YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Sonradan Yaşamak

Sonradan Yaşamak

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Roman

ISBN: 978-975-08-1574-4

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 03.2009

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 8.42 TL   Etiket Fiyatı : 12.96 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 224
Boyut : 13.5 x 21 cm

Tanınmış ressam Zefir’e “canlı model”lik yapan Nazire, hayat›yla da bir yazara konu olursa neler yaşanır?
Beyoğlu’nda nostaljik bir otelde bu üç kişi arasında başlayan garip olaylar sırasında yazar, romanı için taslak üstüne taslak karalayıp durur. Ressam ise kendisine poz veren Nazire’nin yerinde ona çok benzeyen gizemli bir hayalet görerek ardına düşer. Bu hayalet, Nazire’nin çoktan sildiği geçmişinden gelmektedir: Böylece unutmak istediği bir aile dramını sonradan yaşayarak hayatında bir sınıra gelecektir…
Bu romanda okuyucuyu alışılmadık bir son beklemektedir.
Kuşkusuz, benim Zefir’in bulduğu ve kendisine modellik etmesini istediği genç kadının ardına düşmem (olayların başını anımsayalım), mektuplaşmamız sırasında daha yakından tanımaya başladığım “o”nu kendi romanım için canlı model haline getirmeye çalışmam (bu duyulmadık, benzersiz olay) Zefir’in işine bir nazire yapmamdan başka bir şey değildi. Zefir beni etkilemişti, kuşkusuz ona özeniyordum. Fakat aynı zamanda bu işte Zefir’e yapılmış bir “ithaf” olsa bile ondan ayrıldığımı duyuyordum. Ben Nazire’ye –ölü gibi poz verdirmek şöyle dursun!– asla poz verdirmediğim gibi, tam tersine… Nazire benim için, kalemimin ucundaki kadındı ve kalemimi o oynatıyordu.
Başarabilirsem romanımı yaşamın kendisine yazdıracaktım. Ortaya bir yaşam çıkacak: sıradan yaşamla titreşim halindeki başka bir yaşam.

(...) modelin adından başlayalım. Nazire: Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış (...). Kuşkusuz, benim Zefir’in bulduğu ve kendisine modellik etmesini istediği genç kadının ardına düşmem (olayların başını anımsayalım), mektuplaşmamız sırasında daha yakından tanımaya başladığım “o”nu kendi romanım için canlı model haline getirmeye çalışmam (bu duyulmadık, benzersiz olay) Zefir’in işine bir nazire yapmamdan başka bir şey değildi. Zefir beni etkilemişti, kuşkusuz ona özeniyordum. Fakat aynı zamanda bu işte Zefir’e yapılmış bir “ithaf” olsa bile ondan ayrıldığımı duyuyordum. Ben Nazire’ye –ölü gibi poz verdirmek şöyle dursun!– asla poz verdirmediğim gibi, tam tersine... Nazire benim için, kalemimin ucundaki kadındı ve kalemimi o oynatıyordu. Başarabilirsem romanımı yaşamın kendisine yazdıracaktım. Ortaya bir yaşam çıkacak: sıradan yaşamla titreşim halindeki başka bir yaşam.



Benzer Kitaplar