlüğü üzerine taze bir perspektif sunmayı amaçlayan serginin detaylarına ve sanatçıların pratiklerinin köklerine dair bir inceleme yer alıyor. Yazarlar Edhem Eldem, Vid Simoniti ve Seçil Epik’in kitap için hazırladıkları yazılarına Osman Hamdi Bey’in Théodore Reinach’la 1892’de Sayda’daki kazıların öyküsünü anlattığı metni eşlik ediyor. |
| | | |  | Mitini Kendi Yazanlar Sergi Konuşmaları Fisun Yalçınkaya, Seçil Epik |
| | 23 Haziran 2026 / Salı / Saat: 18:30 | LOCA |
|
| | | | | |
|