YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Bizim Korsanlar – Akdeniz’i Köpürten Osmanlı Leventleri

Bizim Korsanlar – Akdeniz’i Köpürten Osmanlı Leventleri

Yazar:

Kategori: Doğan Kardeş

ISBN: 978-975-08-1641-3

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 07.2009

Resimleyen:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 10.84 TL   Etiket Fiyatı : 16.67 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 168
Boyut : 17 x 23 cm
Tekrar Baskı : 4. Baskı / 09.2014

Unutulmaz bir yolculuk sizi bekliyor!

Adları sanları, kadırgaları silahları, bayrakları ganimetleri, yedikleri içtikleriyle “bizim korsanlar”. 9’undan 99’una bütün deniz ve serüven meraklıları… Vira demir, asılın küreklere!

Bunları okulda öğrenemezsiniz! Barbaros kardeşler Afrika kıyılarında ne arıyordu?

Turgut Reis Malta hazinesini nasıl ele geçirdi? Hollanda futbol takımının adı neden “portakallar”dır? Don Kişot‘un yazarı Cervantes, İnebahtı Savaşında nasıl yaralandı?

New York’ta Coney Adası’na neden Türk Adası denirdi? Hüseyin Paşa niçin Mezzo morto -Yarı ölü- diye anılırdı? Yeniçeri aslan,  Deli Kaptan, 400 yıl sonra geri dönen sancak  ve daha neler neler…

Korsan mı? O da kim!

Korsan, sözlükte  “düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran  deniz haydudu, deniz hırsızı”  diye tanımlanıyor.  Avrupa dillerinde ise bu kavram için iki ayrı  sözcük kullanılır:
Birincisi corsaire, corsario yani korsan;  “deniz akıncısı” demek. İnancı ve ülkesinin çıkarları doğrultusunda yağmacılık yapar. Dost gemilere saldırmaz. Kazancından yöneticilere ve topluma da pay ayırır. İkinci ise pirate, “deniz haydudu” anlamını taşır: Dost, düşman ayırımı yapmaz, kendi ülkesinin gemilerini de yağmalar; sadece kendi çıkarı için savaşır. İkisi arasındaki fark yakalandıklarında da kendini gösterirdi: Korsan hapsedilir, küreğe konurken,  deniz haydudu olduğu kanıtlanan en ağır cezaya çarptırılırdı.

Bu iki sözcük bazen birbiri yerine kullanılsa da aralarındaki farkı bilmekte yarar var. Tarihte bazı ünlü amiraller önce korsanlık yaptı, pek çok korsan da deniz haydutluğundan geldi… Başarılarıyla kendini gösteren deniz kurtları yöneticilerin dikkatini çekip hizmete alındılar, deneyimlerini ülkeleri için kullanıp donanma komutanlığına kadar yükseldiler.

Korsanlığın kısa tarihi
(Bunu okulda öğrenemezsiniz!)

Korsanlık denizlerde  yolculuk kadar eski olmalı. Karadan ulaşım hem uzun, hem yorucuydu. Deniz yolu daha süratliydi,  üstelik çok daha fazla yük taşınabilirdi. Basit  pusula ve haritalara sahip olan kaptanlar açık denizde kaybolmamak için sahile yakın rota izlerlerdi. Kıyıdaki bir büyük bir ağacı, yüksek bir yapıyı işaret alarak  nerede olduklarını saptarlardı. Fakat önemli bir sorun vardı: Sahiller onları avlamak için bekleyen deniz haydutlarıyla doluydu…

Korsanlığın tarihe geçen ilk izlerine MÖ 5000’lerde Arabistan  Yarımadası kıyılarında, Basra Körfezinde  rastlanıyor. Eski  haritalarda bu yörede “korsan kıyısı” diye adlandırılan bir yer  bulunduğu belirtiliyor.

MÖ 7. yüzyıla gelindiğinde  Asurlular Basra Körfezine açılan Hürmüz Boğazında korsanlarla savaştı. Yakın zamanlarda  Somalili deniz hayduklarının petrol ve yük gemilerini ele geçirip fidye  istedikleri haberlerde sık sık gündeme geldi. Yine aynı yörede Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki Aden Körfezinde.

Akdeniz’in  namlı korsanları Anadolu’nun Kilikya –Çukurova– yöresinde faaliyet gösterirdi: Ege ve Doğu  Akdeniz’i kasıp kavurdular. 1000’in üzerinde  gemileri vardı, 400 civarında köy ve kasabayı kontrol ediyorlardı. Romalı general Pompeius’a kadar  kimse onlarla baş edemedi: MÖ 67’de, 500 kadırgalık dev donanmasıyla bugünkü Alanya açıklarında meydana gelen savaşta  korsanları bozguna uğrattı.



Benzer Kitaplar