YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Yollar Ayrılırken – Ortadoğu’nun Geri Kalma Sürecinde İslam Hukukunun Rolü

Yollar Ayrılırken – Ortadoğu’nun Geri Kalma Sürecinde İslam Hukukunun Rolü

Yazar:

Kategori: Cogito

Çeviren:

ISBN: 978-975-08-2302-2

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 08.2012

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 20.46 TL   Etiket Fiyatı : 31.48 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Orijinal Adı : The Long Divergence: How Islamic Law Held Back the Middle East
Sayfa Sayısı : 448
Boyut : 13.5 x 21 cm

“Yollar Ayrılırken – Ortadoğu’nun Geri Kalma Sürecinde İslam Hukukunun Rolü”

Bu kitapta İslami kurumlar ve Ortadoğu ekonomileri konusunda dünyanın önde gelen bir uzmanı, Sanayi Devrimi’nden beri tartışılan bu sorulara yeni yanıtlar sunuyor.

1000 yılında Ortadoğu ekonomisi Avrupa ekonomisinden daha az gelişkin değildi; ama 1800 yılına varıldığında gerek yaşam standartları, gerek teknoloji, gerekse ekonomik etkinlik bakımından çarpıcı düzeyde geriye düşmüş durumdaydı. Batı dünyası çağ atlarken, Ortadoğu ekonomisi modernleşme sürecinin emekleme dönemindeydi. Ortadoğu’yla Batı’nın ekonomik gelişim yolları neden ayrıldı? Ortadoğu niçin 21. yüzyılda bile azgelişmiş bölge konumunda?

Timur Kuran, Ortadoğu’da ekonomik gelişimin tıkanmasını ne bölgenin coğrafi konumuna ne de emperyalizme bağlıyor; dinle ilintili tutumların da bu süreçte kritik bir rol oynamadığını göstererek İslam’la kapitalizm arasında derin bir bağdaşmazlık olmadığını vurguluyor. Azgelişmişliğin kaynağı, modern ekonomik yaşam açısından kritik kimi alanlarda Ortaçağ şartlarına uyarlanmış Islam hukununun değişen şartlara ayak uyduramamasıydı. Ortaçağ’da yüksek bir refah düzeyi sağlayan İslam kurumları, modern ekonomik yaşamın özel sermaye birikimi, kalıcı şirket, seri üretim ve gayrişahsi ticaret gibi özelliklerinin ortaya çıkışını yavaşlatarak, hatta kimi bağlamlarda önünü tıkayarak, gelişimi engellemeye başladı.

19. yüzyıldan itibaren Ortadoğu ülkeleri modern ekonominin kilit kurumlarını ithal ettiyse de bölge ekonomisi açılan uçurumu henüz kapatabilmiş değil. Üstelik kestirme bir çözüm yok. Ortadoğu’nun eski kurumlarından miras kalan ve günümüzde bölgenin ayırıcı özellikleri olan düşük güven duygusu, yaygın yolsuzluk ve zayıf sivil toplum gibi engellerin aşılması kuşaklar sürecektir.

Yollar Ayrılırken İslam dünyasındaki sekülerlik yanlılarının bile ele almakta duraksadığı bir konuda açık sözlü ve dürüst bir tartışmanın önünü açıyor.

Ortadoğu’nun Ekonomik Azgelişmişliği Muamması

İkinci binyılın başında, yani 1000 yılı dolaylarında, İtalya veya Çin’den gelen bir ziyaretçi Ortadoğu’yu yoksul, ticari bakımdan yetersiz ya da örgütsel bakımdan ilkel bir bölge olarak algılamazdı.

Bölge her ne kadar esrarengiz görünebilse de, göze batan özellikleri ekonomik düşkünlük portresi çizmezdi. Üçüncü binyılın başında ise Ortadoğu bölgesi geniş bir kesimce ekonomik bakımdan hantal bir bölge sayılmaktadır. Bu görüşü destekleyen istatistikler az değildir. Bölgedeki firmaların yarısından fazlası elektrik kısıntılarını, telekomünikasyon güçlüklerini ya da ulaşım zorluklarını ticari başarıları önünde büyük bir engel olarak görüyor; Avrupa’da aynı oran dörtte birin altında. Bölgedeki ortalama ömür esas olarak Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Doğu Asya’nın bir bölümünden oluşan yüksek gelirli ülkelere oranla 8,5 yıl daha kısa. Kişi başına gelir ise yüksek gelirli ülkelerdeki ortalamanın yüzde 28’ine denk. Bölgedeki yetişkinlerin ancak dörtte üçü okuryazar; buna karşılık ileri ülkelerde neredeyse tam okuryazarlığa varılmış durumda.

1750 sonlarında görüntü farklıydı. O dönemde Londra ya da Amsterdam’da ortalama işçinin alım gücü Doğu Akdeniz’in en büyük metropolü ve önde gelen ticari merkezi İstanbul’daki ortalama işçininkinin yalnızca iki katıydı. İzleyen dönemde Ortadoğu ve Batı yaşam düzeyleri arasındaki uçurum I. Dünya Savaşı’na kadar açıldı. O zamandan beri ise büyüme oranları aşağı yukarı eşittir. Bir oran olarak ölçüldüğünde, 21. yüzyıl başlarında Batı ile Ortadoğu arasındaki kişi başına gelir uçurumu bir yüzyıl önceki düzeyde duruyor.



Benzer Kitaplar