YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Göç Temizliği

Göç Temizliği

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Roman

ISBN: 975-08-0178-4

YKY'de İlk Baskı Tarihi:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 5.72 TL   Etiket Fiyatı : 8.80 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 252
Boyut : 13.5 x 21 cm

Bir yazar kendini ve yaşadıklarını yazdıklarına ne kadar koyar?.. Ya da bir okuyucu yazarı yazdıklarında ne kadar bulur? Bu soruların ötesinde, hayatın içinde yaşayan bir kişi olarak yazar, kendi romanını yazamaz mı? Göç Temizliği’nde Adalet Ağaoğlu çok çağrışımlı “göç” kavramı çerçevesinde, günlük hayatın ilişkileri içinden yazıya taşıdığı hayatını anı-roman olarak yazıyor. “Kimseyi rahatsız etmeyen yazı, hiçbir anlam taşımaz” diyen Adalet Ağaoğlu yaşadıklarını, anımsadıklarını, düşündüklerini anlatırken, “Türkiye’de Türkiyeli bir yazar olarak ne yaşadım?”ın yanıtını veriyor. Göç Temizliği “anlam taşıyan” bir anı-roman.

"12 Mart'ın o boğuntulu ortamında, içsel ve dışsal ağrılarla boğuşurken işte, küçük ışıklar, minik mutluluk kırıntılarımız; karanlıktaki bu ışık benekleri... Her şeye karşın boğuntu baskındı. Kuşkusuz çok daha baskındı. İlk gençliğimde önüme yepyeni ufuklar açan ve her zaman dostluğundan onur duyduğum Niyazi Ağırnaslı'yı götürmüşlerdi. Kızını götürmüşlerdi. Henüz on dokuzunda var yok. Niyazi, Leman'ı tanıdığında bu yaşlardaydı. Leman'ın, bu en eski arkadaşının hiç yakınmayışı dokunaklıydı. Arada bir Veysel Öngören uğruyor, Vasıf'tan haberler getiriyor. Kasılmış parmaklarımla Veysel'in kopuk düğmesini dikiyorum. Sevgi'ye bir kart atıyorum. Yıldırım Bölge'ye. Sonra, oturup Musa Öğün'e, TRT Ödülleri konusunda sorumsuz, suçlayıcı demecinden ötürü bir yazıyla yanıt veriyorum. TRT'nin özerkliği için savaşmış olanlardan çoğu, şimdi cezaevlerinde. İstanbul'dan Tomris Uyar geliyor. Bizi Selçuk Baran tanıştırıyor. Tomris beni yemek masası üstünde yatar buluyor. Artistik bir gösteri yaptığımı sanıyor. İkinci gece, Selçuk Baran'daymışız. Ayhan Baran şan aryalarını prova ediyormuş. Ben yerde, halının üstünde dümdüz yatıyormuşum. Tomris, yine, İstanbul'lulara taş çıkartacak daha artistik bir gösteri yaptığımı sanıyormuş. Neler konuşuyoruz, o gece neden o kadar çok gülüyoruz, bilmiyorum. Oysa, dün kadar yakın bir geçmişte, üç gencin asılacakları sabahın gecesi, Selçuk'la Kızılay'ın bütün kahvelerini, barlarını dolaşmıştım. Başka bir gençlik oralarda langırt oynuyor, içki içiyor, dans ediyor; diskoteklerde kızıl ışıklar yanıp sürüyordu. Bunu görmeyi neden istemiştik sanki? Neyi anlayacaktık?"



Benzer Kitaplar