YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Rosshalde

Rosshalde

ISBN: 978-975-08-0604-2

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 08.2003

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 13.00 TL   Etiket Fiyatı : 20.00 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Orijinal Adı : Rosshalde
Sayfa Sayısı : 168
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 10. Baskı / 10.2019

Parçalanmanın eşiğindeki bir aileyi barındıran hüzünlü bir malikâne Rosshalde. Ressam baba, mutsuz evliliğinin yarattığı düş kırıklığı içinde “kale”sine çekilmiş, bahçedeki atölyesinde kalırken, piyanist karısı ve onları bir arada tutan son bağ olan küçük oğulları malikânede yaşamaktadır. Küçüğün amansız bir hastalıktan ölmesiyle, aile bir daha birleşmemek üzere dağılır: Baba kendini sanatına adayıp Hindistan’a gitmeye karar verirken, anne büyük oğluyla birlikte belirsiz bir geleceğe adım atar. Rosshalde’nin kapıları, belki de bir daha açılmamak üzere kapanır. Hermann Hesse’nin 1914’te kaleme aldığı Rosshalde, yazarın kendi yaşamından izler taşıyor: Ressamlık, Hesse’nin sanatçı kişiliğinin bir parçasıydı. Doğu kültürüne yakınlığıyla tanınan Hesse 1911’de uzun bir Hindistan yolculuğuna çıkmış, 1919’da ise ilk karısından ayrılmıştı. Oysa romanın yayımlanması üzerine babasına yazdığı mektupta bambaşka bir dilek saklıydı: “Kitaba konu olan mutsuz evliliğin tek nedeni yanlış seçim değil; sorun çok daha derinlerde, bir sanatçının ya da düşünürün evliliğe yatkın olup olmadığında. Bunun cevabını bilmiyorum, ama benim durumum kitaba alabildiğine yansıdı; burada sona eren bir şey var, umarım gerçek hayatta onunla başka türlü başa çıkabilirim.”

On yıl kadar önce Johann Veraguth’un satın alarak içine girip yerleştiği Rosshalde, bahçesinde otlar bürümüş yolları, yosun tutmuş bankları, kırık dökük basamaklardan oluşan merdivenleri, balta girmemiş bir ormana benzeyen parkıyla bakımsızlıktan harap eski bir malikâneydi. Yaklaşık sekiz dönümlük arazi üzerinde, ahırıyla ve tapınağı andıran kameriyesiyle biraz viran konaktan başka şey bulunmuyordu; kameriyenin kapısı yamulmuş menteşeler üzerinde çarpık duruyor, bir zaman mavi ipek kumaşla kaplı duvarları yosun ve küften geçilmiyordu. Malikânenin yeni sahibi Veraguth köhne kameriyeyi hemen yıktırmış, ama bu aşk yuvasının eşiğinden aşağıdaki göle inilen, zamanla aşınmış on basamaklık taş merdiveni olduğu gibi bırakmıştı. Yıkılan kameriyenin yerine kendi atölyesini inşa ettirmiş, yedi yıl bu atölyede resim yapmış, günlerinin büyük bölümünü burada geçirmiş, ama hep konakta yatıp kalkmıştı. Derken aile içinde giderek büyüyen sürtüşmelere daha fazla dayanamamış, büyük oğlunu evden uzaklaştırarak başka kentlerdeki okullara yollamış, konağı karısıyla hizmetçilere bırakıp kendisi için atölyenin bitişiğine iki oda yaptırmıştı. O gün bu gün bu iki odada adeta bir bekâr hayatı sürüyordu. Güzelim konağa günahtı doğrusu: Bayan Veraguth yedi yaşındaki oğlu Pierre’le konağın yalnızca üst katında kalmaktaydı; kuşkusuz, ziyaretçilere ve konuklara kapısını açmıyor değildi, ama kalabalık toplulukları konakta asla ağırladığı olmuyor, dolayısıyla bir sürü oda yıllardır kullanılmadan öylece duruyordu.



Benzer Kitaplar