YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Bütün Öyküleri – Yusuf Atılgan

Bütün Öyküleri – Yusuf Atılgan

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Öykü

ISBN: 978-975-363-790-X

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 10.2000

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 5.41 TL   Etiket Fiyatı : 8.33 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 124
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 16. Baskı / 01.2017

Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep “karşı” kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm yapıtlarıyla YKY’de. 1921’de Manisa’da doğan Yusuf Atılgan İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü 1944’te bitirdi. Bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Manisa’nın Hacırahmanlı köyüne yerleşti ve çiftçilik yapmaya başladı. 1976’da İstanbul’a yerleşti. 1980’den sonra Milliyet (daha sonra Karacan) Yayınları’nda danışmanlık ve çevirmenlik, kısa bir süre de Can Yayınları’nda redaktörlük yaptı. 9 Ekim 1989’da, üzerinde çalıştığı Canistan adlı romanını bitiremeden, geçirdiği bir kalp krizi sonunda Moda’daki evinde öldü. Yusuf Atılgan 1955’te Tercüman gazetesinin öykü yarışmasında “Evdeki” öyküsüyle (Nevzat Çorum adıyla) birinci, “Kümesin Ötesi” adlı öyküsüyle (Ziya Atılgan adıyla) dokuzuncu oldu. İlk romanı Aylak Adam 1957-1958 Yunus Nadi Armağanı’nda ikincilik ödülünü aldı ve kitap 1959 yılında Varlık Yayınları arasından çıktı. 1973’te yayımlanan Anayurt Oteli adlı romanını Ömer Kavur 1987’de film yaptı ve film çok ses getirdi.

"Yeni eşimle yanyana yüksekçe bir kayaya tünedik. Pek yorgun değildim; birkaç yerde, su kıyılarında dinlenmiştik. Kuzeydeki köyden sabahleyin gün doğarken çıkmıştık; sağlığım yerindeydi, sevinçliydim. Bir yaştan sonra duymadığım bir kıpırtı vardı içimde; yeni bir yaşam, bir serüven kıpırtısı: Dört günlük eşimle güneye gidiyordum. Yolda ona alıkça bir gösterişe bile kalktım. Öğle sonu yoğun havadan yukarlara, güneşe doğru, başım dönünceye dek yükseldim; o baş dönmesiyle yükseklerde uçtum bir süre; tüylerim bedenimden ayrılıyor gibiydi; sonra kanatlarımı, bacaklarımı koyverdim, kendi yelimin uğultusuyla iniyordum; bir nokta gibiydi eşim, yaklaştı, büyüdü, hızla geçtim önünden yeryüzüne doğru, toplanıp döndüm yanına geldim. "Ne güzel!" dedi. Yüreğim çarpıyordu."



Benzer Kitaplar