YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Doğu’da Kahve ve Kahvehaneler

Doğu’da Kahve ve Kahvehaneler

Kategori: Tarih

Çeviren: ,

ISBN: 978-975-06-0046-X

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 10.1999

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
40.60 TL  
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Orijinal Adı : Cafés d’Orient revisités
Sayfa Sayısı : 240
Boyut : 16.5 x 24 cm
Tekrar Baskı : 2. Baskı / 03.2022

Doğu’da Kahve ve Kahvehaneler

Doğu ile Batı’yı ayıran kültürel sınır, tarih boyunca hep toplumsal alışkanlıkların mimarisiyle inşa edildi. 16. yüzyılda gündelik hayatın merkezine yerleşen kahve hem bir alışkanlık mimarı hem de rağbet gördüğü toplum adına konuşan gözü pek bir sözcüydü. Zihniyet dünyamızın tortulaşmış yasaklarını, onun sayesinde fark edebildik. Ama daha da önemlisi bu koyu ve acı içeceğin cazibesine kapılarak bir sohbet halkasına girip birbirimizi tanımayı öğrendik.

Kahvenin büyüsü, kahvehaneleri yarattı. İslam coğrafyasında şekillenen siyasi muhalefet ve sosyalleşme, bu mekânların çatısı altında bir anlam kazanmış, toplumsal haberleşmeden ahlak dünyasına, mimariden eğlence hayatına uzanan yol boyunca bu mekânların varlığı önemini hep korumuştur.

Kahvehaneler, Doğu’nun ruhunu arayanlar için öncelikli bir gözlem alanıdır. “Doğu’da Kahve ve Kahvehaneler” bu alana farklı açılardan yaklaşan tarihçi, sosyolog ve etnologların İstanbul, Selanik, Kahire, Şam, Halep, Tahran ve Cezayir’i kuşatan toplumsal coğrafya üzerindeki araştırmalarını bir araya getiriyor.

 

 

Elbette her şey kahveyle başlıyor; uyarıcı ve mayasız (çay, çikolata ve mate gibi) sıcak içecekler sınıfında yer alan bu içecekle. Bunlarla birlikte, ısınmak ve uyarıcı maddelerle hem fiziksel bedene hem de toplumsal bedene güç kazandırmak gibi insan türünün evrensel gereksinimleri arasında sayılabilecek şeylerle karşılaşıyoruz; bu içecekler, simgesel temsillere bağlı olduklarından, çoğu kez, kutsal(lar)la bağ kurmayı sağlamaktadır. İçecek olarak bilinen kahve, ağacının yabani olarak yetiştiği Etiyopya’dan ve Yemen’den başlayarak yayılmıştır; kurutulan, kavrulan ve öğütülen kahve çekirdeği kaynatılarak hazırlanmaktadır.

İçecekler konusunda birkaç çıkış noktası belirleyelim: Teknik, toplumsal ve simgesel olguların birleşme noktasında yer alan içeceklerin, hazırlanmaları ve içilmeleri için kimi nesneler gerekir –bu nesneler de birer aracıdır ve anlam taşırlar, kullanımları belli bir zaman ve mekâna bağlıdır; içecekler, toplumsal kabul ve dışlama oyunu içinde kişisel ve toplumsal kimliğin belirleyici öğeleridir; sonuç olarak, gerçek dünyayı değiştirmek ve aşmak, ayrıca yeniden üretmek için birer aracıdırlar. İşte bu anlamda: “İçmek, temelde toplumsal bir edimdir, belli bir toplumsal bağlamda gerçekleşir” denebilir.

İçecekler söz konusu olduğunda, anlam alanlarının incelenmesinin her topluluğa özgü küçük farklılıklar yelpazesi sunduğu kuşku götürmez – özgünlüklerin getirdiği zenginlik ve dilin aktardığı iletilerin zenginliği. “İçmek” kavramı çevresinde Arap, Türk ve Fars terminolojisine kısaca göz atarsak birkaç saptamada bulunabiliriz: İçki ve sigara tüketimi (Fransızca boire, fumer) için Türkçede ve Arapçada, aynı terim kullanılmaktadır (Türkçede içmek, Arapçada şürb). Oysa, katı gıdaların ve sıvıların tüketimi için farklı sözcükler vardır: Türkçede yemek, Arapçada ekl gibi. Farsçada horden fiili katı gıdaların tüketimi için kullanılmakta, sıvılar için nuşiden, sigara içinse keşiden denmektedir.

İncelediğimiz toplumlarda içme eylemi yeme eyleminden belirgin bir biçimde ayrılsa da, her iki durumda da sıvıların ve sigaranın kullanımında terimsel bir fark gözetilmediğini belirtelim: Alkollü ya da uyarıcı bir içecek, tütün ya da esrarlı sigara gibi “içilir”. Türkçede, içecekleri, özellikle de alkollü içecekleri belirten içki terimi, sıvı gıdaları daha geniş bir biçimde belirten genel terim olan içecek’ten ayrılır.



Benzer Kitaplar