YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
İyot.

İyot.

Yazar:

Kategori: Deneme, Edebiyat

ISBN: 975-08-1100-3

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2006

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 5.41 TL   Etiket Fiyatı : 8.33 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 163
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı :

İyot., Ahmet Güntan’ın modern düşünceden şiire, ideolojiye uzanan bir çizgide ilk günden bugüne (1978-2005) yazdığı yazıları ve söyleşilerini içeriyor… “Şiir, iki duygunun arasındaki boşluktur. Duygu değildir. Duygular kendiliğinden paylaşılır, şiir kendiliğinden paylaşılamaz. Şiiri, iki duygunun arasındaki boşluğu, önceden kimse görmez, kimse hissetmez, kimse de aramaz. Şiirin görülmek için şaire ihtiyacı vardır, şair yoksa, şiir de yoktur, o yüzden şiir ve şair birbirinden ayrılamaz, şair şiirde kendini unutturamaz, şair ne kadarsa şiir de o kadardır.”

Şiir, iki duygunun arasındaki boşluktur. Duygu değildir. Duygular kendiliğinden paylaşılır, şiir kendiliğinden paylaşılamaz. Şiiri, iki duygunun arasındaki boşluğu, önceden kimse görmez, kimse hissetmez, kimse de aramaz. Şiirin görülmek için şaire ihtiyacı vardır, şair yoksa, şiir de yoktur, o yüzden şiir ve şair birbirinden ayrılamaz, şair şiirde kendini unutturamaz, şair ne kadarsa şiir de o kadardır. Şiir, edebiyat değildir. Edebiyat duyguları, kendiliğinden paylaşılanı talep eder, çünkü buraya, önümüzde duran şeye bakar. Şiir kendiliğinden paylaşılanı talep etmez, çünkü oraya, öne, açığa, dışarıya, sonrasız gerçek hayata bakar, fark budur. Edebiyat birliklidir, şiir birlikli değildir. Edebiyatı yücelten şey, şiiri alelade yapar. Şiirin talep ettiği yalnızca şairdir, bir tek kişi! Bir tek kişinin, yani oraya, öne, açığa, dışarıya, sonrasız gerçek hayata cesaretle bakan ve bu nafilelik karşısında yine de temkini elden bırakmayacak kadar güçlü olmayı başarabilen ufak bir kıvılcımın, şairin paylaşılır hale gelmesidir şiir. Şiir, şairin bütün hayatını birden ister, ama şairin hayatı bir mum gibi eriyip gitsin manasında değil, şair her şeyi aynı anda, hep birlikte yaşasın manasında. Şair, ancak bütün hayatını aynı anda yaşayabilmeyi becerdiği zaman, yani duyguların arasında duran ve her şeyin aynı anda olup bittiği o boşluğun zorluklarına katlanabildiği zaman şiiri bulur, şiir nihayet şairine kavuşmuş olur, görülür, hissedilir, aranılır. Her şeyin aynı anda olup bitmesi için kurulması gereken adil barış haline, dava etmeme haline, yaslanıp durma haline ise her şair kendine benzeyen, kendi gibi bir yoldan ulaşır. Bu sebeple şiir, şairin adil barışa varmak için bulduğu, kendine benzeyen, kendi gibi olan o yolun kendisinden başka bir şey değildir. Bu, biçimin ta kendisidir, şairin başarısı budur, şiir biçimin mirasıdır. Gerçek hayat, yani her şeyin aynı anda olup bittiği, varoluşla ilgili bütün soruların aynı anda birlikte cevaplandığı o sonrasız, değişmeyen an, kendini anlatma hakkına şairde sahip olur. Şiirin bakarak yazıldığı doğrudur, ama değişmeyene, boşluğa bakarak. Şair yaratmaz, arar ve bulduğunu hiç bozmadan yavaşça yere indirir. Şairin zamanı, bunun için, yavaş geçmesi gereken bir zamandır. Her şiir, şairini mutlaka yanında ister. Yoksa kendisi olmaktan çıkar, başkası olur, edebiyat olur, saflığını, şiirliğini kaybeder. Şiir değil, şairdir zorlanması gereken. Şair, şiirinin yanında durmalıdır, duyguların arasındaki boşlukta, suyun mecraında aktığı, zamanın yavaş geçtiği yerde, adil barışta.



Benzer Kitaplar