YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Everest’te İlk Türk

Everest’te İlk Türk

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Yaşantı

ISBN: 978-975-08-0091-5

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 11.1995

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 11.43 TL   Etiket Fiyatı : 17.59 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 164
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 10. Baskı / 03.2015

Birinci basımı 1995 yılında yapılan Everest’te İlk Türk – Chomolungma-Dünyanın Ana Tanrıçası, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla okurlarının karşısında. Everest’te İlk Türk, dünyaca ünlü dağcımız Nasuh Mahruki’nin 1995 Mart-Mayıs tarihlerinde Yapı Kredi Bankası’nın sponsorluğunda gerçekleştirdiği Everest Dağı ekspedisyonunu ve 17 Mayıs 1995 günü, yeryüzünün en yüksek noktası olan Everest’in zirvesine tırmanışının öyküsünü anlatıyor. Kitaba, Nasuh Mahruki’nin ekspedisyon güncesine dayanan nefes kesici tırmanış öyküsüne, Himalayalar, Everest, isim öyküsü, kütlesi, jeolojisi, rotaları ve Everest’e ilk ekspedisyonların tarihçesi üzerine önemli metinler eşlik ediyor.

Benim için muhteşem bir an, yıllardır hayalini kurduğum, sebebini bir türlü kendime açıklayamadığım, ama belki de her şeyden çok ulaşmayı istediğim o büyülü sınırın üzerindeyim artık. George'la birlikte sürdürdüğümüz tırmanışın bu noktasında bir mola veriyoruz. Dik yamaçta kendime bir yer hazırlayıp oturuyorum ve düşünüyorum; 8.000 m. ve ben, ben ve 8.000 m. sonunda buluştuk. Beni buraya getiren yolları, tutkularımı, özlemlerimi, korkularımı, hayal kırıklıklarımı, umutlarımı, beklentilerimi düşünüyorum. Bir kez daha teşekkürler Allahım. Tırmanmaya devam ediyoruz, bu arada hava bozmaya başlıyor, bir süredir hafif hafif yağan kar artık tipiye çevirdi. Rota kar kulvarından çıkıp tekrar kayaya giriyor ve bir süre daha yavaş yavaş yükselerek travers geçiyoruz. Rüzgâr ve tipi işimizi biraz zorlaştırıyor. Yine de bundan şikâyetçi değilim. Bir rüyanın içindeymiş gibi tırmanmaya devam ediyorum. Yaklaşık 8.100 metrede George oksijene geçmeye karar veriyor, çantasından tüpü çıkarıp regülatörü ve maskeyi bağlıyor. Ben kendimi gayet iyi hissediyorum ve bu şekilde tırmanmaya devam ediyorum. Son 100 m. son derece dik yükseliyor, ağır ağır tırmanıyorum, ağır ağır acele ediyorum!.. Son kamp kuzey yüzünün ortalarında bir yerde, bu yüzden çadırlar oldukça dik yamaçta zorlukla kurulmuş. Son 15 m. çok dik yükseliyor, bir de derin kar, bu kısacık etabı iyice zorlaştırıyor. Tipi altında bata çıka çadıra ulaşıyorum. Bizden iki saat kadar sonra Jon ve Brigitte de son kampa geliyorlar. Hareketlerimiz göreceli olarak yavaşlamış bir şekilde bütün akşamüstünü dinlenerek ve tırmanış için sıvı hazırlayarak geçiriyoruz. George, Jon ve Brigitte oksijenle yatıyorlar. Ben oksijensizlik hissetmiyorum. Dışarıda bütün gece yağan kar sonunda duruyor ve ay ve yıldızlar tekrar kendilerini gösteriyor ki, şu anda ihtiyaç duyduğumuz tek şey bu. Akşam her nasılsa Jon'un hafif öksürüğü ilerliyor ve ciğerlerine sıkıntı verecek düzeye geliyor. Jon son derece tecrübeli bir dağcı, Everest'in değişik rotalarını denemiş ve 1987'de de zirveye güneyden ulaşmış. Durumunun tehlikeli olduğunu anlıyor, daha yukarıya devam ederse bu sorun çok ciddi boyutlara ulaşabilir. Deniz seviyesinde vücuda hiçbir etkisi olmayacak kadar şeyler bile bu yükseklikte inanılmaz hızla ilerleyerek çok ciddi problemler çıkarabilir.



Benzer Kitaplar