YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Canistan

Canistan

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Roman

ISBN: 978-975-363-931-7

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 10.2000

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 4.21 TL   Etiket Fiyatı : 6.48 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 78
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 15. Baskı / 04.2017

Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep “karşı” kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor.

1921’de Manisa’da doğan Yusuf Atılgan İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü 1944’te bitirdi. Bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Manisa’nın Hacırahmanlı köyüne yerleşti ve çiftçilik yapmaya başladı. 1976’da İstanbul’a yerleşti. 1980’den sonra Milliyet (daha sonra Karacan) Yayınları’nda danışmanlık ve çevirmenlik, kısa bir süre de Can Yayınları’nda redaktörlük yaptı. 9 Ekim 1989’da, üzerinde çalıştığı Canistan adlı romanını bitiremeden, geçirdiği bir kalp krizi sonunda Moda’daki evinde öldü. Yusuf Atılgan 1955’te Tercüman gazetesinin öykü yarışmasında “Evdeki” öyküsüyle (Nevzat Çorum adıyla) birinci, “Kümesin Ötesi” adlı öyküsüyle (Ziya Atılgan adıyla) dokuzuncu oldu. İlk romanı Aylak Adam 1957-1958 Yunus Nadi Armağanı’nda ikincilik ödülünü aldı ve kitap 1959 yılında Varlık Yayınları arasından çıktı. 1973’te yayımlanan Anayurt Oteli adlı romanını Ömer Kavur 1987’de film yaptı ve film çok ses getirdi.

Köydeyken, dokuz yaşlarında, bir kış Tokuç Ali'yle Ahmet Hoca'nın cami odasındaki okuma derslerine bir ay kadar gitmişlerdi. Bir gün derste Ali'yle bir şeyler fısıldaşıp güldüklerinde Hoca "Ne var gülecek hınzırlar, Allah Kelâmı ediyoruz burada" deyip ikisini de falakaya yıkmış, bir daha derse gitmemişlerdi. Tokuç Osman oğlunu zorla göndermiş, ama Selim inat edip gitmemişti. Kızların önünde tabanlarına inen sopanın acısıyla bağırdığı için onuru kırılmıştı. O yıl imam hakkı olarak verilen buğdaya beygir tersi karıştırarak öcünü almıştı hocadan. 'Ne tuhaf, Makbule'yi falan unuttuk gitti yahu. Ulan Ali, bilmeden iyilik etmişsin bana, ama ileride bir gün soracağım sana. Hep on dönüm bağım olsa derdim, işte fazlası oldu, üstelik karım da var; gene de unutamıyom bana ettiğini.'



Benzer Kitaplar