YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Yirminci Yüzyıl Üzerine Düşünceler – Timoty Snyder’in Katkısıyla

Yirminci Yüzyıl Üzerine Düşünceler – Timoty Snyder’in Katkısıyla

Yazar:

Kategori: Cogito

ISBN: 978-975-08-2550-7

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 05.2013

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 19.26 TL   Etiket Fiyatı : 29.63 TL
Tükendi

Saat 14:30’a kadar verdiğiniz siparişler aynı gün kargoya verilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 440
Boyut : 13.5 x 21 cm

Yirminci yüzyılı düşünmeye nereden başlayabiliriz?

Onu biçimlendiren düşünceler, olaylar, kişiler toplamına nasıl anlam verebiliriz? Onun başarılarını ve dehşetini zihnimizde nasıl açık seçik bir senteze ulaştırabiliriz. Verdun ve Hiroşima’nın, holokost ve İsrail’in, Hitler ve Stalin’in, Keynes ve Hayek’in, Sartre ve Aron’un, Reagan ve Gorbaçov’un dünyalarını nasıl anlayabiliriz? Daha önemlisi bunlardan nasıl bir ders çıkarabiliriz?
Yirminci Yüzyıl Üzerine Düşünceler’de tanınmış tarihçi Tony Judt  bu soruların cevabını araştırıyor. Kitap Judt’un dejeneratif bir hastalığın pençesinde kıvrandığı son aylarında meslektaşı Timoty Snyder ile yaptığı bir dizi konuşmadan oluşuyor. Bu konuşmalar Yahudi bir göçmen ailenin çocuğu olarak doğduğu Londra’daki çocukluğundan New York’taki son aylarına kadar Judt’un hayatı etrafında yapılandırıldığı için bir anlamda onun hayat hikâyesini de içeriyor.

1.
Adı Üstünde: Yahudi Sorgulayıcı

Çocukluğumu düşünmenin iki yolu var. Bir perspektiften bakılınca, 1950’lerin tam da alt-orta sınıf Londra’sına özgü, düpedüz alışılmış ve biraz yalnız bir çocukluktu. Başka bir perspektiften bakılınca, Orta Avrupa’nın doğu kesiminden gelme göçmen Yahudilerin 20. yüzyıl ortalarındaki tarihini yansıtan, egzotik, özgün ve dolayısıyla ayrıcalıklı bir çocukluktu.

Tam adım Tony Robert Judt’tur. Robert benim için annem Stella’nın seçtiği bir İngilizlik taslaması olduğundan, anlatmaya onunla başlayayım. Annemin babası Solomon Dudakoff, Rus Çarlığı’nın başkenti St. Petersburg’da büyümüş. Öldüğünde ben sekiz yaşındaydım. Onu haham kırması bir güreşçiyi azıcık andıran, iriyarı, sakallı bir Rus asker tipi olarak hatırlıyorum. Aslında bir terzi olmasına karşın, muhtemelen mesleğini orduda öğrenmişti. Annemin annesi Jeannette Greenberg, Moldava’dan gelme bir Rumen Yahudisiydi; ailesinin bir dönem Çingenelerle uygunsuz gizli ilişkilere girdiğine dair rivayetler vardı. Şaibeli bir Çingene falcısına kesinlikle benziyordu: Ufak tefek, muzip, hafiften ürkütücü. Romanya’nın aynı bölgesinden bu soyadını taşıyan, bazıları herhalde aynı kasabadan gelen ve akraba olan birçok ailenin bulunması nedeniyle, oğullarım sert vuruşlarıyla tanınan büyük Yahudi beysbolcu Hank Greenberg’le akraba olduğumuz yolundaki akla yakın ama pek olası görünmeyen iddiayı uzun süre işleyip durdular.



Benzer Kitaplar