YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Reşat Nuri’nin Romancılığı

Reşat Nuri’nin Romancılığı

Yazar:

Kategori: Edebiyat

ISBN: 975-08-0544-5

YKY'de İlk Baskı Tarihi:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 7.22 TL   Etiket Fiyatı : 11.11 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 258
Boyut : 13.5 x 21 cm

“Reşat Nuri’yi yalnızca bir ‘halk yazarı’ sanan aydınlarımızın sayısı az değil. Reşat Nuri’yi okudukça onda pek farkına varılmamış güzellikler buldum, romanımızın klasiklerinden biri olduğunu gördüm.” Başta Çalıkuşu olma küzere birçok romanıyla günümüzde de ilgiyle okunan, Türk edebiyatının en popüler romancılarından Reşat nuri Güntekin üzerine, roman eleştirisi denince akla ilk gelen isim Fethi Naci’nin kaleminden kapsamlı bir çalışma… Harabelerin Çiçeği’nden Son Sağanak’a Reşat Nuri Güntekin’in romanları hakkında bugüne kadar farkedilmemiş-dile getirilmemiş birço saptamanın yanı sıra, Güntekin’in 19 romanı eşliğinde, Kurtuluş Savaşı yıllarından 40’lara, “ibretlik” bir Türkiye panoraması! Ahmet Hamdi Tanpınar, “O, Türkçenin ortasında geniş bir sevgi ve şefkat ürpermesi idi” diyor Reşat Nuri Güntekin için; Fethi Naci ekliyor: “‘Sevgi’ ve ‘şefkat’, Reşat Nuri’nin romanlarında söz olarak kalmaz, ‘iyilik’ olarak ‘dayanışma’ olarak somutlaşır. ‘İyilik’ etkiler bizi, kötülüğe kızar geçeriz.”

Payitaht Bürokrasisi Reşat Nuri, Çalıkuşu'nda, özellikle Zeyniler köyünü betimleyerek Anadolu gerçekliğini gözler önüne serer; ama yalnızca Anadolu köylerinde, kasabalarında, kentlerinde değil, İstanbul'da da boğucu varlığını sürdüren bürokrasinin üzerinde de ısrarla durur, her bölümde bürokrasinin eleştirisini yapar (başka birçok romanında da!), ne var ki Çalıkuşu'ndan söz edilirken bu "bürokrasi eleştirisi" üzerinde nedense pek durulmamıştır. Feride, "Anadolu vilâyetlerinden birinde bir hocalık" almaya, "bütün hayatını, çoluk çocuk arasında, şen ve mesut geçirmeye" karar vermiştir; bunun için de "diploma"sı birden önem kazanmıştır (s. 115). "Maarif Nezareti"ne gidiyor (s. 120): "Girintili çıkıntılı sofalar, binanın alt başından üst başına kadar acaip merdivenler, bu sofalarda, bu merdivenlerde bir alay insan. Kimseye bir şey sormağa cesaret edemiyor, şaşkın şaşkın etrafıma bakıyordum." İlk zılgıtı bir hademeden yer: "Nazır Bey, yahut Paşayı görmek istiyorum." deyince aldığı cevap, "Böyle şey için Nazır Bey rahatsız edilmez. Git, dairesine söyle. Usulü dairesinde muamele yap!" (s. 121) "Naime Hocanım" yardımcı olur (rastlantılar ve iyiliksever insanlar...), Feride'yi ilgili daireye götürür, ikinci zılgıtı "Tedrisat-ı iptidaiye Dairesi Müdir-i Umumî"sinden (İlköğretim Dairesi Genel Müdürü) yer: "İnsan, nasıl çıldırmaz? İstida ile şahadetname arasındaki farktan haberleri yoktur. Sonra muallimlik isterler; daha sonra da maaş az, yer uzak diye kafa tutarlar." (s. 122) Sonra gene Naime Hocanım yardımcı olur, Feride'yi "tanıdık" bir şube müdürüne götürür (Hocanım, daha önce, "Nezarette tanıdığınız kimse yok mu?" diye sormuştu.): "hiddetten ateş püsküren" müdür, Naime Hocanım'ı görünce yumuşamıştır ama "bizimkiler bu mektebin (Notre Dame de Sion -F.N.) diplomasını tanımıyorlar" der. İstanbul'da Fransızca "muallimliği" yapabileceğini söyleyen Müdür'e "Mutlaka vilâyetlerden birine gitmek mecburiyetindeyim" diyen Feride'ye Müdür'ün cevabı ilginçtir: "Amma yaptın ha! Gönlünün rızasıyla Anadolu'ya gitmek isteyen muallimeye ilk defa tesadüf ediyorum. Ayol, biz muallimlerimizi İstanbul'dan çıkarıncaya kadar akla karayı seçeriz." (s. 125) Müdür, dilekçe yazma işini bir memura yükler; Feride'ye "İki üç gün sonra" gelmesini söylerler ama "tam bir ay sürüklenir", o da memurun (Şahap Efendi: İyiliksever insan) çabalamasıyla. Bu defa da Genel Müdür, "Mektebin Nezaret-i Celilece musaddak değilmiş. Bu diploma ile memuriyet verilmez." (s. 128) der. Feride "öteki müdüre" başvurur, o da bir şey yapılamayacağını söyler, ama o sırada odada "Nazır Beyefendi"yi tanıyan bir "beyefendi" (Feride, sonradan "büyük bir şair" olduğunu öğrenir) vardır, müdür ona rica eder, o da Feride'yi alır, Nazır'a götürür: "Yarım saat sonra B... Vilâyetinin, merkez muallimliğine tayin edilmiş bulunuyordum." (s. 130) (Gene rastlantı! Gene iyiliksever bir insan!)



Benzer Kitaplar