YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Öbür Dünya Bilgisi

Öbür Dünya Bilgisi

Yazar:

Kategori: Edebiyat

ISBN: 975-08-1108-9

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 06.2006

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 3.01 TL   Etiket Fiyatı : 4.63 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 65
Boyut : 13.5 x 21 cm

Yazarken değişen, yazarla değişen, yazıyla konuşan kahramanların öyküleri… Özen Yula’yı hikâye okurlarıyla tanıştıran Öbür Dünya Bilgisi, yaptıkları ve yaşadıklarıyla bu dünyaya ait izler bırakan, bildik bir dünyadan bilinmedik öbür dünyaya açılan yolcuların hayatlarına odaklanıyor. Yazar, on hikâyeyi içeren bu ilk edebiyat eserinde, hayatın tanıdık-bildik yüzlerine bilinmedik kaderler yazıyor.

İş

— Unutma! Beynin sana ihanet edebilmeli. Unutman gerektiğini unutmamalısın! İşin püf noktası şudur: Bütün dikkatini işi yapma yöntemine ve sana ait olan eşyalara vermelisin. Kimin, ne durumda önüne getirildiği önemli olmamalıdır. Aksi takdirde hapı yutarsın.
— Unutmak zor değil midir?
— İlk hafta boyunca zorlanacaksın kuşkusuz. Zamanla alışacaksın.
— En çok neyi hatırlar insan?
— Yüzleri. Bütün anlamlarını boşaltmıştır yüzler. Pürüzsüzlük hâkimdir bütün yüzlere. İnsanı korkutacak kadar pürüzsüzdür yüzler.
— Nasıl bir pürüzsüzlüktür bu?
— Sanki hiçbir girintisi çıkıntısı yoktur o yüzlerin. Burunlar dümdüzdür; gözler ve dudaklar yoktur. Ötesini göremeyeceğin, kendi yansını yakalayamayacağın birer ayna gibidir yüzler.
— Ama bu olamaz ki; olmaz!
— Olur! Göreceksin. Sana unutman gerektiğini söyledim ya, artık sen göreceğin yüzleri hatırlamaya çalışacaksın. Çalıştıkça da yüzlerin birbiri içine geçtiğini, giderek pürüzsüzleştiğini göreceksin. Beynine yüzlerin pürüzsüzlüğü nakşolunacak. Eğer sana yüzlerin pürüzsüzleştiğini anlatmamış olsaydım; sen o yüzlere anlam yüklemeye çabalıyor olacaktın. O yüzler sana acı verecekti. Oysa şimdi yalnızca yüzleri hatırlamaya çalışacaksın.
— İşi küçük tuzaklar kurarak mı öğreteceksin bana?
— Hayır! Senin iyiliğin için söylüyorum bunları. O yüzlere baktığın zaman acı duymayacaksın. Yalnızca yüzlerin pürüzsüzlüğünden ve boşluğundan korkacaksın. O korkuyu duymamak için de kendini işi yapma yöntemine ve sana ait eşyalara vereceksin. Sonra, belki de çok sonra, bir gün gelecek, nasıl alışabildiğine sen de şaşacaksın!
— Ya alışamazsam?
— Sen ki her şeye alışabilmiş insanlarla yaşamaya alışmışsın; buna da alışırsın! Karşı da koysa, yok etmeye de çabalasa, isyan da etse, sonunda her şeye alışıyor insan. Ekmeğini bu işten kazanacaksan, alışmak zorundasın; alışırsın!
— İnanıyor musun?
— Bu işte çalışınca hayatın som gerçeğinin yokoluş olduğunu görüyorsun. Onun ötesinde fazla bir şey sormuyorsun kendine. Çalışırken bazen oyunlar kuruyorsun. Bak, bu da işini kolaylaştırır; ama daha sonraki evrede. Yani işe iyice alıştıktan ve her şey sana sıkıcı gelmeye başladıktan sonra, artık kendince oyunlar kurabilirsin.
— Herhalde işe yarın başlamamda bir sakınca yoktur!
— Yok! Gelir gelmez şu turuncu muşambayı giyeceksin; sonra şu uzun sarı çizmeleri geçireceksin ayaklarına. Yeşil hortumu kullanacaksın. Senin kullanacağın musluk biraz zor açılır; açılınca da zor kapanır. Ama gençsin; gücün-kuvvetin yerinde. Üstesinden gelirsin!
— Eldivenler?
— Yaşlılık işte! İnsan büyük sözler edebiliyor da; bir işi sırasıyla anlatamıyor karşısındakine! Eldivenleri takacaksın. Şu bez parçasıyla ağzını, burnunu örtersin. Lastiği kafanın arkasına geçireceksin... Bundan böyle, bütün bu eşyalar hayatının bir parçası ve varoluşunun bir kanıtı olacak.
— Tuhaf bir kanıt!
— Her mesleğin ve her varoluşun kanıtı kendincedir.
— Zor iş!
— İşin en zor tarafı, önüne getirileni temizlemektir. Kimi intihar etmiştir; kimi cinayete kurban gitmiştir; kimi suikasta uğramıştır, kimine de otopsi yapılmıştır. Kişi nasıl ölmüş olursa olsun; senin için önemli olan işini en iyi biçimde yapmaktır. Temizliği bitirdikten sonra cesedin makadını bir tutam pamukla tıkayacaksın. Senin işin, ceset, sahibine teslim edilene kadardır.
— Yani arındırıp bırakıyoruz.
— Evet.
— Anlattığın için sağol! Yarın erkenden gelirim!
— Gelmeyeceksin!
— Gelirim!
— Gelecek kişi gözlerinden belli olur. Sen yarın buraya gelmeyeceksin! Adım gibi biliyorum bunu. Sen buraya bir başka zaman geleceksin. Yarın başka bir iş arayacaksın kendine. Gelmeyeceksin!



Benzer Kitaplar