YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Naum Tiyatrosu – 19.Yüzyıl İstanbul’unun İtalyan Operası

Naum Tiyatrosu – 19.Yüzyıl İstanbul’unun İtalyan Operası

Yazar:

Kategori: Sanat

ISBN: 978-975-08-1801-1

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 06.2010

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 22.27 TL   Etiket Fiyatı : 34.26 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 408
Boyut : 16.5 x 24 cm

İtalyan operasının 19. yüzyıl İstanbulu’nda ciddi anlamda filizlenmeye başlayarak geliştiği Beyoğlu’ndaki Naum Tiyatrosu, yandığı 1870 yılına kadar yaklaşık 30 yıl boyunca şehrin kültür ve sanat hayatında çok önemli bir rol oynamıştı. Bugün yerinde Çiçek Pasajı’nın bulunduğu sahne ilk olarak ilüzyonist Bartolomeo Bosco tarafından inşa edilmiş ve ardından idare arsa sahibi olan Halepli Naum ailesine geçerek zaman içerisinde Naum Tiyatrosu adını almıştı. 1848’de kârgir olarak yeniden inşa edilen bina, Sultan Abdülmecid’in de maddi ve manevi desteğini almış ve İstanbul’da opera sahneleme imtiyazını da kazanarak bir tür imparatorluk tiyatrosu haline gelmişti. Emre Aracı’nın yerli ve yabancı pek çok kaynağı tarayıp, arşiv belgelerini inceleyerek bir araya getirdiği bu kaynak kitapta, Naum Tiyatrosu inşaatından yok oluşuna, sanatçı profilinden seyirci mozaiğine, sahnelenen opera repertuvarından varyete temsillerine, karnaval balolarından yaşanan skandallara kadar pek çok değişik yönüyle ilk defa kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

“Opâre”

“Acaip san’atlar”

Opera sanatının İstanbul’a gelişine bakmadan önce bu şehirle bu sanat formu arasındaki enteresan bir tarih bağını burada tekrarlamadan geçmemek gerekir. Bilindiği üzere opera Rönesans’ın Yunan medeniyetine dayalı hümanistik felsefesi içerisinde notaları kayıp müzikli eski Yunan trajedilerinin yeniden yaratılması arayışı içerisinde İtalya’da 16. yüzyılın sonunda doğmuş bir sanattır. Endülüs’ten Arapları çıkartan Avrupa buradaki Arap kütüphanelerinde bulduğu eski Yunan edebiyatı eserlerinin yanı sıra, İstanbul’un 1453’te Türkler tarafından fethinin ardından da Bizans’tan Batı’ya göç eden kültür adamlarının etkisi altında kalmıştır. Başta Floransa olmak üzere İtalya’da sanatta yaşanan bu yeniden doğuş operayı doğurmuş, fethi sonradan pek çok operaya da konu olmuş olan İstanbul şehri ise dolaylı olarak bu döllenmenin bir tohumu olmuştur. Floransa’da yerleşik besteci Jacopo Peri (1561-1633) ve şair Ottavio Rinuccini (1562-1621) bugün opera türündeki ilk eser olarak kabul edilen Dafne’nin (1598) yaratıcılarıdır. Dafne’nin notaları kaybolmuş olmasına rağmen 1600 yılında Fransa kralı IV. Henri ve Marie de Medici’nin düğünleri vesilesiyle Peri’nin yine Rinuccini’nin metni üzerine bestelediği ve meşhur Orfeo ve Euridice hikâyesi üzerine kurgulanan Euridice bu türde günümüze ulaşan ilk operadır. Ancak bugün repertuarın en eski operası Cremona doğumlu Claudio Monteverdi’nin (1567-1643) yine yarı müzik tanrısı Orpheus üzerine 1607’de Mantua’da besteleyerek sahnelediği L’Orfeo’sudur.



Benzer Kitaplar