YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Geçmiş Zaman Köşkleri

Geçmiş Zaman Köşkleri

ISBN: 975-08-1133-X

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 09.2006

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 4.21 TL   Etiket Fiyatı : 6.48 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 80
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 2. Baskı / 03.2012

Geçmiş Zaman Köşkleri, Boğaziçi Yalıları’yla birlikte okunduğunda, içine doğduğu dünyayı bir peri masalı, bir cennet köşesi gibi anlatan altın bir kalemin gücü görülüyor. Hisar, çocukluk zamanlarında yaşadığı hayret ve hayranlığı, renkli insanlar barındıran o büyülü rüyayı büyük bir maharetle bugüne taşıyor. “Abdülhak Hamit’in Köşkü” adlı yazı ise kitabın ilk kez bu baskısında yer alıyor.

Geçmiş Zaman Köşkleri

Şimdi, geçmiş zaman diyebileceğimiz o zamanlarda İstanbul evleri üçe ayrılabilirdi. Bunların Boğaziçi’nde su kıyılarında ve ahşap olanlarına yalı; İstanbul’un sayfiye semtlerinde, bahçe içinde ve yine ahşap olanlarına köşk; şehirde, ayrı harem ve selamlık daireli ve çokları kâgir olanlarına konak denilirdi. Bu kaçgöç zamanlarında Beyoğlu civarının apartmanlarında ise aileler oturmazlardı.
Ev halkına gelince, aile erkânı daha mütesanit, hizmetçiler daha fazla, her gün ve her gece gelip giden misafirler kalabalık olurdu. Mahallerine uyan ayrı vasıtalarla onlara gittiğimiz günler, bu köşkler, uzaktan yolları, ağaçları ve çiçekleriyle birer hüviyet teşkil eder, manalaşarak akrabalarımızın gözlerine benzerdi. Ve yaşadıkları hayatı duyarken, ruhlarını duyar gibi olurduk.
Bu köşkleri uzaktan görenler, yabancı iseler, kabil değil, onların ne tatlı bir hayat mahfazası olduklarını bir türlü tasavvur edemezler. Bütün bunların hüviyetleri, hayatta, birer büyükanne, birer büyükbaba, birer akraba olmak gibidir. Çocuklar onların gönüllerindeki şefkat ve muhabbet tatlarını buram buram duyarlar.
Bir yolda ihtiyar bir kadın, zahmetle, yavaşça gider. Yabancılar onu zavallı bir harabe halinde görürler. Giydiklerini modasız, gözlerini manasız, gönüllerini sevgisiz, varlığını tatsız duyarlar. Yabancılar böyle bulurlar. Fakat onun torunu koşarak yanına gelir, yüzünü, gözlerini öper. Onun çamaşırlarındaki lavanta çiçeğinin kokusunu duyar. Eski şakalarının neşesiyle çağıldar. Nazarlarındaki destanları, divanları anlar. Ruhunun iyiliklerine hayran olur.
Bu geçmiş zamanlarda bu köşkler arasında bile, bazı perili evler mevcut olduklarına inanılır ve bunların nice maceralarından bahsolunurdu. Bütün bu rivayetlerin vaktiyle nasıl inanıldığını ve şimdi nasıl kapandığını bilemiyorum. Bana gelince, bütün bu geçmiş zamanlardan sonra, şimdi, onların hemen hepsinin birer perili ev olduklarına inanmaya hazır ve razıyım. Zira eskiden hemen hepsinden dağılan sihirli musikîyi hâlâ daha hatıralar içinden duyuyor ve hemen hepsinden vaktiyle birer perili zamanlar yaşamış olduğumu hatırlıyorum. Ve bunun içindir ki şimdi bu eski zaman köşklerinin hep birer perili ev olduklarına inanıyorum.



Benzer Kitaplar