YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm

Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm

Yazar:

Kategori: Edebiyat

ISBN: 978-975-08-0668-9

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2003

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 9.03 TL   Etiket Fiyatı : 13.89 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 318
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı :

Meldâ Kaptana’nın bu ilk kitabı; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde bir ailenin öyküsünü, Cumhuriyet kuşağından bir aydının anılarını içeriyor. Öğrenimi için 1949’da Paris’e giden Kaptana, orada genç Türk sanatçılarla tanışır ve sağlam dostluklar kurar. Bu şekilde tanıştığı heykeltraş İlhan Koman’la Paris’te evlenir. Bir oğulları olduktan sonra eşinden boşanıp New York’a gider. Türkiye’ye dönünce de uzun yıllar sanat galerisi yöneticiliği yapar. Sanat dünyamızda önemli bir isim olan Kaptana’nın Kocamustafapaşa, Paris ve New York ekseninde dolu dolu yaşanmış hayatı bu sayfalarda…

Doğduğum Ev 2000 yılı kasım ayının güneşli bir gününde doğduğum yerleri görmeye karar verdim. Bir cesaret. Betonlaşan İstanbul’un o köşesi acaba ne haldeydi? Uzun süredir ayaklarım gitmiyordu. Belleğimde kalan güzellikleri bozmaktan öylesine korkuyordum ki eski semtimde çirkinlikler görmek endişesiyle cesaret edemiyordum bir türlü. O yerleri oğlumun da görmesini istiyor, ona eski halini anlatmayı arzu ediyordum. O da zaten ilgileniyordu bütün geçmişimizle. Önce doğduğum evin çevresindeki 12 dönümlük bahçenin ne hallerde olduğunu görmek üzere evin önünden geçen Hacı Kadın Sokağına gittik. Evin yerinde 6 katlı kocaman bir apartman vardı. Tam eski binanın temelleri üzerine inşa edilmiş gibiydi. Yanındaki garaj, daha önceleri de arabanın konulduğu yerin, kapısı eski haliyle kapalı duruyordu. Yardımcıların oturduğu yandaki küçük bina da daha küçük bir apartmana dönüşmüştü. Arka tarafa doğru yürüdük ve bizim bahçenin bir bölümüne yapılmış olan Başer Apartmanının önündeki küçücük bir bahçede gülleriyle uğraşan bir beyle merhabalaştık. Bu apartmanın arka tarafında kalan bölümde görmeyi umduğum bir sütun vardı, bahçemizdeki Bizans manastırından kalan, kırılıp götürülmemiş, sapasağlam kalmış kocaman gri granit sütun. Onun uzunlamasına yattığı yerde odunlar yığılıydı, sanki onları kaldırabilsem o sütunu orada bulacaktım. Bana şaşkınlıkla bakan adamcağıza orada doğduğumu ve güller ektiği yerlerde eskiden de güller olduğunu anlatmaya çalıştım. Güllerini memleketi Isparta’dan getirdiğini söylediğinde bu ilginç tesadüfe şaşmıştım. Gül Yaprağı Manastırı, Güllü Köşkten sonra gene güller oralardaydı. Toprağında mı bir şeyler vardı gülleri çeken! Orada kiracı olan Ispartalı bey eskiye ait bir şey bilmiyordu, ama Tacettin isimli bir beyin oraların eski halini bildiğini söyledi. Ben ramazan olduğu için kimseyi rahatsız etmek istemiyordum. Oğlum Ahmet o sırada sesleri kaydediyormuş. Bizim arazinin bir zamanlar bostan olan kısmı yola gitmiş, bir kısmında da oldukça büyük bir alanı kaplayan otopark yapılmıştı. O otoparkın yerine de herhangi bir inşaat yapılması yasaklanmıştı, caminin hemen arkasında olduğu için. Tam oradan ayrılacağımız sırada Başer Apartmanının merdivenlerinden bir bey iniyordu, bu beyi görünce “İşte, Tacettin Bey geldi” diye seslendi gülleriyle uğraşan kiracı. ...



Benzer Kitaplar