YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Kimse

Kimse

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Roman

ISBN: 975-363-987-2

YKY'de İlk Baskı Tarihi:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 3.61 TL   Etiket Fiyatı : 5.56 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 126
Boyut : 13.5 x 21 cm

Coğrafya hayatı belirliyor. Dağlar, doruklar, kar hayatı daraltıyor, orada, doğanın tam bir uzantısı gibi yaşayan insanı dar geçitlere, uçurum kenarlarına sıkıştırıyor. Ferit Edgü’nün dar ve vahşi bir coğrafyaya sıkışmış, Birinci Ses ve İkinci Ses’inin konuşmalarından oluşan romanı Kimse’nin yedinci baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Bu roman da Ferit Edgü’nün diğer romanları gibi şaşırtıcı, az kelimeyle zengin bir atmosferi sunmakla yetinmeyip, iki kişinin konuşmaları aracılığıyla zihinlerde sorularla kesilen ve yeniden başlanan bir yolculuğu öneren bir roman. Açıkça belirtilmemiş, net göndermeler yapılmamış olmakla birlikte, Hakkâri’de Bir Mevsim’de olduğu gibi Güneydoğu’da geçen bir roman bu da. Ferit Edgü’yle ilk kez tanışacak olan okur, roman içinde yalnız ve zorlu bir yolculuğa başlayınca, Ferit Edgü okuru olmanın pek de kolay olmadığını anlıyor. Soruların kuşattığı ve sözün anlamını aşıp düşünmenin tadına varılan bu romanda Birinci Ses ve İkinci Ses’in konuşmaları, harita üzerinde belirlenmiş, tanımlanmış bir alanı aşıyor. Bu iki ses dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda yaşıyor olabilirler. Geçmiş yıllarda Ferit Edgü’nün Av, Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, Doğu Öyküleri, Yazmak Eylemi, Seyir Sözcükleri, Çığlık, Bir Gemide gibi yapıtlarını yayımlayan Yapı Kredi Yayınları kısa bir süre önce de, Edgü’nün uzun bir aradan sonra yazdığı öykü kitabı İşte Deniz Maria’yı yayımlamıştı.

Elinden nasıl kurtuldum, nasıl kapıyı buldum, nasıl kendimi dışarı attım, nasıl tabanları yağladım, bilmiyorum. Ardıma bakmadan koştum. Sağıma soluma bakmadan. Mezarlığa varınca yavaşladım. Soluk soluğaydım. Gün doğmak üzereydi. Az ilerde bir karaltı gördüm. Yaklaştım. Dikenler dolanıyordu bacaklarıma. Birden önümde, tam burnumun ucunda bir kürek belirdi ve bir ses: Bana yardım etmeye mi geldin? Ölü mü, diri mi, ilk anda anlamadım. Dilim damağım tutulmuştu. Onun akrabası mısın? dedi. Kimin? diyemedim. Gökyüzüne çevirdim bakışlarımı. Tek tük görülen sabah yıldızları yitmekteydi. Garip bir ışık (gün doğuşu öncesi ışık) aydınlatıyordu olduğum yeri. Korkuyor musun? dedi eli kürekli adam. Korkman için hiçbir neden yok. Eğer bir yakını değilsen ve yolu buraya düşmüş bir uyurgezer değilsen, eğer cellatın elinden kaçansan, söyle de daha fazla yorulmayayım. Başımla, evet işareti yaptım. Yarı beline değin kazmış olduğu çukurdan çıktı. Elini omzuma koydu. (Kazmasını küreğini çukurun içinde bırakmıştı.) Yazık, dedi. Güzel bir çukur kazıyordum sana. Mezarlığın en güzel yerinde. Rahat bir çukur. Şimdi anlat bakalım, çingenenin elinden nasıl kurtuldun?



Benzer Kitaplar