YKY - Yapı Kredi Yayınları
Sepet Ürün bulunmaktadır.
Asya Yolları, Himalayar ve Ötesi

Asya Yolları, Himalayar ve Ötesi

Yazar:

Kategori: Edebiyat, Yaşantı

ISBN: 978-975-08-0090-7

YKY'de İlk Baskı Tarihi: 08.1999

100 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsiz.
%35İNDİRİM 14.44 TL   Etiket Fiyatı : 22.22 TL
TÜKENDİ

Pandemi sebebiyle siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

Genel BilgilerTadımlık
Sayfa Sayısı : 238
Boyut : 13.5 x 21 cm
Tekrar Baskı : 7. Baskı / 03.2013

Everest’e tırmanan ilk Türk ve ilk Müslüman unvanını alan ünlü dağcımız Nasuh Mahruki, bu kez Asya Yolları’na motosikletle çıktı ve 20.000 kilometre katetti. İstanbul’dan yola çıkan Nasuh Mahruki, İran, Pakistan, Hindistan, Sıkkım, Nepal’i geride bırakarak Tibet’e ulaştığında Katmandu’da motordan indi ve bir ayda dünyanın altıncı yüksek dağı olan 8201 metre yüksekliğindeki Cho Oyu’nun doruğuna Türkiye’nin en yüksek solo tırmanışını 28 Eylül 1997’de gerçekleştirdi. Tırmanışıyla birlikte dört ay süren yolculuğunda başka coğrafyalara, başka iklimlere ait altı ülkenin sayısız inancını, birbirinden farklı insanları ve yaşama biçimlerini, değişik kültür dokularını, bizlerden çok uzaklardaki sesleri, renkleri, kokuları, tatları yerinde yaşadı ve gördü ki, “Her şey ve her yer, burası ve orası özde aynı ve aslında hepsi bir.” Okurken Mahruki’nin coşkusunu paylaşacak, büyük keyif alacaksınız.

22 Eylül Pazartesi
Sabah kahvaltıdan sonra, nasıl bir program uygulayacağıma karar vermek için 5600'e yürüdüm. Önce yeni gelen Fransız grubunun kampına uğrayıp Eric'le (Escoffier) biraz sohbet ettim. Kampa son gelen grup onlar, henüz yerleşmekle uğraşıyorlardı. Sanırım artık 18 -19 grup var dağda. Koreliler de bugün geri dönüyorlardı; yolda onlarla da lafladım biraz. Üç Koreli ve bir Şerpa olmak üzere, dört dağcı zirveye ulaşmışlar. Bir de sanırım ertesi gün iki Fransız rehber çıktı. Şimdilik altı kişi var Cho Oyu'ya tırmanan. 5600'e varınca Henry'nin kampından dürbünle rotaya baktım. On bir kişi var zirveye doğru giden, ancak öğlen olmasına rağmen daha yarı yoldalar, demek ki çok geç başlamışlar tırmanışa. Onların durumunu da bir-iki günde öğreniriz nasıl olsa. Bu arada Henry, Andy, Steve, J.T. ve bir Şerpa 6300 metreye gitmiş dün, bugün de 7000 metreye çıkıyorlar. Son anda isimlerde birtakım değişiklikler olmuş. Bugün de Gary, Ginette, Yukio ve Shildum Sherpa 6300'e gidiyormuş. 24'ünde de Yuri, Fransuva ve diğer Şerpa gidecekmiş. Henry sürekli, Alaska'daki, aramızda kalması gereken hikâyeyi hatırlayıp "Sana bir borcum var, istersen benim gruplardan birine dahil olabilirsin. 3. Kamp'taki çadırda sana bir yer var ve bu işi bitirebilirsen, kendi grubunu beklemeden bizimle birlikte, sizinkilerden on gün önce Katmandu'ya gelebilirsin" diyordu. Bu teklifi değerlendirmeyi düşünüyorum ama tam karar veremedim henüz. Ancak artık bir an önce şu gruptan kurtulmak istiyorum. Önceden olacağını söyledikleri halde jeneratör yok, bilgisayarı kullanamıyorum, telefon yok, e-mail'i kullanamıyorum; iki kelime konuşmak için başka gruplara dünya kadar para ödüyorum; duş yok, yıkanamıyorum ve diğer gruplardan 1-1,5 saat daha uzakta bu saçma yerde kampımızı kurduk, arkadaşlarımı göremiyorum. Üstüne üstlük grup, Roger'ın garip aklimatizasyon teorileri ile hazırlanıyor, hazırlanmaya çalışıyor. Artık iyice sıkılmış ve bıkmış durumdayım bu işten. Gidip diğer grupları ziyaret ettim, İtalyanlar'ın bir grubu yarın başlıyor ve ikinci grup bir gün sonra gidiyor. Ukraynalılar bir grup bugün, bir grup yarın başlıyor. Sibiryalılar ve Amerikalılar yarından sonra başlıyor. Buna göre, 24'ünde tırmanışa başlayan en az 17 kişi var. Bu benim için yeterli, hem rota üzerinde fotoğraf ve film çekimi için uygun bir kalabalık olacak, hem de içlerinde tanıdığım dağcılar var. Böylece 24'ünde Henry'nin son grubuyla birlikte gitmeye karar verdim. Bizimkilerin ilk grubu 26'sında başlayacak, ancak hiçbiri 7000 metrede uyumadan ne yapacaklar, merak ediyorum doğrusu. Victor ve Stuart son derece fit durumda, ama bakalım ne olacak. Victor'la çok iyi anlaştığım halde, bu grupla gitmek istemiyorum. Sonunda bütün bunları öğleye kadar halledip, kendi kampımdaki öğle yemeğini ucundan yakaladım. Bu arada, 5700 metrelik Nangpa-La geçidi üzerinden Nepal'den gelen yirmi kadar Tibetli'yi de izleme şansım oldu. Aslında bu da çok güzel bir yolculuk ve hikâye olabilir ama... Bu arada bizim Arthur, belki de grubun en ilginç adamı; Arthur eski bir banka soyguncusu, arada bize cockney aksanıyla bazen çok komik fıkralar bazen de çok ilginç maceralarını anlatıyor. Zamanında çok büyük işler çevirmiş, küçük bir kısmında yakalanmış ve bir süre hapis yatmış. Şu anda yakalanmadığı büyük işlerden kazandığı parayı harcıyor. Londra'da tam bir playboy hayatı varmış, gece kulüpleri, pahalı arabalar filan. Çok sevimli ve sıcak kanlı bir tip, tam bir kibar hırsız.



Benzer Kitaplar