YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Badenheim 1939

Badenheim 1939

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Roman

Çeviren:

ISBN: 978-975-08-1268-2

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 01.2007

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 3.61 TL   Etiket Fiyatı : 5.56 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 108
Boyut : 13.5 x 21 cm

1939 baharı. Tatilciler Avusturya’da bir tatil kasabası olan Badenheim’ı geçici olarak işgal etmek üzeredir. Yerli halk; eczacıyla ruh hastası karısı, kasabanın iki fahişesi, pastane sahibi kendilerini ziyaretçi akınına ve bereketli geçecek bir sezona hazırlamaktadırlar, bu arada uçuk organizatör Dr. Pappenheim Sanat Festivali’ni düzenlemeye çalışmaktadır. Ama kısa süre sonra, şaibeli “Sağlık Dairesi” sinsi güçlerini kullanmaya başlar. Kasaba dış dünyaya kapatılır, yiyecek stokları erir ve tatilciler dahil bütün Yahudilerden Polonya’ya göç etmek için hazırlanmaları istenir. Bu uygulamaların ardındaki gerçeği kabullenmek istemeyen Badenheim sakinleri kendilerini bekleyen trajik sonu görememektedirler… Roman hiçbir şekilde gerçekçi değil. Öyle yoğun stilize edilmiş ki, komik bir kukla operası kisvesi altında bir kâbus olarak karşımıza çıkıyor. Başka bir deyişle, bu kitap, hayat değil, sanattır, Kafka’nın ilk hikâyeleri Dava ve Dönüşüm nasılsa öyle.

Badenheim’a yeniden bahar geldi. Kasabanın yamacındaki kır kilisesinde çanlar çaldı. Ormanın gölgeleri ağaçlara doğru çekildi. Güneş karanlığın kalıntılarını dağıtıp ana caddeyi, meydan meydan, ışığıyla doldurdu. Bir geçiş anıydı. Fazla sürmez, kasaba tatilcilerin işgaline uğrardı. İki müfettiş bir sokaktan borulardaki lağımın akışını inceleyerek geçtiler. Yıllar boyunca sakinlerini çok kere değiştirmiş olan kasaba mütevazı güzelliğini korumuştu. Eczacının hasta karısı Trude, pencerenin kıyısına dikildi. Kronik hasta birinin kayıtsız bakışlarıyla etrafını süzdü. Yüzüne yumuşakça düşen ışıkla birlikte gülümsedi. Tuhaf, zor bir kış olmuştu. Fırtınalar kasabayı süpürmüş, evlerin çatılarını söküp almıştı. Söylentiler gırla gitmişti. Trude hep yatağında, sayı klamalarla dolu bir uykudaydı. Martin başından hiç ayrılmamıştı. Karısı sürekli evli kızından söz ediyor, Martin de onu endişelenecek bir şey olmadığına temin ediyordu. Artık kış sona ermişti. Kadın, pencerenin kenarında sanki ölmüş de yeniden dirilmiş gibi dikiliyordu. Küçük, bakımlı evler sakin görünüşlerini yeniden takındılar. Bir yeşil denizinde beyaz renkli adalar. “Posta geldi mi?” “Bugün pazartesi. Posta yalnız öğleden sonra gelir.”



Benzer Kitaplar