YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Evlilik Hayatı

Evlilik Hayatı

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Roman

ISBN: 978-975-08-2335-0

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 08.2012

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 18.15 TL   Etiket Fiyatı : 25.93 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 456
Boyut : 13.5 x 21 cm

“Evlilik Hayatı”

İbranice edebiyatın klasiklerinden kabul edilen Evlilik Hayatı geçen yüzyıl başı Viyanası’nda Yahudi bir yazar ile onu aşağılamaktan, sömürmekten, hiçe saymaktan zevk alan aristokrat karısı arasındaki sadomazohist ilişki ekseninde kötülüğün doğasını sorguluyor.
Yazar kimliğini oturtmakla meşgul roman kahramanı Gurdweill, onu durmadan başka erkeklerle aldatan karısı Thea’dan ayrılmayı göze alamayarak hem onu gerçekten seven arkadaşı Lotte’nin hem de kendisinin felaketini hazırlıyor. Gurdweill’ın mutsuzluğu, yalnızlığı, çektiği vicdan azabı iki Dünya Savaşı arasında Viyana şehrinin kasvetli mekânları ve mekanikleşen insanlarıyla birleşince, neden sonuç ilişkilerinin koptuğu Kafkaesk bir dünyaya sürüklüyor okuru: Sanki bir kehanet!

Gurdweill, vananın koridordan gelen gümbürdemesiyle uyandı. Gürültü etraftaki boşluğu bir anda tamamen doldurdu, hâlâ şafağın yarım ışığıyla demlenmekte olan odalara sızdı ve Rudolf Gurdweill’ın uyuyan bedenini işgal etti.
Vananın gürültüsü belki de uyanmadan hemen önce Gurdweill’ın tatsız bir rüya görmesine yol açmıştı, zira duyuları netliğe kavuşurken içinde debelenen ilk his isteksizlikti: Bu muhtemelen içinde, bilincin öte tarafında kalan rüyanın bir sonucuydu.
Gurdweill kısa süre gözleri kapalı vaziyette dinleyerek uzandı. Fakat bu arada sessizlik geri döndü ve Gurdweill sadece, koridorda kapanan bir kapının tıkırtısını ses çoktan azalıp yok olduktan sonra, gecikerek, adeta soyut bir şeymişçesine yakaladı.
Daha sonra pencerelere döndü ve gözlerini açtı. Pencerelerin ağaran günün ışığıyla epey sarardıklarını gördü, bu onun uykuya geri dönme arzusunu derhal güçlendirdi. Sanki bir tehlikeden kaçıyormuşçasına, hızla sağ tarafına dönerek yorganı başının üzerine çekti.
Aşağıda, Kleine Stadtgutgasse’de, ağır bir vagon amansızca gıcırdayarak ve pencere camlarını deprem gibi sallayarak yavaşça geçti. Onun “Nordbahnhof’tan bir kömür vagonu” olduğuna karar verdi Gurdweill. Artık, asla uykuya geri dönemeyecekti. Gıcırdama, uykulu zihni sesleri dışarıdan değil de kendi ruhunun bir köşesinden geliyormuş gibi algılayana kadar aptalca bir inatçılıkla kendi kendini tekrar eden iki üç çıldırtıcı monoton sese düştü, oysa vagon artık oldukça uzaktaydı. Ani bir panikle yerinden fırladı ve yatakta doğruldu. Geniş olmayan odanın etrafına göz attı ve gözleri arkadaşı Ulrich’in yüzü duvara dönük halde uyumakta olduğu sağ tarafındaki kanepeye takıldı. Uyuyan arkadaşını görünce kendisini birdenbire ve tarifsiz şekilde uyanık hissediverdi. Bugün yapmak zorunda oldukları da bir baskı hissiyle beraber zihnine doluştu. Boyun eğişle, “Yapacak bir şey yok! İstesem de istemesem de oraya gitmek zorunda kalacağım!” diye söylendi kendi kendine. Hâlâ fazladan zamanı vardı ve birazcık daha uyuyabileceği umuduyla tekrar yatağa uzandı. Fakat sanki inadına, düşünceleri aynı tatsız konu etrafında dönüp durmaya devam etti ve Gurdweill onları durduramadı.
Oda, erken baharın tatlı, berrak sabahıyla doluyordu. Ulrich doğruldu ve miskin bir fısıltıyla bir şey söyledi. Gurdweill uyuyormuş gibi yaptı. O anda canı kimseyle konuşmak istemiyordu. Yarı kapalı gözkapaklarının arasından ona her nedense sarsak, saçma ve tutarsız görünen kayıtsız, ruhsuz hareketlerle giyinen arkadaşını izledi. “Bu adam gülünç bir yaratık” diye düşündü ve “anlamsızlığı özellikle kendi başınayken daha belirgin...”
Sonunda, artık orada uzanmaya devam etmesi zorlaştı. Şehrin erken baharın güneş ışığında yıkanmış caddelerini hayal etti ve dışarıda olmak istedi. Sabırsızlıkla Ulrich’in işe gitmesini bekledi. Fakat Ulrich sanki ona inat bu sabah etrafta her zamankinden fazla dolandı; defalarca koridora çıktı, dolaptan yaka aldı, tekrar yerine koyup bir başkasını aldı ve kıyafetlerini temizlemek için aşağı yukarı yarım saat harcadı.
Ulrich, saat sekiz civarında çıktı. Gurdweill, yataktan fırlayarak pencerenin yanına gitti. Küçük caddeye yayılan gök mavisi nisan sabahını görünce içi büyük bir sevinçle doldu. Böyle bir günde hayatta olmak, dolaşmak, nefes almak iyiydi. O anda Gurdweill’ın endişeleri hafifledi; her şey daha kolay göründü. Kıyafetlerinin bir sandalye üzerine serili durduğu yatak tarafına geri döndü ve hızla giyinmeye başladı.



Benzer Kitaplar