YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
O Boşluk

O Boşluk

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Roman

ISBN: 978-975-08-2234-6

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 04.2012

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 14.26 TL   Etiket Fiyatı : 20.37 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 336
Boyut : 13.5 x 21 cm

YKY Edebiyat / Yazılar
Doğan Yarıcı’dan Ezber Bozan Bir Roman: O Boşluk
“Bize defne ağacını kim öğrettiydi? Asmanın üzüm verdiğini? Çamın çam olduğunu, kumun cam? İki adımda bir ne demeye yaşadığımızı? Unuttuğumuzu bilginin sahibini.”

Son romanı Kıyıda 2007 yılında yayımlanan Doğan Yarıcı, O Boşluk adlı yeni kitabıyla etkileyici ve zorlu bir roman ya da bir şiir-metinle  edebiyatseverlerin karşısında…
Bir büyücü edasıyla dili eğip büken, bozup yeniden kuran Doğan Yarıcı’nın bu kitabı, çocukluk ve ölüm arasında gidip gelen bir sarkaç gibi.
O Boşluk bir yanıyla dostluk üzerine unutulmayacak bir ağıt, diğer yanıyla ise benzersiz bir aşk, varoluş, yok oluş, saplantı, kaçma, derinleşme ve uçma güncesi. Bir günce olarak kurgulanan kitabın anlattığı bir yıllık bir zaman dilimi. Klasik bir günce tutma mantığından farklı bir yaklaşımla metinlerin yer aldığı, her biri bir güne tekabül eden sayfalardaki tarihler aslında sadece zamanı birbirine tutturarak devamlılığı sağlıyor.  Doğan Yarıcı’nın bu metaforik, yer yer eksik günlerin bulunduğu güncesinde, günler birbirini takip etse de, metinler çoğunlukla birbirinden kopuk. Parça parça birbirine ekleniyor. Hayat gibi. Yazar, bu noktada okuruna bir oyun ediyor:  Özü itibariyle parçalı zamanla, hayatla, ölümle ilgili derdini, alışılmışın dışında bir anlatım diliyle okuruyla paylaşıyor. Bu parçalı öz,  şaşırtıcı bir kurguyla hem kitabın biçimine geçiyor hem de yuvarlandıkça büyüyen bir kartopu gibi kendi üzerine katlanıyor, yuvarlanıyor, bütünleşip büyüyor. Kitap bittiğinde, bu parçalı hali dönüşüp bütünleniyor. Yokmuş gibi görünen olay örgüsü, kitabı kapatınca insanın zihninde canlanıyor; kitabın kahramanının başından neler geçtiği anlaşılıyor.

“Gölge gibi kara, kayrak gibi, gece gibi, bulut gibi, yağmur gibi kara, hayatımda gördüğüm en acayip, en tapınası kara. Ürkünçlüğün sınırında, bir adım daha atsam kaybolacağım karanlığında. Ürpertici ama ayartıcı da. İşte böyle bir sınırda. Kaldım öyle karşısında. Çok uzun geldi, fotoğraflarım yırtılmıştı duvarlardan, misketlerim ütülmüştü, telden arabam yürütülmüştü, kâğıtlar var artizler yoktu. Azrail miydi, bir peri mi, neydi, gittim ona. Sen ölürken ben âşık oluyorum Uşu! Sen ölürken ben nasıl âşık olabiliyorum!”



Benzer Kitaplar