YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Ağacın Çürüğü

Ağacın Çürüğü

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Yazılar

ISBN: 978-975-08-0737-5

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2004

Hazırlayan:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 28.00 TL   Etiket Fiyatı : 40.00 TL
-+

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 291
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 9. Baskı / 09.2020

“Ağacın Çürüğü”, “Baldaki Tuz”, “Ustadır Arı” ve “Zulmün Artsın” Yaşar Kemal’in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılarından ve konuşmalarından derlenen kitaplardır. Yazarın düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir.

“Sayın muhbir vatandaş, sen bu yurdun çürümesinin başlangıcıydın ve sonu olacaksın. Senin bol bol işlediğin yerde, hangi toplum olursa olsun, bir düşmanlıklar kargaşası çıkar… Sayın muhbir vatandaş, sen bir ölçüsün. Senin bir toplumda ölçülerden biri olman yıkımdır. Sen oyunların en korkuncusun.”
Yaşar Kemal

“Yaşar Kemal büyük bir yazardır. Onun eserlerini okumak, zengin kazanımlar sağlayan büyük bir serüvendir.”
Fönstet (İsveç)

İnsanlar dünyaya geldikten sonra, ellerinden alınamaz, ya da alınmaması gereken birtakım haklara sahip olurlar: Yaşama hakkı, yeme hakkı, doyma hakkı, başını sokacak bir deliği bulma hakkı, işkence edilmeme, tutsak olmama, sömürülmeme hakkı, eğlenme, dinlenme, gülebilme hakkı... Ne bileyim ben, bir sürü hak... Bunların hepsi insanların insanca yaşamasını sağlarlar. Bunlardan bir tanesi olmazsa insanoğlunun onuru zedelenir, yaşamasının tadı tuzu kalmaz. Şu yaşanası dünya ağı kesilir insanın başına.

Yüzyıllardan beri insanoğlu yaşamasını sağlayan hakları için çetin savaşlar vermiştir. Daha da veriyor.

Dünya ilerledikçe, insanoğlu haklarını savundukça, dişiyle tırnağıyla koparıp aldıkça daha yeni, daha başka haklar da karşısında boy gösteriyor. Bu haklar da öteki haklar kadar önemli, onlar kadar yaşamaya karışmış, onlar kadar vazgeçilmez, onlar kadar olmazsa olmaz haklar oluyor: Hür olma hakkı. Bunun üstünde durmayacağım o kadar. Devrimiz bir hürriyetler savaşı devri.

Benim demem o ki, bunlar kadar önemli, vazgeçilmez, olmazsa olmaz bir hak var devrimizde. Bu hakkın hak olması, öyle derinden duyulması o kadar uzak değil ama, şimdi hakların içinde birincilerden: Okuma hakkı...

Her insanın okuma, öğrenme hakkı var. Artık kimse bu hakkı insanların elinden alamamalı. Birçok milletler, yüzyılımızda halklarına bu hakkı çoktan sağladılar. Artık halklarına bakarlarken yüzleri kızarmıyor, utanmıyorlar. Halklarını yüzde yüz okutmamış milletlere de hiç çekinmeden “geri millet” diyorlar.

Şimdi bütün bunlar karşısında, gelelim bizim halimize... İstatistikler diyor ki, Türkiyenin yüzde otuzu okur yazar. Değil, iyi biliyorum ki, değil. Ben köylerde, gazete manşetini okuyamayan çok ilkokul mezunu gördüm. Anasına mektup yazamayan epeyce okuryazar gördüm. Şimdi buna, diyelim ki doğru, bu yüzde otuzun çoğunluğu şehirlerdedir. Köye düşse düşse yüzde onu düşer. Yani yüzde seksenin yüzde yetmişi şu atom, şu jet devrinde körkütük cahil, dünyadan habersiz. Bu adamlar ormanlarımızı yakıp, ocağımızı söndürüyorlar diyoruz. Bunlar bu gidişle adam olmazlar, diyoruz. Haklarında, onların hiçbir şeyden haberi olmadan, göğsümüzü gere gere türlü sözler ediyoruz. Halbuki bütün bu dertlerin, bu kötülüklerin, bu uykunun bir kaynağı var; o da, insanların ellerinden okuma haklarının alınması.



Benzer Kitaplar