YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Tuhaf Bir Kadın

Tuhaf Bir Kadın

Yazar:

Kategori: Edebiyat

ISBN: 975-363-801-9

YKY'de İlk Baskı Tarihi:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 4.21 TL   Etiket Fiyatı : 6.48 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 154
Boyut : 13.5 x 21 cm

Tuhaf Bir Kadın: Türk Edebiyatı’nda ayrıcalıklı bir yere sahip olan Leylâ Erbil’in Tuhaf Bir Kadın adlı romanının yeni baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yapıldı. Dili, anlatımı, kurgusu ve konusuyla devrimci bir niteliği olan bu kitapta Leylâ Erbil hem yerleşik toplumsal yargılara meydan okuyor hem de çoğunluk tarafından kabul görmüş değerleri temelinden sarsıyor. Kız (Kadın), Anne ve Baba karakterleriyle bir ailenin içyüzünü ortaya koyan romanda; Leylâ Erbil yine hiç kimsenin girmeye cesaret edemeyeceği çıkmaz sokaklara giriyor ve sorgulamaktan kaçınılan konuların korkusuzca üzerine gidiyor. İlk kez yayımlandığı 1971 yılından bu yana çeşitli tartışmalara da yol açan Tuhaf Bir Kadın bir kere okunduktan sonra unutulması olanaksız kitaplardan. Sözünü hiç sakınmayan, tüm düzeni karakterler özelinde didik didik eden, gerçeklerin önüne dev aynalar tutan bir roman. Adalet Ağaoğlu 1972 yılında Dost dergisinde yayımlanan “Tuhaf ve Gerçek” başlıklı yazısında şu sözlerle anlatmış romanı: “Leylâ Erbil’in son öykülerini kendimde alışmadığım aşırı bir ilgi, hatta aşırı bir tutkuyla okudum. Tuhaf Bir Kadın adı altında toplanan bu öyküler hem gerçeğin bütün boyutları ile kavranması, hem de böyle bir gerçeğin, yaşamamızın belli bir bölümüne uygulanabilecek parçası olarak çıktı karşıma. Kanımca Erbil’in Tuhaf Bir Kadın’daki gerçekçilik perspektifi çağdaş öykücülüğümüzde özlemi duyulan bir perspektif.” Hallaç (1959) ve Gecede (1968) adlı öykü kitaplarının ardından Erbil’in yazdığı ilk roman olan Tuhaf Bir Kadın yapısıyla “roman” tanımını da zorlayan özelliklere sahip.

Halit'in mektubu geldi. Bundan önce yazdığı mektubu almamışım, anlaşılan Lambo'da kaybolmuş. Lambo'nun yapacağını sanmam ama herhalde oraya gelip gidenlerden birinin eline geçti. Neyse içinde saklanacak bir şey yokmuş. Ama Halit'in mektupları çok ateşli biter. Can, hasret, kurban, aşkım, bebem diye. Kimbilir ne anlamlar çıkaracak okuyanlar. Ona hemen şimdi yazacağım. Meral'in babası ölmüş beyin kanamasından. Üç gündür gelmiyordu derslere. Sararmış biraz. Bahçede dolaştık, konuştuk, annesinin çok fena olduğunu söyledi. "Çok üzülüyorum" dedi. Bana öyle geldi ki hiç üzülmüyor ama utanıyor bunu söylemeye. Hele lisedeyken babasının ölmesini ne kadar istediğini biliyorum. Aradan topu topu iki yıl geçmeden sevmeye mi başlamış, aynı babayı. Bedri'yi sordum, "Onun aldırdığı yok, onu bilirsin" dedi. Ayten'i sordum, Bedri'den ayrılmış. Ayten okula da gelmiyor. Bana yemin ettirerek bir sır söyledi: Ayten bir genelevde çalışıyormuş artık. Çok üzüldüm. Neredeyse ağlayacaktım. Bu kez o beni avuttu. "O zaten Bedri'den önce de öyleymiş" dedi. Hayret ettim. Nasıl olur. Yazık. İyi bir kızdı aslında...



Benzer Kitaplar