YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Öteki Kâbuslar

Öteki Kâbuslar

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Öykü

ISBN: 978-975-08-1649-9

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 08.2009

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 4.82 TL   Etiket Fiyatı : 7.41 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 104
Boyut : 13.5 x 21 cm

Öteki Kâbuslar, iki romanı, bir çocuk kitabı ve ödüllü çevirileriyle tanıdığımız Yiğit Bener’in ilk öykü kitabı… Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan kitaptaki öykülerin ortak noktası, insanla eklembacaklılar arasındaki ilişkiden hareketle yazılmış olmaları: Bir yazarın evini istila eden karıncalar, hamam böcekleri, güzel bir sofrada yenmek üzere olan bir karides, kelebek koleksiyonerine teslim edilmek üzere olan bir kelebek, salata sosunun içinde can veren bir mayıs sineği…

XIII.  Megabayt

Uzay  çağına meydan okuyor solucan.

Uydular, en gelişmiş bilgisayarlar, en hızlı işlemciler, en  yeni sürümler, marifetli çipler, becerikli yongalar, megabaytlar gigabaytlar,  ultra mega pikseller, yüz küsur inçlik bir milyon renkli dev ekranlı “hay  definiyşın” televizyonlar, üç boyutlu görüntü veren “dividi”ler, dört boyutlu  daha da gelişmiş “diviks”ler, ışık hızında modemler, kontörü “esemes”le  yüklenebilen ve numarası taşınabilir sim kartlarıyla yalnızca fotoğraf çekmekle  yetinmeyip neredeyse kahve bile pişirebilen hatta isteyenin gelişkin ekran  klavyesinde roman bile yazabileceği, üstüne bir de bilmem kaç cilt ansiklopedi  yüklenebilecek genişlikte belleği olan 3 ya da 5 G cep telefonları... Yeni,  yepyeni nesil!

O ilkel yaratık, adam yerine bile  koymuyor bu icatları.

Bizleri onca heyecanlandıran teknolojinin her türlüsü... En  yenisi... En gelişmişi... Hiçbirini zerre kadar önemsemeden sürdürüyor yaşantısını.  Kımkım ederek yuvarlanıyor kendi dünyasında. Milyonlarca yıl öncesinden kalma  tarih ötesi bir canavar gibi. Özgürce sürünüyor kendi dehlizinde. Önüne geleni  yutarak, yuttukça şişerek...

Donanımsız bırakıveriyor biz teknoloji  bağımlısı sefilleri.

Tek bir solucan bile, sırf varlığıyla  nasıl da sıfırlıyor tüm kibirli iddiaları: Oylumlu kuramsal metinleri...  Gösterişli “povır poynt” sunumları... Karmaşık eksel tabloları... Yüksek  çözünürlükte “striming” görüntüleri... En hızlı evrensel “konnekşıyn”ları:  Tümünü işlevsiz bırakan koca bir sindirim sistemi! Hepsini eriten, parçalayan,  çöpe attıran, durağanlığıyla saç baş yolduran bir istikrar ve hareketsizlik  abidesi o.

Umurunda mı modernlik, postmodernlik?

Ne vaatlerle gelmişti oysa yeniçağ... Ne umutlar uyandırmıştı  bilişim alanındaki dev atılımlar, inanılmaz dönüşüm... Her derde deva yeni  buluşlar... İnsanlığın makûs talihini yenecek bir açılım... Tüm gezegeni  kapsayan iletişim ağları... Küresel mucize... Tüm dünyaya anında ulaşım...  Eşzamanlı, çoklu ve çok boyutlu temas... Dev bir sıçrayış... Beklenen devrim...  Çağ atlama... Doğayı aşma... Aşama... Aşkınlık... Aşırılık... Aşure!

Bilişim çağının iflasının canlı  kanıtıdır o solucan: Karşı devrimin ta kendisi!

Kim bilir nasıl da sarakaya alıyordur ticaret ve kâr amaçlı  yaşam tarzımızı... İnternetten bile alışveriş yapmamızı, sanal metalar  cennetimizi... Çeşitli otomobil firmalarının, karbondioksit salınımlarını  engelleyen çevreci partikül filtresi takılmış üç bin litre motorlu son  modellerini sergiledikleri birbirinden gösterişli sanal “şovrum”larını... Beyaz  eşya üreticilerinin, neredeyse hiç elektrik kullanmayan doğa dostu “no frost”  buzdolaplarını üç boyutlu olarak tanıttıkları internet sitelerini... Haklayıcı  “hekır”ların eline geçemeyecek kadar güvenli ve asla kopyalanamaz şifrelerle en  karmaşık borsa ya da kredi işlemlerinizi anında gerçekleştirebildiğiniz sanal  banka şubelerini... Çocuğunuzun servis aracını ya da çalışanlarınızın kullandığı  şirket araçlarını sanal haritadan gözetleyebilmenizi sağlayan “jipiares”li  takip sitelerini... Boynuzlama becerisi atfettiğiniz eşinizin, ticari  rakibinizin ya da rejim muhaliflerinin tüm konuşmalarını çaktırmadan  dinlemenizi sağlayan ortam dinleyicileri ya da “mobaylfon trekırları”... Dünyanın  öbür ucundan bile tek bir tuşla sipariş edilebilen gerekli gereksiz yeni  giysileri: Son moda markaları, “feyşın” bluzları, “diip degaje”leri, “kuul  cinleri”... Halimize bakıp amma da gülüp eğleniyordur, ne para ne de kredi kartı  kullanmadan istediği her şeye ulaşmasını sağlayan o upuzun gövdesiyle... Sırf  varlığıyla bile nasıl da anlamsızlaştırıveriyor tüm bu tüketim çılgınlığımızı…



Benzer Kitaplar