YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Esneyen Adam

Esneyen Adam

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Öykü

ISBN: 978-975-08-2449-4

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2013

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 4.82 TL   Etiket Fiyatı : 7.41 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 112
Boyut : 13.5 x 21 cm

Bu öyküler sanatın ve düşüncenin etrafını karbonmonoksit bulutu gibi saran popüler kültüre, aslolanın değersizleştirilmesine, görünme derdine, temelsizliğe, kültürsüzleşmeye, aşkın, inancın, etiğin, vicdanın kalıplara dökülmesine, aynılaştırma çabalarına, içi boş klişelerin tümüne ve dayatmalara ve hoyratlıklara ve özensizliklere kendi halinde bir karşı çıkıştır.
“Gelmesin istiyordum, konuşmasın, bakmasın; sonra ona acıyordum, sonra kendime; ikimize de gülüyor, tescilli bir deliden hiçbir farkım olmadığını görüyor, delilik dediğimizin ne olduğunu sorguluyor, belki de sınırı aştığımı, ruh hastalarının çoğu gibi bu durumun farkında olmadığımı kendime tekrar ediyor, bu farkındalığı sorgulamanın da farkındalık olduğuna hükmediyor, keçileri -en azından henüz- kaçırmadığıma seviniyor, yeniden Ayşe’yi, sil baştan herşeyi düşünmeye devam ediyor, bitap düşene kadar kendimi, hissettiklerimi, arzumun nesnesini, bu nesnenin sahiden de bir nesne olmasının garipliğini, içine düştüğüm imkansızlığı, zaten hissettiklerimi aşk yapan gizin tam da bu imkansızlıkta yattığını tartıp döküyordum.”

Esneyen Adam

Heykelin kasaba meydanına getirildiği o ilk günü hatırlıyorum da! Kim derdi ki şimdi böyle...
Rüzgârlı bir nisan sabahıydı. Güneş yüzünü gösterip kaçmış, gri bulutlar denize doğru alçalmıştı. Yarım saat bile sürmeyen bahar yağmuru, becerikli bir ev sahibinin tez canlılığıyla iskele meydanının tozunu aldı. Kasaba yeni misafirini karşılamaya hazırdı.
Öte yakadan feribotla getirileceğini duymuştuk. Bir deyişe göre on beş yılını almıştı yapan heykeltıraşın; o kadar önemli, o kadar özenli bir çalışmaydı. Birbirimize itiraf etmesek de, böylesine büyük bir sanat eserinin kasabamızın payına düşmesinden gizli gizli gurur duyuyorduk. Özgürlük Heykeli gibi büyükmüş diyordu okulu kırıp, karşılamaya gelen gençler. Bir başkası karşı çıkıyor, o kadar büyük değilmiş ama daha değerliymiş diyor, zaten o denli büyük bir heykelin kasabamıza yakışmayacağını söylüyor, ne o öyle heyula gibi diyordu. Etraftan kulak kabartanlar hak verip içtenlikle başlarını sallıyorlardı. Belli ki hepsinin kasabamıza uygun heykel boyutları hakkında ciddi fikirleri vardı.
Meydanda kıpır kıpır bekleşiyorduk. Uzaktan görünen her feribotta kalabalık önce heyecanla dalgalanıp, uğulduyor, sonra heykelin o seferde de olmadığı anlaşılınca hayal kırıklığı bir suskunluk battaniyesi gibi örtülüyordu üzerimize.



Benzer Kitaplar