YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Periler Ölürken Özür Diler

Periler Ölürken Özür Diler

Yazar:

Kategori: Şiir

ISBN: 975-363-323-8

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 09.1994

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 5.41 TL   Etiket Fiyatı : 8.33 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 196
Boyut : 16 x 16 cm
Tekrar Baskı : 3. Baskı / 09.1999

Ters dönmüş bir hamamböceğinin,
kabuğu çatlak bir kaplumbağanın,
renklerini terketmiş ölü bir gökkuşağının yanıbaşında,
arkabahçenin bütün güzel haylaz çocuklarına yazılan şiirler…
Çok kötü niyeti olan şiirler…
Şiirler…

küçük iskender’in özyaşamı

ben içi
boşaltılmış siyah bir hayvan hücresiyim
uçan kuşun
erkeklik organını almışım ağzıma havada
kuruluyum
çevir ruhumu ey hasmım canavar, vaktim yok
camdandım
kırılsam doğa çalınacaktı yeryüzünden
âşık oldum mu
kurt inerdi yüzüme
birden fazlaydı katilim
cesedimi bulamadı sahibim
bir yerime yağmur yağıyordu
ellerimden teki karşı safa geçmişti
bağırsam, ama bir de bağırsam çağırsam ağlasam
şair oldum sanacaklardı
canım, güzel abim!
bağlasana deli gömleğimi!

 

sacrifice
mavi özgür’e
Sana bugün bir abajur aldım:
Birşeyin ucunda durur ya yeşil chevrolet
Kapıları açık, baltimor plakalı, usta işi
Teybinde elton john’dan sacrifice
Biz sahile doğru yürümüşüz
Ayakizlerimizde ölüp erimiş peri pelerinleri
Periler birbirine düşman, pelerinler birbirine küs
Sana bugün bir mektup yazdım:
En çok
En çok güllerden sözettim
Saydam, renksiz, özgür güllerden
Bir gül olmak korkusundan
Nedenini hatırlamıyorum ama ağladım
Sağda solda yakılıp unutulmuş sönmüş sigaralar
‘Canım..’ diye başlanılıp
Yarım bırakılmış bir sürü kâğıt parçası
ruh parçası
aşk parçası
buğu parçası
haz parçası
paramparça içime paramparça bir kış gelmiş
biliyor musun ben daima
Kışları saklanırım kan
Kan ödüldür açıkçası
Sana bugün bir kurban kestim
Hâlâ ağrıyor ve akıyor bileklerim
Gelip geçici bir seyahat
Üzerinde konuşulmamış bir sevgi
Karşılıklı hoyrat kullanılmış bedenler
Aynı dalda karşılaşan iki çocuksincap
Dal, ağacına düşman, sincaplar birbirine küs
Dudaklarda müstehzi bir hal
Yani bir yere vurup kaybolan far ışığı gibi
Bir an aklıma vurup kaybolan o fevkalade hayal
Vurup kaybolan ruh ve aşk parçaları
Beyaz ve terli alnımda belirip dolaşan
Delikanlı tanrının eli
Usulca düzeltirken ıslak kâkülümü
Otuz yıllık ömrümde ilk kez düşledim ölümü
Bugün sana abajur aldım, bir mektup yazdım
Sana, diyorum, bugün bir abajur ve mektup
Ben bugün sana öldüm başkasına değil
Hani o chevrolet yeşil, kapıları açık
Teybinde elton john’dan sacrifice
Avcumda pembe, ziftli bir alyans
Vurup kaybolan buğu ve haz parçaları,
Biriktirdiğimiz
Zamanla biriktirenle biriktirilenin
Birbirine karıştığı
Ben de bir eşya mıyım diye düşündüğü
Üzüldüğü şey
Bir tüy gibi yanınıza gelip
Bir tüy gibi dokunup ürpertip
Sonra
Sonra geri çekildiği... sacrifice...
Koskoca bir aralık ayını müzikle geçirmiştik
Sokaklarda elimizde şarap şişeleri
Adlarımızın yanyana olduğu
Kalpler kazımıştık ağaçlara
Modern çağın gereklerine inat,
bir romantiktik biz birbirimizi seviyorduk
biz ayrılmayacaktık biz arabesktik biz..
Bugün bir abajur aldım sana
eve geldim
yatağın hep sol tarafında yatardın
sol taraftaki başucu sehpasına yerleştirdim onu
bir ampul taktım sarı soft hep istediğin gibi
ışığında bir mektup yazdım sana
teypte elton john’dan sacrifice
Beni terkettiğini bildirdiğin o telefon konuşması
Gözlerinin gencecik mavisi
birden başlayan, o telaşla, bütün gece yağan
Yağmur geldi hatırıma
Nedenini hatırlamıyorum ama ağladım
Yüzüme kapanan ellerin
Yüzümü yeryüzüne karşı perdeleyen ellerin
O okyanus ellerin geldi hatırıma
Kaset sustu kapandı yeşil chevrolet’nin kapıları
Tuvalette sarıldım jilete hasretle öptüm
Ampul patladı bir anda alev aldı abajur
Kan ödüldür
Kanımı bu gece dışarı gezmeye çıkarttım
tenler birbirine düşman, âşıklar birbirine küs
nedenini hatırlamıyorum ama utandım
utandım

