YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Rosshalde

Rosshalde

ISBN: 978-975-08-0604-2

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 08.2003

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 16.80 TL   Etiket Fiyatı : 24.00 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Orijinal Adı : Rosshalde
Sayfa Sayısı : 160
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 11. Baskı / 02.2021

Parçalanmanın eşiğindeki bir aileyi barındıran hüzünlü malikâne Rosshalde’de; varlıklı ve başarılı ressam Johann Veraguth ile kendisi gibi sanatçı, piyanist eşi Adele arasındaki derin yabancılaşma sonucu “çift yalnızlığa” bürünen mutsuz evliliği bir arada tutan son bağ küçük oğul Pierre’in varlığıdır. Rosshalde malikânesi beklenmedik bir trajediyle sarsılınca, Veraguth için küçük oğluna duyduğu sevginin ve yurtsuz, köksüz kalarak sürüklenme kaygısının yıllardır gölgelediği başka bir patika belirir: Kendini keşfetme yolculuğu.

Evlilikle biçimlenen esaretin duygusal gerilimini çarpıcı bir anlatımla resmeden ROSSHALDE (1914) otobiyografik izler taşır. Bir yandan ressamlık Hesse’nin de sanatçı kişiliğinin bir parçasıdır; yine kendini keşfetme teması bağlamında Hint kültürü ve Budizm’le iç içe oluşunun çok öncesinde, 1911’de çıktığı uzun Hindistan yolculuğu isyankâr ruhuyla barışma girişimi anlamına gelebilecek bir ilk deneyim oluşturur.

“Rosshalde”, insan ruhunun karanlık kaynağında bireyselleşen ve kişiliği oluşturan “bireyin tekrar edilemez yazgısı”nı betimliyor.

Kitaba konu olan mutsuz evliliğin tek nedeni yanlış seçim değil; sorun çok daha derinlerde, bir sanatçının ya da düşünürün evliliğe yatkın olup olmadığında. Bunun cevabını bilmiyorum ama benim durumum kitaba alabildiğine yansıdı; burada sona eren bir şey var, umarım gerçek hayatta onunla başka türlü başa çıkabilirim. – Hermann Hesse
(ROSSHALDE’nin yayımlanması sebebiyle babasına yazdığı mektuptan)

On yıl kadar önce Johann Veraguth’un satın alarak içine girip yerleştiği Rosshalde, bahçesinde otlar bürümüş yolları, yosun tutmuş bankları, kırık dökük basamaklardan oluşan merdivenleri, balta girmemiş bir ormana benzeyen parkıyla bakımsızlıktan harap eski bir malikâneydi. Yaklaşık sekiz dönümlük arazi üzerinde, ahırıyla ve tapınağı andıran kameriyesiyle biraz viran konaktan başka şey bulunmuyordu; kameriyenin kapısı yamulmuş menteşeler üzerinde çarpık duruyor, bir zaman mavi ipek kumaşla kaplı duvarları yosun ve küften geçilmiyordu. Malikânenin yeni sahibi Veraguth köhne kameriyeyi hemen yıktırmış, ama bu aşk yuvasının eşiğinden aşağıdaki göle inilen, zamanla aşınmış on basamaklık taş merdiveni olduğu gibi bırakmıştı. Yıkılan kameriyenin yerine kendi atölyesini inşa ettirmiş, yedi yıl bu atölyede resim yapmış, günlerinin büyük bölümünü burada geçirmiş, ama hep konakta yatıp kalkmıştı. Derken aile içinde giderek büyüyen sürtüşmelere daha fazla dayanamamış, büyük oğlunu evden uzaklaştırarak başka kentlerdeki okullara yollamış, konağı karısıyla hizmetçilere bırakıp kendisi için atölyenin bitişiğine iki oda yaptırmıştı. O gün bu gün bu iki odada adeta bir bekâr hayatı sürüyordu. Güzelim konağa günahtı doğrusu: Bayan Veraguth yedi yaşındaki oğlu Pierre’le konağın yalnızca üst katında kalmaktaydı; kuşkusuz, ziyaretçilere ve konuklara kapısını açmıyor değildi, ama kalabalık toplulukları konakta asla ağırladığı olmuyor, dolayısıyla bir sürü oda yıllardır kullanılmadan öylece duruyordu.



Benzer Kitaplar