| | | | | İstanbullu Rumların sofra kültürü Ali Bulunmaz
Sofra, yalnızca birlikte yemek yenen bir yer değil; sohbetlerle, karşılaşmalarla ve buluşmalarla şekillenen yemeğin bazen başrolde bazen de eşlikçi olduğu kültürel bir alan. Ânın paylaşıldığı, özlemlerin ve hatıraların dillendirildiği bir meclis aynı zamanda. Sula Bozis, çocukluğundan itibaren içinde yer aldığı bu kültürel buluşmaları yemek tarifleriyle bütünlediği Sofrada Birlikte Olmak Şahane’de, İstanbullu Rumlardan hatıraları getiriyor karşımıza. Yemeklerin ve sofraların, günlük yaşamın bir parçası olmasının yanında, Bozis’in anlattıkları ve kâğıda döktüğü tarifler, geçmişten bugüne uzanan hatıraların canlılığını yansıtıyor. Bozis’in “masal yılları” Sofralar, yemek tarifleri, dost meclisleri ve anılar Bozis için birbirinden ayrılmaz bir bütün. Başka bir deyişle hepsi birbirini tamamlıyor. İçine doğduğu Rum kültürünün önemli bir parçası olan mutfak ve sofra, kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek ona göre. Bozis, bu geleneği ve tarifleri anlatmaya başlamadan evvel parçaların yerli yerine oturması için ailesinden, çocukluğundan ve çevresinden bahsediyor. “Masal yıllarım” diyor o zaman dilimine. 1950’lerdeki çocukluğunda evde ve dost meclislerinde birlikte yenen yemekleri masal tadında anlatan Bozis; kalabalık sofraları, çeşit çeşit yemeğin pişirilme tekniklerini ve sofra adabını anıyor. Günlük yaşamın yanı sıra bayramlar ve özel günler de sofra buluşmalarına dahil. |
| | | | | | | |  Sula Bozis İstanbul’da doğdu. Zapyon Rum Kız Lisesi’ni, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Güzel Sanatlar Akademisi’nin İç Dekorasyon Bölümü’ne misafir talebe olarak devam etti. Dostlar Tiyatrosu’nun üç yıllık dekor-kostüm eğitiminden sonra, 1970-80 arası Dostlar Tiyatrosu’nda ve özel tiyatrolarda kostüm tasarımcısı ve ilk “etnik” moda tasarımcısı olarak çalıştı. 1967’den bu yana İstanbul ve Anadolu’daki geleneksel el sanatlarını ve özellikle sanayi öncesi kadın emeğini araştırmaktadır; Osmanlı dönemi pamuklu ve ipekli dokuma, makrama, çevre, yazma ve yemek tarihi kültürü üstüne kitapları, makaleleri, sempozyum tebliğleri ve üniversite seminerleri devam etmektedir. Çalışmalarını Atina’da ve İstanbul’da sürdürmektedir. İstanbul yazmaları ve Bursa ipekli kumaşları üzerine Atina, Selanik, Larissa, İtalya, Paris ve Amsterdam’da müze ve kültür evlerinde sergiler hazırlamıştır. 1993’te kurucu ve yöneticisi olduğu Bosforis Arşivi bünyesinde sözlü tarih çalışmalarını günümüze dek sürdürmektedir. “İstanbul” dergisinde yazıları, Homefood internet sitesinde yemek kültürü ile ilgili makaleleri yayımlanmıştır. 2010’da Adalar Müzesi’nin çalışmalarına ve Santralİstanbul’da düzenlenen “İstanbul” sergisi için yapılan çalışmalara arşivinden görsel malzeme ve dokümanter film ile katılmıştır. |
| | | |  | Koç Topluluğunun temellerinin atıldığı Koç Han, Vekam Arşiv |
| | Yüzyılın İzleri Koç Han: Ankara İçin Yeni Bir Bina TarzıVehbi Koç’un 1931’de Peşte, Viyana, Berlin ve Paris’i kapsayan ilk Avrupa yolculuğu bir dönüm noktası olmuştur. Bu şehirlerin canlılığından, mağazalarından ve binalarından etkilenen Koç, ertesi yıl işyerini babasının dükkânından taşımak için Ankara Ulus Meydanı’nda bir bina yaptırmaya karar verir. Binanın tasarımı Milli Eğitim Bakanlığı’nın davetiyle başmimar olarak Türkiye’ye gelen Avusturyalı mimar Ernst Arnold Egli’ye verilir. Dış cephelerin sade modernizmi ve fonksiyonel detaylarıyla Ankara için geleneksel tarzın dışında bir yapıdır bu. Bu anlamda Koç Han, modernleşen Türkiye’nin yeni mimari anlayışını temsil etmektedir. |
| | | | | |
|