YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Modern Türk Edebiyatı’nın Fransız Kaynakları

Modern Türk Edebiyatı’nın Fransız Kaynakları

Yazar:

Kategori: Edebiyat, İnceleme

ISBN: 978-975-08-2073-1

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 09.2011

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 15.05 TL   Etiket Fiyatı : 23.15 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 388
Boyut : 13.5 x 21 cm

Gül Mete Yuva, bu çalışmasında, 19. yüzyılda Fransız kültürünün Osmanlı kültürünü nasıl ve hangi yollardan etkilediğini inceliyor.
Kültürel anlamda Batılılaşma çabalarının ilk adımlarını ele alan Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları, Türk edebiyatında Batılı edebiyat türlerinin doğuşunu, Fransız kültüründen Osmanlı münevverlerinin ne şekilde etkilendiklerini ve bunun, eserlerine nasıl yansıdığını gözler önüne seren titiz bir çalışma.

Modern Türk edebiyatının şekillenmesinde, Fransız edebiyatının aldığı yerin önemi, eleştirmenlerin üzerinde fikir birliğinde oldukları bir konudur. Bu dönemi inceleyen araştırmalar, bunların arasında Ahmet Hamdi Tanpınar’ın XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi’ni de sayabiliriz, bu ikili ilişkiye sık sık gönderme yapar. Fransız edebiyatıyla kurulan bağlar üzerine eğilirken benim amacım, bunun niçin ve nasılı üzerinde durduktan sonra asıl olarak bu yeni kaynağın yazarlarıyla doğan ilişkileri edebi metinlerin içine girerek izlemeye, sorgulamaya çalışmak oldu.
Türk edebiyat tarihinin bu hareketli dönemini mercek altına aldığımızda onu aşan ve edebiyatın bizzat kendisine ait bir sorunsal kendini dayatır. Araştırmamın temelinde yatan, sanatın “dünyevi” sınırları aşma kapasitesi, eserlerde sanatçıların buluşmaları, en somut anlamda kaynaşmaları. Kimi zaman yazarların açıkça belirttiği, bazen saklamaya çalıştıkları, hemen görünmeyen ve farklı şekiller alan ilişkiler, bazen birbirinden habersiz buluşmalar üzerine eğilmek bu sorunsalın ana çizgisini oluşturuyor. Ancak, bunu tek yönlü bir ilişki olarak da almamak gerekir: Tevfik Fikret Musset’yi “Şair!” ilan ederken, Baudelaire’le aynı “karanlık” geceyi paylaşırken biz okurlar için yalnızca Fikret’in eseri değil, o Fransız şairlerin eserleri de başka bir boyut kazanır; çoğullaşır. Anlaşılacağı gibi Türk yazarların Fransız edebiyatıyla ilişkisini “etkilenme” ile sınırlamıyorum. Amacım, onları sanat eserlerinin birbirlerine baktıkları, bazen iç içe girdikleri, ötekine göre kendilerini sorguladıkları ve birlikte ilerledikleri daha geniş bir alana yerleştirmek. Ancak, Osmanlı yazarlar sınırları edebiyatta aşarken, Fransa en somut anlamıyla sınırları aşmış, Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde, elde ettiği kapitülasyonlarla emperyalist bir güçtür. Konuya, duygulardan arınmış bir bakışla yaklaşmak için o dönemden çok da uzak değiliz. Bununla birlikte incelediğim yazarları yargılamamayı, ayrıca Fransız edebiyatına yaklaşımlarında, yaptıkları seçimlerde olumlu, olumsuz önyargıları bir yana bırakarak onları anlamayı hedefledim. Diğer taraftan, Batı’ya yönelmiş yeni bir Türk kimliğinin şekillenmesinde, bu yazarlar ve eserleri ilginç bir gözlem yeri oluşturur. Onlarda kıvılcımlanmaya başlayan, birçok neslin karşılıksız ortak aşkı “Fransa sevdası”nın doğuşunu izlemek de bu çalışmanın bir başka yönünü oluşturdu.
Araştırmam kronolojik bir çizgi izliyor. Bu tercihin arkasında Fransa’da yapılmış olması, dolayısıyla kimi zaman konu hakkında fikir sahibi olmayan bir okur tarafından anlaşılabilir olma kaygısı var. Bu boyutta bir çalışmanın getirdiği bölüm dilimlerinin içinde, dinamik ve karmaşık bir sürecin varlığını göz önünde tutmaya ve bunu yansıtmaya çalıştım.
Birinci bölüm, “Bakışlar Batı’ya Dönünce”, Fransız edebiyatına yönelen ilginin, başlangıçta taşıdığı endişe ve hedeflere eğilerek başlıyor. Yeni açılım, önce sınırları çizilmiş çalışmalarla sınırlı olsa da, yüzyıl sonunda klasik edebiyatla açılan ara derinleşir. Bu noktada, Serveti Fünun hareketinde gözlemlenen yeni yaklaşımlar ve kökten değişikliklere bakacağız. Açılışın öncülerinde gözlemlenen, “toplumsal fayda”yı ön plana alan ilişkiler, Edebiyatı Cedide’de edebi ilişki sınırlarında durmayı hedefler. İkinci bölüm ise çözümsel bir yaklaşımla Halit Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Fikret’in çalışmalarına, Fransız edebiyatıyla kurdukları ilişkiler penceresinden bakıyor.
Bilindiği gibi edebiyatta Batı’ya dönüş, siyasi iktidarın Tanzimat’la birlikte diğer alanlarda attığı adımlarla uyum içindedir. Fransız varlığı, edebiyattan önce, Osmanlı İmparatorluğu’nda farklı alanlardaki reformlarda gözlemlenir. Aynı dönemde sömürgeci güç Fransa, değişik stratejiler izleyerek kendisini model olarak kabul ettirme çabasındadır. Fransa’da 1875’te başlayan “Üçüncü Cumhuriyet” döneminde “Fransız emperyalizminin tutarlı bir doktrini” şekillenir. Ondokuzuncu yüzyıl sonuna gelindiğinde Osmanlılar batılılaşma projelerinde ilerlemiş, Fransa ise elde ettiği kapitülasyonlarla Osmanlı İmparatorluğu’nun stratejik noktalarına yerleşmiştir.



Benzer Kitaplar