 
erkek olanlarınız bilirler

erkek olanlarınız bilirler: Sarıdır
pikabındaki plak takılı kendisi balkon
da da durabilen kadının öldürdüğü erkekler:
şüphesiz büyük saraları vardır ve bir
teknenin açıldığı ama dönüşte bulamayacağı
iskeleler;
erkek olanlarınız bilirler: Yeşile geçmiştir
uzaktan çığlıkları işitilen kendisi yan
mış bir tekerlekli iskemleden sallanan
sandalyeye doğru atlayan kedinin içindekiler:
şüphesiz büyük yaraları vardır ve bir
insanın ettiği ama aslında tutmayacağı
son yeminler;
erkek olanlarınız bilirler: Siyaha susamış
ceylanın avcısıdır bir gece boyu din
lediğiniz o hiç bilmediğiniz hoş melodiler:
şüphesiz büyük göndermeleri vardır ve bir
şarkının istenmeden hatırlattığı amaunutulmuş
amahepdüşünülen ah o eskiyememiş
sevgililer;
erkek olanlarınız bilirler: Griyi seçmiştir
kayıp ülke çocuğu elleri kadifeden
içi dökülü akşamlarda okuduğunuz küçük ?skender:
şüphesiz büyük yanlışları vardır ve bir
gün bakarsınız o da bir yanlışlığa kurban
gider;
erkek olanlarınız bilirler
h. adalet
Bir erkek kardeşim olsa ölür bu bir mısır
sanatıdır diyerek elindeki ömür mecmualarını
şerbete batırırsa çekirdekli yaz mevsiminde
şüpheli;
Aşklar yaşayarak kalbi karıncalanan o kızıl
derili çocuğun toz dudağıyla zalim bir
meşgale edinircesine ellerini kavminin
büyüsünde seyrelttiği;
Kalacak ad: seçilmemiş ruhun orospuluğu, söylenirse,
biri kendi gözlerini ele verir. bir cildin
leoparları örgütlemesi
gibi kararsız başlarsa sanrı, sesinde
herkesi yenecek bir boğa görülür;
Ellerini açıklayarak geçirdi hayatını bir saniye
müsaadeyle her yerinden ayağa kalkmış
tebessümün boşluğunda diz çöküvermiş
pencere kenarlarıyla yalnızca az pişmiş
ölüleri ellerinden tutup cennetten
cehenneme karşıya geçiren;
Neden tozlanmaz birlikte terkedilmiş evlerdeki
pikaplar ve neden, kırıldığında bir 45’lik
plak, çığlık çığlığa kurumuş bir nehre iner
yüzlerce martı ve leylek;
Lacivertler ve bu ben!
1367, Disneyland

 

sen istesen gitmezsin
sen bunu bana yapmazsın
nazire.

çölsamuru’na
serüvenler, aradenizler, araırmaklar, araaşklar
aksi ispat edilene değin düşürülmüş çocuk
fısıldanır itham altındaki petrol ve maden
deliler en çok geceleri arya söyler
her ihtimale karşı kurşun kalemle yazılan
ayrılık mektupları rüzgâr taşır       kedi gelir
oturur, sen tek kapılı bir araba
alacak kadar yalnız ve kısrak sessindir dil
ucunda; hayaksi ortaya
çıkacak bir hakikat la lay lo        cinler
en çok dansederken çarparlar      sen
istesen gitmezsin                        sen
bunu bana yapmazsın
karanlığı aralık bıraksan içeri peri sızar
sıkı sıkı kapatsan karanlığı
ben sende mahsur kalırım
sevişirken yüzüne düşen gözyaşım
eski bir falcının sihirli küresi
tut onu avcunda ve bana
oku geleceğimi                          kopart
kopart toprağımı artık bu kıtadan!



Benzer Kitaplar