YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Bir Dağcının Güncesi

Bir Dağcının Güncesi

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Yaşantı

ISBN: 978-975-363-303-3

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 07.1995

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 6.62 TL   Etiket Fiyatı : 10.19 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 142
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 15. Baskı / 04.2013

Sovyet Asya’nın en yüksek -7.000 metrenin üzerinde- beş dağına tırmanarak “Kar Leoparı” ünvanını alan ve Everest’e çıkan ilk Türk dağcısının, Tien-Shan dağlarındaki “iç” yolculuğunun öyküsü… Kendisini bir doğa sporcusu ve aşığı olarak tanımlayan, mağaraların derinliklerinden yüksek doruklara uzanan sessiz, alkışsız yarışmasında hem yeryüzünü, hem içyüzünü alışılmadık açılardan görmeyi deneyen Nasuh Mahruki’den bir “yüksek irtifa” günlüğü.

1992 yazında Khan-Tengri'ye tırmandığım ekiple, bu kış Elbruz tırmanışı için sözleşmiştik. Elbruz, Avrupa kıtasının en yüksek dağı. İki zirvesi var, biri batı zirvesi (5642 m.), öbürü doğu zirvesi (5621 m.). Yazın herhangi bir teknik zorluğu olmayan, ancak kışın kötü hava koşulları yüzünden son derece zor olabilen bir tırmanışı var. Aşırı soğuk, hiç dinmeyen şiddetli rüzgâr ve cam kadar sert buz zemini tırmanışı zorlaştıran etkenler. Rusya'da kış Elbruz tırmanışı, yaz 7000'liklerle eşdeğer kabul ediliyor. 1995 ya da 1996'da bir 8000 m.'ye gitme hayalim var, bunu gerçekleştirmek için üç-dört yıl boyunca sürekli yüksek irtifaya (yazın 7000'lere, kışın 5000-6000m.'lik dağlara) çıkmam gerekiyor; çünkü sağlıklı bir aklimatizasyon (vücudun yüksek irtifaya uyumu) ancak zaman içinde oluşturulabiliyor. Bu düşünce ile Elbruz kış tırmanışını istiyordum. Tırmanışın bir diğer önemi de eğer zirveye ulaşabilirsem bu dağın ilk Türk tırmanışını gerçekleştirecek olmamdı. Böylece 28 Ocak perşembe günü Aeroflot'la Mineralniye Vodi'ye uçtum, bu hatta çoğu kadın pek çok Rus vatandaşı Türkiye'den bavul ticareti yapıyorlar, bu yüzden çok fazla bagajları oluyor. Bu sefer de öyleydi ve Aeroflot o uçağa sığdıramadığı bagajları bir sonraki uçakla yollama düşüncesiyle yolcuları bekletti ve ne yazık ki benim sırt çantam da bu işten nasibini aldı. Bir sonraki uçak dört gün sonraydı ve böylece Rusya'daki ilk dört günümü yanımda hiçbir malzeme olmadan geçirmek zorunda kaldım. Uyku tulumu yerine de gruptaki dağcıların anoraklarını kullandım. Bu gecikme bütün programı aksattı, bir de sırt çantamdan kazmamı çalmışlar, böylece Khan-Tengri'de kullandığım kazmayı kaybettim. Ancak bu gecikmenin hayatımızı kurtardığını daha sonra öğrendik, bu yıl bu bölgeye çok şiddetli kar yağışı olmuş ve bu da son yılların en fazla çığını oluşturmuş. Bizim kalacağımız otele düşen çığ dört kayakçının ölümüne sebep oldu, eğer sırt çantam zamanında gelseydi, otele çığ düştüğünde biz de içinde olacaktık. Bu bölge Rusya'nın en popüler kayak merkezi, her yıl binlerce kayakçı geliyor. Bu yıl çığ yüzünden pek çok kayakçı hayatını kaybetti. Elbruz'da şiddetli rüzgâr yüzünden çığ tehlikesi yok; ancak aşağıdaki otellere ve yola çok çığ düştü. Bunun bir sebebi de şu: normalde çığ uzmanları kar henüz tehlikeli boyuta gelmeden uygun zamanlarda bazuka ile karları düşürüyorlar; ancak Gürcistan'daki savaş yüzünden bölgede silah bulundurmak tamamıyla yasaklanmış durumda. Bu kadar facianın üstüne, biz oradayken askeriye getirdiği bazukalar ve özel mermilerle kalan çığları düşürdü, ancak bütün bu olanlar zaten kısıtlı olan zamanımızı iyice azalttı. Tırmanışı beş kişi gerçekleştireceğiz, ancak bunlardan üç tanesi St. Petersburg'da çeşitli enstitülerde öğretim görevlisi ve en geç 8 Şubat'ta St. Petersburg trenine binmeleri gerekiyor. Elbruz tırmanışında normalde 3800 m.'ye kadar teleferikle çıkılıyor ancak şu anda çığlar yüzünden çalışmıyor böylece 3800 m.'ye ulaşmak iki günümüzü alıyor. Gene de hava iyi giderse 8 Şubat'a yetişebiliriz; ancak ne yazık ki hava bozuyor, 6 Şubat'ta aklimatizasyon için 4800 m.'ye çıkıp iniyoruz ama hava çok kötü; ertesi gün bu koşullar altında tırmanış yapmamız mümkün değil. Böylece 7 Şubat'ta tekrar Terskol'a iniyoruz. St. Petersburg'a gitmek zorunda olanlar ertesi gün sabahtan Min. Vodi'ye doğru yola çıkıyorlar. Nikolay Totmiyanin ve ben 12'sine dek iyi hava bekleyeceğiz, o güne dek hava açarsa tırmanışı deneyeceğiz, açmazsa bu seferlik kısmet değilmiş deyip geri döneceğiz...



Benzer Kitaplar