| | | | | Cusk’ın anı üçlemesinin son kitabı “Sonrası” Hülya Avtan“Bir tabak yere düşer, yeni gerçeklik tabağın kırılmış olduğudur. Yeni gerçekliğe alışmam gerekiyordu.” Yaklaşık on yıl süren evliliğinin bitişinin ardından Rachel Cusk “Sonrası” ile tam da bu kırılmanın içinde dolaşıyor; kırılan tabağın sivri köşeleri üzerinde ilerliyor. Artık işe yaramaz görünen kırıklardan yeni ve işlevsel bir dünya kurmanın imkânı var mıdır? Bu, kaybın estetiğini çıkarmaya değil, yeni bir gerçeklik üretmeye dönük bir arayış. Rachel Cusk her daim başı okurla derde giren yazarlardan oldu. Özellikle bir anılar üçlemesi olarak da düşünebileceğimiz “Bir Ömrün Emeği”, “Son Akşam Yemeği” ve “Sonrası” kitaplarının ilk yayımlandıkları yıllarda. O zamanların dünya görüşü için fazlasıyla radikal olan bu kitaplar yazarın kendinden taviz vermesi ya da vazgeçmesi için birer bahaneye dönüşmediler neyse ki. Bugünün dünyasında onu anlamak ve belki ona hak vermek daha kolay olsa da 2000’lerin başlarında işin rengi başkaydı. “Bir Ömrün Emeği” 2001 yılında yayımlandığında çocuk nefreti suçlamalarının yanı sıra Cusk’ın bencil, acımasız, açgözlü ve yetersiz bir anne olduğuna dair sert eleştirileri beraberinde getirdi. İtalya’nın Toskana bölgesinde bir aile tatilini anlattığı 2009 tarihli “Son Akşam Yemeği”nin sonu ise daha hazin oldu. Kitap, köye ve sakinlerine iftira attığı gerekçesiyle mahkemeye verildi ve kitabın ilk baskısı imha edildi. Kocasıyla boşanma sürecini anlattığı 2012 yılında çıkan “Sonrası” ise Cusk’a kendine aşırı odaklanma, fazla ya da yetersiz ifşa, taş kalplilik gibi suçlamaların yöneltilmesine sebep oldu. ... |
| | | | | | | |  Rachel CuskRachel Cusk “Çerçeve” üçlemesinin, “Bir Ömrün Emeği” ve “Sonrası” adlı anı kitaplarının ve başka birkaç kurmaca ve kurmacadışı eserin yazarıdır. Guggenheim bursu sahibidir. Paris’te yaşamaktadır. |
| | Kitaptan Alıntı Sevgi sisteminde karşılıksız sunulan her şeyin, özgürlük gibi görünmeye devam ederken sahiplik hanesine yazıldığını anladık çok geçmeden. “Resmigeçit” s.107 |
| | Rachel Cusk Kitaplarından Seçkiler |
| |  Övgü Rachel Cusk Çeviren: Lâle Akalın Roman, 144 s. |  Çerçeve Rachel Cusk Çeviren: Lâle Akalın Roman, 152 s. |
|  Resmigeçit Rachel Cusk Çeviren: Elif Ersavcı Roman, 120 s. |  Bir Ömrün Emeği Rachel Cusk Çeviren: Roza Hakmen Yaşantı, 144 s. |
| | | | "Yunanlı Bir Kız Aranıyor": Anlam, Absürd, Özgürlük Bige AkınFriedrich Dürrenmatt, modern insanın çıkmazlarını absürd bir dille anlatır, grotesk elementleri yazılarında kullanmaktan çekinmez. İnsan doğasının çelişkili yönlerinin sadece trajediyle değil, güldürü unsurlarıyla da açığa çıkarılabileceğini düşünen yazar, oyunlarında olduğu gibi romanlarında da bu bakış açısını sürdürür. Komedinin ve trajedinin iç içe geçtiği bu romanlar bize sessiz bir gerçeği hatırlatır, hayatın kendisi de saçmalığın ve mantıksallığın iç içe geçtiği bir güldürü oyunudur belki. Kafka’nın sistemin içinde yavaşça eriyip giden karakterleri gibi, Dürrenmatt’ın karakterleri de anlamsız bir dünyanın içinde, kontrol edemedikleri birtakım güçler tarafından salınıp dururlar; birey olarak var olma hali bu dünyada etkisini yitirir, herkes yalnızca sistemin çarklarından biri haline gelir. “Yunanlı Bir Kız Aranıyor”un baş kahramanı da aynı böyle bir karakter; anlamsız bir dünyanın içinde, başkalarından ödünç aldığı fikirlerle yaşamını sürdürür. Romanda, ismini ünlü bir Yunan şairinden alan Archilochos’un absürd olaylarla örülü yolculuğuna tanık oluyoruz, fakat bu yolculuk Archilochos’un başına gelenlerden ziyade içsel bir yolculuğa; bütünlüklü bir kendini, hayatını ve değerlerini sorgulama haline dönüşüyor. Archilochos, belirli bir ahlak anlayışı olan sabit fikirli bir karakter olarak, dini kurallara körü körüne bağlıdır. İnsan doğasının tümden iyi olduğuna inanan, naif ve sıradan biridir. “Dünya temelinden ahlaklıdır” diye özetler bu durumu. ... |
| | | | Kitaptan Alıntı İnsan ancak yaratıcı olduğu ölçüde insandır. “Yunanlı Bir Kız Aranıyor” s. 47 |
| | Friedrich Dürrenmatt
Modern İsviçre edebiyatının en özgün kalemlerinden biri olan oyun yazarı, yazar, düşünür. Zürih ve Bern üniversitelerinde felsefe, Alman dili ve doğa bilimleri eğitimi aldıktan sonra yazarlığa ve ressamlığa yöneldi. Grotesk tiyatro ve radyo oyunları, polisiye türünü felsefi bir derinlikle yeniden yorumladığı polisiye romanlarıyla uluslararası üne kavuştu. Modern dünyanın karmaşıklığını ve çelişkilerini, adalet, ahlak ve güç kavramlarını irdelediği eserleri sinema ve televizyona uyarlandı. Eserleri kırktan fazla dile çevrilen Dürrenmatt, yaşamı boyunca pek çok saygın edebiyat ödülüne layık görüldü. |
| | | | | |
|