YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Bütün Yazıları – Asaf Hâlet Çelebi

Bütün Yazıları – Asaf Hâlet Çelebi

ISBN: 975-363-698-9

YKY'de İlk Baskı Tarihi:

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%30İNDİRİM 12.96 TL   Etiket Fiyatı : 18.52 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 538
Boyut : 13.5 x 21 cm

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden Asaf Halet Çelebi (1907-1958), otuzlu yılların sonundan ölümüne kadar geçen süre içinde yazdığı şiirleriyle geniş bir ilgi alanı yaratmıştır. Bu ilgi alanı, farklı yaklaşımları, beğeniyi ve eleştiriyi birlikte içerir. 40’lı yıllardan itibaren eleştirel yazılarıyla da öne çıkan Çelebi’nin yazılarındaki konu dağarcığı onun çok yönlü bir sanatçı olduğunu kanıtlar. Ölümünün 40. yıldönümünde, Asaf Halet Çelebi’nin bütün yazılarını, konferanslarını ve kendisiyle yapılan konuşmaları içeren bu kitabı Hakan Sazyek hazırladı.

At Hakkında Eskiden at diye sırıklara biner ve: (sakın ha atım teper) diye sağa sola savururduk. Bununla beraber fasulya sırığı hiçbir zaman ata benzemezdi. Hiç benzemeyen şeyleri nelere benzetmemişizdir. Eski şairler de, gözleri ve ağzı olduğu için ata benzemesi ihtimali daha çok kuvvetli olan sevgililerini hiç benzemedikleri güle ve aya benzetirlerdi. Güvercine ve geyiğe benzetenler şüphesiz daha yaklaşmışlardır. Ata benzetilmesinde ben hiçbir beis görmüyorum. Allah vermesin Guliver'in anlattığı, insanların hayvan akıllı ve atların insan akıllı olduğu o Hyummhmmm memleketinde olsaydık ne yapardık? Atlar bizim üzerimize binemese de bir arabaya koşturup kendileri içine oturamazlar mıydı? Equus atın dedesiydi; ve şimdiki attan farklı idi, bununla beraber onun zamanında Neandertal adamı şöyle dursun Pithécanthropus bile yoktu. Equus'lar kendilerinden sonra gelen dedelerimizi görünce acaba hayret etmişler midir? Bununla beraber daha sonraları, ilk defa sırtlarına atlamak küstahlığında bulunan insanlara fevkalâde hiddet ettikleri bence muhakkak gibidir. Fakat onların mı insanları, insanların mı onları harbe alıştırdığına şüphe ediyorum. Eski zamanda konuşan, insan darda kalırsa yaksın da yetişeyim diye üç kılını veren atlar varmış. Fakat ben bunun ne dereceye kadar doğru olduğunu bilemiyorum. Yalnız o atlar şimdi hiç bulunamıyor.



Benzer Kitaplar